toplam 2 kişi bulundu. 2 adedi gösteriliyor.
~3 ahkam var.
doğalcılık.19.yüzyılın sonunda ve 20.yüzyılın başında etkili olan bir sanat akımıdır.fransa'da ortaya çıkmıştır.
emile zola natüralizmin kurucusu ve kuramcısıdır.türk edebiyatı'nda ise
doğalcılık akımı,tanzimat döneminin ikinci kuşak sanatçıları arasında etkili olur.nabizade nazim,hüsetin rahmi gürpınar,selahattin enis çevredeki tüm çirkinlikleri bu akımdan yararlanarak eserlerinde tüm çıplaklığıyla okuyucuya sunmuşlardır.
naturalizm edebiyat ve tiyatro gibi sanat dallarında da etki göstermiştir. buradaki etkiler açısından ise, düşünce/sanat akımı olarak değerlendirilebilir.
natüralizmin ilkelerinden birisi de deneye dayanmaktır. edebiyatta ve tiyatro sanatında yaratılan karakterlerin gözlem ve kişisel deneyimlerle oluşturulması gerekliliği bu akımda belirleyici bir unsur olarak yer aldı. öte yandan gelişen çevre bilinci de insanı, içinde yaşadığı toplumun bir ürünü olarak değerlendirdi ve bu bağlamda ilişkide bulunulan toplum faktörü de iyi-kötü yönleriyle ve çelişkileri ile mercek altına alındı.
Natüralizmin etkisi altında tiyatro, sahneye olduğu gibi; tam olarak doğal olan bir oyun omurgası getirdi. Bu anlayış, gününün gerçeklerinden uzakta kalan burjuva tiyatrosuna karşı gerçekliği bilimsel kesinlik içinde vermeyi, insanı tüm fiziksel ve toplumsal bileşenleri içinde çözümlemeyi amaçladı.
Nesnelliğin ön plana çıktığı natüralist tiyatro gerçekliğin bire bir kopyasını sunmaya çalışır; oyun dili gündelik konuşma dili ve bölgesel ağız olarak alınır, tiyatronun diğer teknik donanımları doğal gerçekliğe tam olarak uygun hazırlanır.
“sanat tabiatın bir parçasıdır" (emile zola)
doğada gerçekleşen tüm olayların bilimsel açıklanabilirliğini ya da gelecekte açıklanabilir hale geleceğini savunan, metafiziği ve süpernatürel her türlü nedenlendirmeyi toptan reddeden ideoloji. natüralist görüşe göre evren mutlaktır, insan her türlü canlı gibi sadece evrenin doğal bir parçasıdır. bu ideolojinin bireye doğaüstü bir keyfiyetten bağımsız olarak her şeyi yapabilme gücünü verişi ve aynı anda fiziksel varlığın keyfine maruz insanoğlunun çaresizliğini vurgulayarak tüm gücü insanın elinden alışı cezbedicidir.
pozitivizm ve materyalizm ile aynı ligdedir.