1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

nazım hikmet vatan hainliğine devam ediyor beni tanımlar diyenler

toplam 9 kişi bulundu. 9 adedi gösteriliyor.

nazım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hakkında nazım hikmet vatan hainliğine devam ediyor

~9 ahkam var.

    Onur Yaman

    Tayyip Bey,
    Sen vatandaşsan
    Bırak
    Nâzım vatandaş olmasın
    Nâzım'ı vatandaşlığa kabul edeceklermiş

    onur yamanın güzel bir yazısıdır nazıma vatan haini diyenlere

    Geçtiğimiz hafta Nâzım'ın tekrar vatandaşlığa kabul edilmesi gündemdeydi. Bakanlar kurulundan tasarı geçmişti: Nâzım vatandaşlığa yeniden kabul edilecekti.

    Bundan 58 yıl önceydi. 15 Temmuz 1950 günü Nâzım için mutlu bir gündü. Af Kanunu'ndan yararlanarak özgürlüğüne kavuşuyordu. Özgürlüğüne kavuşuyordu ama öldürüleceği haberleri ortalıkta dolaşıyordu. Menderes yalakası kimi köşe yazarları "katli vaciptir" yazıları kaleme alıyorlardı her gün. Uygulamalarıyla McCarthy'yi aratmayan Menderes'in Nâzım planı herkesçe merak ediliyordu.

    Çok geçmeden merak giderildi. Nâzım, 48 yaşında askere çağrılıyordu. Ağır kalp ve karaciğer hastası, üstelik zatülcenp nedeniyle Bahriye Mektebi'nden ilişiği kesilen Nâzım, usulsüz bir raporla askerliğe sevk edilecekti.

    Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde görüştüğü bir doktor albay, tetkik sonrasında odasının kapısını kilitleyip dostça bir uyarıda bulunuyordu, "Dikkat et Nâzım, Bir gün dahi askerlik yapsan ölürsün. Vücudun buna tahammül edemez."

    Nâzım askerliğini yapıp ölmeden tamamlasa da yeni linç kampanyalarının başlatılacağını biliyordu. Nâzım için ölüme gitmek dışında tek bir yol kalıyordu, yurtdışına çıkmak.

    Nâzım, Tuzla Uçaksavar Okulu'nda yedek subay adayı olan Refik Erduran adındaki gencin yardımı ile Romanya'ya kaçacaktı. Hıncını alamayan Demokrat Partililer 15 Ağustos 1951 tarihli gerekçeleri uydurmaya dayalı bir kararla Nâzım'ı Türk vatandaşlığından ihraç ederler.

    Demokrat Parti gazeteleri, Nâzım'ın "vatan hainliği"ni yazmaktadır her gün.

    Nâzım alınan karara, gazetelerdeki saldırılara ve Bay Menderes'e güzel Türkçesiyle cevap verir.

    vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa
    vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığınızdan,
    ben vatan hainiyim.
    Yazın üç sütun kapkara haykıran puntolarla:
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

    Nâzım'dan Adnan'a bir şiir
    Ve Adnan'dan Tayyip'e Türkiye
    Adnan Bey
    Türküler söylendikçe Türk diliyle
    Seni seviyorum gülüm, dendikçe Türk diliyle
    Türk diliyle gülünüp
    Türk diliyle ağıtlar yakıldıkça, Adnan Bey
    Ben anılacağım
    anılacak Türk diliyle size sövüşüm
    Tarlalarımıza girmiş değil sizin gibisi yaban domuzunun
    Şehirlerimiz görmüş değil yangının sizden kanlısını
    Bir adınız var Adnan Bey, adımıza benzeyen.
    Dilimiz kuruyor dilimizi konuştuğunuz için.
    Bitten, açlıktan, sıtmadan betersiniz
    Yüz Türkiye olsa
    elinizden de gelse
    yüzünü de zincire vurur
    yüz kere satarsınız.
    Milletimin en talihsiz gecesi
    ana rahmine düştüğünüz gecedir.

    Tayyip'in vatandaş olduğu yerde bırakın Nâzım vatandaş olmasın

    Bay Menderes'in idamı üstünden yaklaşık 50 yıl geçti ama gelenek devam ediyor. Şimdilerde afişlerini görüyoruz panolarda.

    Menderes, Özal, Tayyip...

    "Demokrasi'nin Yıldızları" yazıyor afişin altında.

    Amerikan gemileri karasularımızı kullanıyor. Artık milyon liralık hibelerin yerini milyar dolarlık krediler almış durumda. Emperyalist çıkarlar doğrultusunda Kore'ye olmasa da Lübnan'dan Afganistan'a sürülüyor askerimiz. 'Kokuşmuş karanlık' nefes alınamayacak şekilde yayılıyor.

