toplam 1959 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~668 ahkam var. 1 2 3 ... 34 önceki sayfa »
Tamam iyi hoş çok güzel
Ama
Yazmaktan başka hangi sevdiğin kadına hayrın dokundu
be!
Naaazımımmmmm
sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayale.
halbuki sen orda şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle
ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var
ve asi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile.
gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
onlardan kalbime sevda geçmiyor
ben yordum ruhumu biraz da sen yor
çünkü bence şimdi herkes gibisin
yolunu beklerken daha dün gece
kaçıyorum bugün senden gizlice
kalbime baktım da işte iyice
anladım ki sen de herkes gibisin
büsbütün unuttum seni eminim
maziye karıştı şimdi yeminim
kalbimde senin için yok bile kinim
bence sen de şimdi herkes gibisin..
şiir yapıştırmıycam şimdi açın okuyun iki satır ama kültür merkezine gidin yani çayı güzel insanları ayrı güzel.
adam milliyetçiydi biz kominist diye tutsak ettik.. ne garip bi ülkede yaşıyoruz ..
sen esirliğim ve hürriyetimsin,
çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin,
sen memleketimsin.
Sen ela gözlerinde yeşil hareler,
sen büyük, güzel ve muzaffer
ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin...
Erkek kadına dedi ki:
-Seni seviyorum,
ama nasıl,
avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya
çıldırasıya...
Erkek kadına dedi ki:
-Seni seviyorum,
ama nasıl,
kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beş yüz,
yüzde hudutsuz kere yüz...
Kadın erkeğe dedi ki:
-Baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
Şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana..
Ve ben artık
biliyorum:
Toprağın -
yüzü güneşli bir ana gibi -
en son en güzel çocuğunu emzirdiğini..
Fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olan parmaklarına
başımı kurtarmam kabil
değil!
Sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak..
Sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
Kadın sustu.
SARILDILAR
Bir kitap düştü yere...
Kapandı bir pencere...
AYRILDILAR...
nasıl ki bir ana ceylan, vurulan yavrusuna ta yürekten yanıyorsa
nasıl ki bir teksas'lı kız, kanada'da kaybettiği almanya'lı sevgilisini
ta istanbul'da arıyorsa, işte ben de seni, kızılyeleli bir atın üstünde
gece demeden, gündüz demeden koşarak,
azgın denizlerdeki kudurmuş dalgalar gibi coşarak,
bastığın her yeri parmak parmak kokladığın her çiçeği yaprak yaprak
böylesine aramaya çıkacağım nataşa!
geçtiğin tüm yollardaki aynaları ters kapadığım,
seni herkeslerden sakladığım öyle bir dünyaki bu.
ne sezar, ne neron, ne hitler, ne de mussolini
dokuz gezegenin onuncusu, kardeş kavgalarının sonuncusu,
ne musa'nın ondört havarisi, ne muhammed'in dört halifesi,
çözemedi!... çözemedi yavrum, bu sırrın ne demek olduğunu.
düşün ki seni yıldızların arkasındaki karanlıkta yaşamaya mahkum etmişler,
ne siyahın ne kadar siyah, beyazınsa ne kadar beyaz olduğunu
göremeden öleceksin.
oysa ki ben güneşin doğuşunu gördüm nataşa!
sen burjuva züppelerinin neslinde salonları süsleyen bir gül,
oysa ki ben karanlık sokaklarda çığlıkların,
şaha kalktığı bir sonbahar akşamı,
üç kurşun sesiyle doğdum nataşa!
hazır ol, teker teker, bölük bölük, ordu ordu
seni kurtarmaya geliyoruz.
bu benim sana ne tepeden inme bir emrim
ne de ayaklarına kapanıp yalvarışımdır.
bu tarihin yani yeni tarihin durdurulmaz akışıdır nataşa!
kilitli kapıları kırmak değil açmak var,
insanları insanca yaşatmak var,
suları gürül gürül akıtmak var.
biz çoktan erittik,
yüreklerimizin çelikten potasındaki
mermer bacaklı kızların ışıldayan gözbebeklerini..
O, yalnız ağaran tanyerini görüyor
ben, geceyi de
Sen, yalnız geceyi görüyorsun,
ben ağaran tanyerinide.
Nazım'ı nizama soktum,
Nizamda Nazım olmadı.
Hizamdı aslında Nazım,
Nazım hizamda olmadı.
"bu dünya öküzün boynuzunda değil,
bu dünya ellerinizin üstünde duruyor."
insanların kanatları yok
insanların kanatları yüreklerinde..
-nazım hikmet ran-
Bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım!
Toprak, güneş ve ben; bahtiyarım..
Umut
işler atom reaktörleri işler
yapma aylar doğar güneş doğarken
ve güneş doğarken çöp kamyonları
ölüleri toplar kaldırımlardan
işsiz ölüleri aç ölüleri
işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken köylü aile
erkek kadın eşek ve karasaban
saban koşulur eşekle kadın
toprağı sürerler toprak bir avuç
işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken ölür bir çocuk
ölür bir japon çocuğu hiroşima'da
on iki yaşında ve numaralı
ve ne boğmacadan ne menenjitten
ölür bin dokuzyüz elli sekiz de
ölür bir japon çocuğu hiroşima'da
dokuzyüz kırkbeş te doğduğu için
işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken tombul bir adam
yatağından çıkar dalgın giyinir
'bugün kimi kime gammazlamalı,
amirin gözüne nasıl girmeli'
işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken zenci şoförü
ağaca asarlar yol kıyısında
gazyağına bulayarak yakarlar
sonra kimi kahve içmeye gider
kimi saç tıraşı olur berberde
kimi dükkanını açar erkenden
kimi genç kızını öper alnından
işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken mahpus kadını
kolları masaya bağlı sırtüstü
çıplak memeleri al kan içinde
sorguya çekilir bir bodrumda
sorguya çekenler cigara içer
biri yirmisinde altmışlık biri
gömlekleri terli kollar sıvalı
ve kum torbaları elektrodlar
işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneşdoğarken gülyaprağına
uçak alanından sessiz pilotlar
'H' bombası yükler tepkililere
ve güneş doğarken güneş doğarken
otomatik silahlarla biçilir üniversitelilerle işçiler
akasya ağaçları bulvarın
pencereler balkondaki saksılar
ve güneş doğarken devlet adamı
konağına döner bir ziyafetten
ve güneş doğarken kuşlar ötüşür
ve güneş doğarken güneş doğarken
genç bir ana bebesini emzirir
işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken ben bir geceyi
bir uzun geceyi gene uykusuz
ağrılar içinde geçirmişimdir
düşünmüşümdür hasretliği ölümü
seni memleketi düşünmüşümdür
seni memleketi dünyamızı.
işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken hiç umut yokmu
umut umut umut... umut insanda.
seni sevmek güzel şey,ümitli şey;
dünyanın en güzel sesinden dünyanın en güzel şarkısını dinlemek gibi birşey;
ama artık ümit yetmiyor bana, ben şarkı dinlemek değil
şarkı söylemek istiyorum...