“atomu yumrukla parçalayamam
allah büyüktür elbet bir kapı açar.”
Dublörün dilemması.Gercekten ödüllere boğulası bir yazar...
Nokta dergisinde bir zamanlar sinema eleştirisinin alasına yapan abimiz
Yeni romanı çıkıyor bir aya kadar... Kendisinin yalancısıyım... Bu daha bombaymış... Yumruğunu sıkarak kitabın adı "Korkma Ben Varım" diyor...
Dublörün Dilemması nasıl bir roman ya huuu! Şaşkınlığımı artır Allah'ım. Murat Menteş zekasını ellere vermemiş biri...
Bu temiz zeka romanda nasılda ortaya çıkıyor. Dublörün Dilemması okunması gerek arkadaşlar...
''İbrahimciğim, Baudrillard'a kalırsa felaket zaten içinde bulunduğumuz sıradan koşulların adı.Ufukta daha büyük yıkımlar var, tamam; gelgelelim yaklaşan belaları karşılamamız asla gerekmeyecek çünkü halihazırda zaten ölüyüz.''
''Ölü müyüz?''
''Evet tıbben ölmemiş olabiliriz fakat mesela sosyo-politik bakımdan ölüyüz işte.bir tür zombiyiz yani.''
''Bunu baudrillard mı söylüyor, sen mi söylüyorsun?''
''Bilmiyorum.Baudrillard felaketlerin envanterini çıkarıyor fakat iş direnmeye geldi mi sus pus oluyor.''
dublörün dilemmasından...aralarında geçen sohbetin ilerleyişine bak:))))
dublörün dilemması...
bir hikaye bu kadar iyi bir dille ancak bu kadar iyi anlatılır sanırım...
nuh tufan'ın yaratıcısı olmak bile insana ayrı bi hava katıyor sanıyorum..
Dublörün Dilemması profiterol gibi adı zor söylenen bir şey olduğundan kitapçıdan istemekte zorlanabiliriz. Aynı profiterol tatlısını yemek isteyip de tatlıcıdan isteyemediğimiz için yiyemediğimiz gibi.
Deplasmanda Plasebo
Allah’ım kaderimde anarşi ve protesto
antidepresanlar ve içi boş bir gardırop
ne de çok yer kaplıyor mesela Al Pacino
yardımın gerekiyor Kadıköy’deyim stop.
Allah’ım kaderim bu sentimental ambargo:
Alternatif referans potansiyel salvo yok,
sadece klostrofobi, hicran türbülans ve şok;
cariyeler çekilmiş yeraltına cumburlop.
Allah’ım kaderimi sen yazdın sen bilirsin
kalbim oyuncak mı ne, ne kolay kırılıyor?
“Deplasmandır bu dünya” diyor albino şeyhim
plasebo yutturuyor bana depresif doktor.
Allah’ım kaderimden şikayetçi değilim
aksine bahtiyarım evrende bana da rol
verdiğin için şahsen, Allah’ım bizler senin
falsolu kullarınız, n’olur bizden razı ol.
Murat Menteş
ellerine sağlık demek istiyorum 23 saatte bir kitabı okuyucuya bitirtebildiği için...
yürürken kitap okumak
dublörün dilemması romanı:
postmodernizm hiç bu kadar saf ve temiz olmamıştı...
garip ve orjinal benzetmeler...."konuyu bir ayının aniden arabanın önüne çıkması gibi kestim"
"ferruh ferman soru şekline girmiş bir yılan gibi etrafımda dönüyordu"
sinema malzemelerinden yararlanmış murat menteş...
korkma ben varım adlı yeni roman geliyormuş...
Yavuz Turgul Kabadayı adlı filmi (kendisinin yazdığı senaryoyu) Ömer Vargı'ya çekmesi için vermiş. Bu da demek oluyor ki Düblörün Dilemması giderek yaklaşıyor. Hayırlı uğurlu olsun...
Zaman Gazetesinde yayınlanan bir röportajından
Kitabında kelimelerle oyun oynayarak, fırlama ifadelere başvurarak can sıkıntını mı gidermeye çalışıyorsun Murat?
Ben aslında 'kelime oyunu' tabirinden hoşlanmıyorum. Kelimeler nimettir, nimetle oyun olmaz.
bu gece rüyamda taksim meydanı'ndaki camide birlikte namaz kıldığım insan. "taksim'de cami" kısmı güzeldi rüyanın; ve fakat murat menteş kimdir anacığım...
noktayı sırf bu adam için alıyorum, espirili, mizahi bi üslubu var
Tamam baba, tamam patron, tamam sevgilim...
Tek kelimeyle zor, iki kelimeyle çok zor anlatmak...
türkiyenin en iyi genç yazarlarından,ilginç bir kalem, dublörün dilemması adlı kitabı mükemmeldir. türkiye'nin böyle yazarlara ihtiyacı var.