    Madem ki Menderes dönemi koşulları Tayyip döneminde ağırlaşarak devam ediyor hâlâ, bırakın Nâzım vatan hainliğine devam etsin.

    Tayyip Bey aynalı odanın cüceler saltanatında… Nâzım'a 'Türk vatandaşlığı'nı verecekmiş. Kendini bilmezliğin, cahilliğin ancak bu kadarı olur. Sokağa çık da herhangi birkaç kişiye sor be adam.

    En büyük Türk şairi kimdir?

    En büyük vatan şairimiz kimdir?

    Bak bakalım şaşıyor mu vatandaşın cevabı?

    Sen yurtdışına da çıkıyorsun sık sık, bir sor ve öğren Nâzım kimdir?

    "Büyük Türk Şairi" cevabı değişiyor mu hiçbir yerde?

    Bütün Türkler, bütün dünya Nâzım'ı "Büyük Türk Şairi" olarak tanıyor.

    Nâzım Türklük var oldukça Türkçe var oldukça hatırlanacağını biliyor. Benzetmek gibi olmasın, Nâzım kendisini Türk vatandaşlığından çıkaran Adnan Bey için de bir şiir yazıyor:

    Adnan Bey
    Türküler söylendikçe Türk diliyle
    Seni seviyorum gülüm, dendikçe Türk diliyle
    Türk diliyle gülünüp
    Türk diliyle ağıtlar yakıldıkça, Adnan Bey
    Ben anılacağım anılacak Türk diliyle size sövüşüm
    Tarlalarımıza girmiş değil sizin gibisi yaban domuzunun
    Şehirlerimiz görmüş değil yangının sizden kanlısını
    Bir adınız var Adnan Bey, adımıza benzeyen.
    Dilimiz kuruyor dilimizi konuştuğunuz için.
    Bitten, açlıktan, sıtmadan betersiniz
    Yüz Türkiye olsa elinizden de gelse yüzünü de zincire vurur yüz kere satarsınız.
    Milletimin en talihsiz gecesi
    ana rahmine düştüğünüz gecedir.

    Nâzım'a vatandaşlık verene de bakın, Türk'üm bile diyemiyor

    Tayyip'ten biraz geriye doğru gittiğimizde Menderes'i buluruz. Menderes'ten günümüze emperyalizmin dayattığı "Türk kimliği" ile hesaplaşma geleneğini tespit ediyoruz. Bu gelenek günümüzde Türk'üm dememek için kendini Türkiyeliyim diye ifade ediyor.

    Nâzım'ı da farklı bir geleneğin içine yerleştirebiliriz. Nâzım'dan biraz daha geriye gittiğimizde Türkiye'de sol düşüncenin başlangıcını, yani Atatürk'ü buluruz. Yani Türk'ü var etmek için emperyalizme karşı savaşma geleneğini.

    Nâzım'ın emperyalizme karşı düşmanlığı ve Türklüğüne olan bağlılığı O'nu milli mücadeleye, Atatürk'ün yanına yönlendirmişti.

    İşgal İstanbul'u Nâzım'a büyük acı vermektedir. Atatürk Milli Mücadele'yi Anadolu'da başlattı. Nâzım İstanbul'da nasıl durabilir. İstanbul'dan ayrılışını şöyle anlatır:

    "… İstanbul denizinin üstü, dretnotlarla, kruvazörlerle, torpidolarla, alaca buluca boyanmış taşıt gemileriyle tıklım tıklım. Bu düşman, bu hor görücü, bu kurşuni çelik kalabalığını kaç kere seyrettim içim öfkeden burkularak. Ama şimdi onlara kendime güvenerek bakıyorum. İstanbul denizinin dibinde, kefalden, uskumrudan, torikten çok denizaltının kaynaması umurumda değil, Anadolu'ya gidiyorum, Mustafa Kemal Paşa'ya!"

    Henüz yaşı ondokuzdu Anadolu'ya geçtiğinde. Beyninde pırıl pırıl bir Türklük bilinci, kalbinde sonsuz bir vatan sevgisi vardı. Bu vatan sevgisi ve Türklük şuuru hayatı boyunca sürecekti.

    Nâzım, hayatının her döneminde Türklüğü ile övündü. Her zaman Türklük şuuru ile hareket etti. Kemal Tahir'e hapishaneden yazdığı bir mektupta; "Sosyalist şair olmak, yani memleketini ve halkını en çok seven, memleketinin ve halkının en mamur olmasını isteyen şair olmak neden kusur olsun ve neden Türklük şuuru ile uygun düşmezmiş? Ah, bir kere, bir saniye olsun, memleketimi bir sosyalist şairin sevdiği gibi sevmesini. Bir sosyalist şairdeki Türklük gibi bir şuura sahip olmasını öğrenebilseydiler." diyordu.

