"Kutsal Fahişe- Dişinin Ölümsüz Yanı" kitabının yazarıdır.
'Çünkü ben ilkim ve sonum.
Onurlandırılan ve aşağılananım.
Ahlaksız ve kutsal olanım.
Zevceyim ve bakireyim.
(Anne) ve kızım.
Annemin uzuvlarıyım...
Anlaşılamayan sessizlik
ve sık sık hatırlanan düşünceyim.
Tınısı çok katlı o ses
ve görünüşü çoklu o sözüm
Kendi adımın dile getirilişiyim. '
Çağcıl zihinlerimize göre, 'kutsal' ve 'fahişe' sözcükleri birbirleriyle çelişkilidir. 'Kutsal' sözcüğü, ilahi bir ruha kendini adamayı akla getirir; 'fahişe' ise, insan bedeninin kirletilmesini düşündürür. Zihin maddeden, ruhsallık cinsellikten bu denli ayrıyken, bu iki sözcük nasıl yan yana gelebilir ki?
Jungcu bir psikoterapist olan Nancy Qualls-Corbett, kadim bir konuya eğiliyor: Kutsal Fahişe arketipine.. ve onun yokluğunun, silinmişliğinin günümüz insanında yol açtığı tatminsizliklere, tıkanıklıklara, problemlere.. Qualls-Corbett Kutsal Fahişe'de cinsellik ve ruhsallık arasındaki ilişkiyi inceliyor ve bu iki kavramın kutsal fahişe imgesinde nasıl bir bütün olduğunu araştırıyor. Kutsal Fahişe, günümüz insanın bilinçaltının derinliklerinde kaybolup gitmiş bu imgeyi ve psikolojik olarak temsil ettiği şeyleri 'tekrar yerine koyma'nın ilginç patikalarında dolaştırıyor bizi.
(Arka Kapak)