Herşeyden önce İstanbul'dan 2 kat daha pahalı bir kent. Kent merkezinde oturmak istiyorsanız tek oda bir ev için 1000 doları gözden çıkarmanız gerekiyor. 100 dolara 1 ay geçinebilirsin diyen olursa emin olun götünden sallamanın en güzel örneklerinden birine şahit oluyorsunuzdur o anda. Sokakta, markette, kafede neredeyse ingilizce konuşabileceğiniz birisini bulmak neredeyse imkansız gibi. Onun için kuzu kuzu rusça öğrenecek ya da karşınızdakinin gözünün içine melül melül bakacaksınız anla beni n'olur diye. Yolda gördüğünüz birisini Türk'e benziyorsa muhtemelen ermenidir. Taksi görmeniz neredeyse hiç mümkün değildir. Ancak kaldırımda elinizi kaldırdığınız anda pazarlığa hazır bir sürü araç bulabilirsiniz. Taksi demişken karşılaştığım en dumur olayı bir takside yaşadım. Gece 2, telefonun ekranına ödeyeceğim parayı yazdım 150 ruble. Parmağıyla ikiyi gösterdi tamam dedim gideceğim metro istasyonunun adını söyledim. Yolda o rusça ben ingilizce konuşmakta ısrar ediyor ve ikimiz de birbirimizi anlamıyoruz. Baya bir uğraştan sonra ülke isimleri saymaya başladı ki anladım memleket nere diyor. Türkiye dediğim anda adam şakır şakır Türkçe konuşmaya başladı ne güzel diye söze girerek. Yok yok Fettoş'un okullarında öğrenmemiş ama uzun süre bir Türk şirketinde çalışmış. O kadar iletişimsizlikten sonra süper bir dumurdu. Trafik yoğun ancak hiçbir yaya geçidine tecavüz etmiş araç görmeniz mümkün değil. Ve eğer trafik lambası yoksa ve geçmek için bekleyen yayalar varsa önce ben basıp geçeyim telaşında hiç araç görmedim en azından yaşadığım bölgede.
Metrosu akıl almaz büyüklükte, yoruluyorsunuz gidip gelirken. 11 hat ve toplam 10.000 den fazla çalışan tren var bu hatlarda. Hiçbir yerde 1 dakikadan uzun beklemiyorsunuz. Bir araç gidiyor hemen arkasından diğeri geliyor. Ancak o ne kalabalıktır ki hemen hepsi de tıka basa dolu oluyor. Her metronun ayrı bir dekorasyonu var. Bir nevi yeraltı sanat galerisi gibi. Merak edenler buraya göz atabilirler.
Her mevsim her an yağmur yağabildiği için her taraf her zaman yemyeşil eğer kar tamamen örtmemişse üzerini. Devasa parkları var. Caddeler alabildiğince geniş ve neredeyse hiç tepe yok.
Burayı ziyaret edecek olursanız bir gün Militze yani polislere dikkat etmekte fayda var. her metro giriş ve çıkışında ve bütün merkezi yerlerde karşınıza çıkabilirler ve bütün gün işleri kimlikleri kontrol etmek. Türk olduğunuzu öğrendikleri anda ellerinden gelen bütün zorlukları çıkarabileceklerine emin olabilirsiniz. Bu gibi durumlar için yanınızda bir kaç yüz ruble bulundurmakta fayda var. Ve burada eğer paranız varsa sizi devlet başkanı gene yaparlar. Bürokrasi hala akıl almaz derecede yavaş. Bin dereden su getirmek lafının hakkını veriyorlar. Birçok yerde aynı alışkanlıkları görebilirsiniz. İnternet bağlantısı için servis sağlayıcının çağrı merkezini aradığım zaman minimum 40. dk telefonda beklememi söylediklerinde bizim çağrı merkezleri için ettiğim bütün kötü sözleri geri aldım.
Hemen her yerde alkol tüketimi had safhada. Metroda, otobüste, sinemada su içer gibi alkol tüketiliyor. Efes Pilsen oldukça yaygın burada. Metroda zaten birileri ya alkol alıyor ya da kitap okuyor. 60 yaşındaki teyzenin kitabı gözünün dibine kadar yaklaştırıp o kalabalıkta birşeyler okumaya çabalaması takdir edilmeye değerdi gerçekten.
Son olarak kızları nasıl derseniz, insan burada yaşadıktan sonra cennete hiç gitmese de olurmuş derim.