    Maalesef bugün Türkiye'yi Türklük şuuruna teğet geçmeyenler yönetiyor. Tayyip Bey!

    Ne hikmetse Türk'üm diyemiyorsunuz!

    11 Ağustos 2004'te Gürcistan'a gitmiştiniz. Orada açıkladınız Gürcü olduğunuzu. Alt kimlik mi dürtüyor alttan alta bilinmez, bir türlü Türk'üm diyemiyorsunuz. Nâzım 29 Temmuz 1951'de Bükreş'ten Moskova'ya geçmişti de kalabalık bir gurup karşılamıştı Nâzım'ı. Kendini karşılayanlara şöyle konuştu Nâzım :

    "Bana gösterdiğiniz bu yürekten karşılamayı ben, milletime atfediyorum ve Türk milleti adına hepinize teşekkür ediyorum"

    Nâzım her yerde Türklüğünü dile getiriyordu; siz ise sürekli küçümsüyorsunuz. "Ne mutlu Türk'üm diyene" demeyi ilkellik addediyorsunuz.

    Tayyip Bey, son dört yıldır en büyük çabanız 301. maddeyi değiştirmek içindi. Yani Türklüğe hakareti ceza kapsamının dışına çıkarmak.

    Türklükle bu kadar problemliyken tutup Nâzım'a Türk vatandaşlığı verecekmişsin. Siz Türk vatandaşıysanız bırakın Nâzım Türk vatandaşı olmasın.

    Emperyalist uşakları vatandaşsa rahat bırakın Nâzım'ı

    Nâzım'ın Türklük şuuru dediği şey antiemperyalistliği ile anlam buluyordu. Sağın demokrasi tarihi diye başlattığı Menderesli tarih Nâzım için Türkiye'nin emperyalizme eklemlendiği tarihti. Tayyip dönemi emperyalizme bağımlılık kat be kat perçinlenerek devam etmektedir.

    Siz sanıyor musunuz ki Nâzım emperyalizmin yerli temsilcilerinden vatandaşlık dilensin. Pekiyi ne yapardı Nâzım yaşasaydı? Nâzım ressam Avni Arbaş'ın "Kuvayı Milliye Atları" adını verdiği tablosundan etkilenerek yazdığı şiiri hatırlayalım.

    Bu atlar Avni'nin atları
    Kuvâyı Milliye atları
    Titrer burun kanatları, bu atlar Avni'nin atları
    Kuvâyı Milliye gelecek yine
    Hem bu sefer ayyıldızlı bayrağı da ışık içinde.
    Gülüm, Kuvâyı Milliye atları,
    gözüm, Kuvâyı Milliye atları,
    Memleketi satanları bağlasınlar
    Kuyruğunuza.

    Siz düşünün Nâzım bugün yaşasa kimleri bağlardı Kuvayı Milliye atlarının kuyruğuna?

    Vatanını tartışanlar vatandaşsa bırakın Nâzım olmasın

    19 yaşında Atatürk'ün yanına geçip Milli Mücadele'ye katılmasıyla başlayan vatan savunmasını ölümüne kadar devam ettiriyor Nâzım. Vatandaşlıktan çıkarıldıktan 9 yıl sonra, 15 Ağustos 1960 günü Sovyet Barış Komitesi merkezinde bir tartışma yaşanıyor. Tartışma Kars, Ardahan ve Boğazların Sovyetler Birliği ve Türkiye arasında birlikte savunulması gerektiği tezi üzerine çıkıyor. Genel Sekreter Mihail Kotov' la Stalin 'in danışmanlarından olan tarih profesörü Anatol Filipoviç Miller ortaklık tezini dile getirirken, iki Türk gazeteci, Ömer Sami Coşar ve Orhan Karaveli Türk topraklarında sadece Türklerin söz hakkı olabileceğini savunuyorlar. Tartışma hararetlenirken Nâzım müdahale ediyor. Söylediklerini Orhan Karaveli'den aktaralım:

    "Burada Türkiye'min toprakları konuşuluyor. Her Türk gibi ben de, her gram Türk toprağının Türklere ait olduğuna kaniim. Vücudumdaki yirmi kilo kanı bu bir gram Türk toprağı için dökmeye hazırım."

    Ermeni meselesi gündeme geliyor. Bakıyoruz Tayyip Bey gayet rahat "masaya oturmaktan kaçan taraf biz olmayacağız" diyor. Tartışılan ne olacak masada? Türk toprakları!

    Milli davamız Kıbrıs gündemde; ne diyor Tayyip? Kıbrıs sorunu. Milli davamızı, "Yavru Vatan Kıbrıs"ı sorun olarak görülüyor.

    Televizyon kurarak, kimliğini tanıyarak Kürt bölücülüğünün de önünü açıyor.

    Bir yanda vatanını, ülkesinin topraklarını tartıştırmayan, vatanını kanının son damlasına kadar savunacağını beyan eden Nâzım; bir yanda ne kadar milli meselemiz varsa hepsinin tartışılması için masa çağrısında bulunan Tayyip. Bir yanda vatan toprağı için savaşma çizgisi, bir yanda vatan toprağını pazarlama çizgisi.

    Bırakın Tayyip Bey siz vatandaşsanız Nâzım vatandaş olmasın

    Biliyorsunuz ki Nâzım'ın ne Türklük sorunu var ne de vatandaşlık sorunu. Sadece Demokrat Parti'nin aldığı usulsüz bir karar var. Siz Nâzım'a vatandaşlık hakkını verseniz de vermeseniz de Nâzım herkesin gözünde Türk vatandaşı. Siz sadece demokratçılık oynayıp pirim yapmayı planlıyorsunuz.

    Biliriz Tayyip Bey pek aranız yoktur şiirle. Bir kez okumaya kalktınız mahkum oldunuz. İkinciye okumaya kalktınız Dağlarca'nın ardından, danışmanlarınız Google'dan Faruk Nafiz Çamlıbel'in şiirini indirdi. Onu okuyup rezil oldunuz. Zannımızca Nâzım'ı da hiç okumamışsınızdır.

    Yeniden vatandaşlığa kabul edeceğiz diyorsunuz uyaralım. Bu vatandaş, etrafınızdaki vatandaşlara benzemez.

    Dili serttir biraz, konu vatan olunca.

    Konu millet olunca, konu işçi olunca, konu köylü olunca, konu ezilmişlik olunca.

    Konu antiemperyalizm olunca

    Bizi dinleyin Tayyip Bey kalkışmayın boyunuzdan büyük işe.

    Siz şimdi mezarını da Türkiye'ye taşımaya kalkarsınız Nâzım'ın.

    Bir bakmışsınız Nâzım yalnız gelmemiş mezardan, "çıkın" dedikleri de gelmiş!

    Kimler mi?

    Şehitler, Kuvâyı Milliye şehitleri,
    mezardan çıkmanın vaktidir!
    Şehitler, Kuvayı Milliye şehitleri,

    Sakarya'da, İnönü'de,
    Afyon'dakiler,
    Dumlupınar'dakiler de elbet
    ve de Aydın'da, Antep'te vurulup düşenler.

    Siz toprak altında ulu köklerimizsiniz
    yatarsınız al kanlar içinde
    Şehitler, Kuvayı Milliye şehitleri
    Siz toprak altında derin uykudayken
    düşmanı çağırdılar,

    satıldık uyanın!
    Biz toprak üstünde derin uykudayız,
    Kalkıp uyandırın bizi!

    Uyandırın bizi!
    Şehitler, Kuvayı Milliye şehitleri
    Mezardan çıkmanın vaktidir!

    zekocan   30 Ocak 2009 17:46   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    andonsunuz andon, naapmış vatan hainliği yapmıs adam. ülkenin sorunlarını ve bunun sorumlularını konusmayı vatan haini olarak görüyosanız, o zmn derhal bana gelin ben sizi imha ediyim hmn, çünkü boşa yasıyosunuz demektir. ülkene dünyaya bi faydan yoksa boşuna oksijen tüketme.

    meguto gonzales   21 Ekim 2008 13:41   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    şerefsiz olanlar gün geçtikçe daha çok belli oluyor.nazım hikmet ona şerefsiz diyenlerden daha çok vatanını severdi emin ol

    flipperr   15 Nisan 2008 01:17   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    Nazim hikmet vatan hainligine devam ediyor.YA Birakin etsin SEREFSIZ.Cehennemin dibine kadar yolu var

    kafadan ve rafadan   13 Mart 2008 16:18   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    yazım tarihi 28 tem. 1962 dir ki 28. tem. da doğan adamın gözünden ilk öğrendiğinde yaş akar

    lemansirana   22 Ekim 2007 23:33   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
    Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
    Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
    bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
    66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
    Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
    "Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

    Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
    hainiyim, ben vatan hainiyim.
    Vatan çiftliklerinizse,
    kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
    vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
    vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
    fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
    vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
    vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
    ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
    vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
    vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
    ben vatan hainiyim.

    :

    TocoRoRo   29 Mart 2007 23:12   aferim     (6 puan)  |   Yk 

    genco erkal dan dinlemek şahane olur

    diyojenimsi   29 Mart 2007 23:08   aferim     (3 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :kaplann

bu etiketi açan kişi(?) : guney

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage