muhteşem bir şair en sevdiğim şiirleri muhasebe, kaldırımlar . atomlarda cümbüş donanma şenlik ve çevre çevre nur çevre çevre nur içiçe mimari içiçe benlik bildim seni ey rab bilinmez meçhul....
şair değil
"ölmek değildir ömrümüzün en feci işi,
zor olan şudur ki,
ölmeden evvel ölür kişi"
-Necip Fazıl-
ne hasta bekler sabahi,
ne taze oluyu mezar,
ne de seytan bir gunahi,
seni bekledigim kadar.
gecti istemem gelmeni,
yoklugunda buldum seni;
birak vehmimde golgeni,
gelme, artik neye yarar?
Necip Nazıl Kısakürek
Bu şiirin ilk kıtasını üstad sevdiği bir kadına ithaf eder ve aradan yıllar geçer. Ardından 2. kıtayı kaleme alır. Artık maneviatta iç huzura kavuşmuş olarak yazar mısralarını... Çok sevdiğim bir şiirdir.
hayata dair görüşlerinde değişmeler başladıktan sonra bazı kesimlerin futursuzca saldırılarına maruz kalmış nev-i şahsına münhasır şair kişi.
.
Bir Adam Yaratmak isimli eserin sahibidir. Adı geçen tiyatro oyununu Zonguldak'da bir kömür madeninin dibinde bir gecede yazmıştır.Ancak oyunun önemli olmasının nedeni şudur.O dönemde ülkemizin edebiyatçıları yazılarında kesinlikle Allah,kitap vb.kullanmamışlardır,sanki Allah'la olan hesaplarını bitirmiş bir kenarda bırakmış biçimde yazmak zorunda hissediyorlardır.Antilaik bir tutum içine girdiklerini düşündürtecekleri endişesi onların yazarlığını halkın ilgilendiği şeylerin dışında,yaşama dair,dinsel yapıdan uzak bir yerde varolmaya itmiştir. Necip Fazıl'sa eserin içinde "Allah var mı?" sorusunu sorabilmiş,ülkenin edebiyatında "darbe"nin açtığı yaranın farkındalığını yaşamış ve bunu okura da göstermiştir. Sırf bu nedenle bile tiyatromuzun en önemli oyunlarından birisi sayılabilir.
Yazma sürecini "sokaktan,yaşamdan"ayırmamış oluşuyla edebiyatımız içinde önemli bir yer tutar.
Ayrıca magazine kaçan bir boyutta da Nazım Hikmet'le zıtlık göstermesiyle,geçinememeleriyle bilinir.Oysa eskiden birlikte sandal sefaları yaptığı,içtiği arkadaşını yıllar sonra yaşadığı dönüşümle karşısına almıştır Necip Fazıl. Bursa cezaevinde arkadaşı Nazım'ı ziyaret eden ve arkasından asla laf ettirmeyen,duyarlı bir kişiliktir aynı zamanda,bizler gene de özel yaşamındaki çatışmalarıyla değil de eserleriyle analım ve "Bir Adam Yaratmak"isimli oyunun tiyatromuzun yüz akı oyunlarından birisi olduğunu unutmayalım...
ölürsün,kapanır yollar geriye
ben mezarınla sırdaş olur beklerim
varılmaz hayale işaret diye
toprağında bir taş olur beklerim
üstad gençken senden çok etkilendim çok seni dinledim fakir kaldım dürüst kaldım mert kaldım
salih mirzabeyoğlu nun '' baş başa isimli eseri için
'' hakkımda yazılmış tek harika kitap ! '' der...
Elimde, sükutun nabzını dinle,
Dinle de gönlümü alıver gitsin!
Saçlarımdan tutup, kor gözlerinle,
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin!
"Kadından kendisinde olmayanı isteriz;
Hasret yerinde kalır ve biz çekip gideriz..."
Kader, beyaz kâğıda sütle yazılmış yazı;
Elindeyse beyazdan, gel de sıyır beyazı!..
Bunu ben söylemiyorum kardeşim Mustafa Müftüoğlu söylüyor.
"Yalan Söyleyen tarih Utansın "
Nazım Hikmet Bölümü...
o nun şeyhi vardı uucar efendi nekadar üzüldü şimdi hilmi yavuz hele necip fazıl sen eleştrnce kemikleri sızlamıştır :)
onun bir de gençlik dönemi var:D
her şiirinde allah kelimesini geçirmek için kıçını yırtan şairlerimizden.bugün yaşasaydı zaman gazetesi yazarlarından biri olurdu.yani fetocu olurdu kesin.hilmi yavuz da gözümden düştü aq.
yalan söylüyorsun hemde kuyruklu yalan necip fazıl nasım hikmetle hiç bi zaman arkadşa olmamıştır necip fazıl tevbe etmeden önce sürekli pariste yaşardır geldğinde nazım rusyaya kaçmıştı bile iftira atarken delillileryle atın yemezler !!
Nazım Hikmet in iyi arkadaşıyken bir anda nazıma zıt bir siyasi görüşü benimseyen önceleri samimi arkadaşı nazıma övgüler yağdıran daha sonra onu elleri uzun çirkin bir maymuna benzeten devlet tarafından bir süre sonra maaşa bağlanan şair. .
"İnönü, zamanın Adalet Bakanını çağırıp şu emri vermiş "Ne yaparsanız yapın bu adamı bertaraf edin!.." Temyiz mahkemesince bozulan fakat yine mahkemenin üzerinde ısrar ettiği Türklüğe Hakaret Davası'ndaki beraat hükmünü, Temyize bu sefer nihai olarak bozdurmak için 1 yıldır sarfedilen gayreti birdenbire hızlandırdılar. Vaziyet emindi. Doğrudan doğruya politikadan emir almak vaziyetinde kalan o zamanki Temyiz Mahkemesi bu hükmü nasılsa bozacaktı. Fakat hemen bertaraf edilmem için bir tevkif bahanesi bulmak lazımdı. Derhal buldular. Doğrudan doğruya partiye yönelttiğim bir hücumu hükümetin manevi şahsiyetine yönelmiş saydılar ve beni tevkif ettiler. Bu davadan hakimin huzuruna çıkar çıkmaz beraat ettiğim ve salıverilmeyi beklediğim gün, o anda yetiştirdikleri Temyiz'in bozma kararı üzerine beni bir mahkemeden diğer mahkemeye aktardılar. Temyiz'in bozma ve mahkemenin uyma kararı üzerine, beraat eden adamı, bu defa zevcesiyle birlikte tekrar hapse gönderdiler. Sırf taraflar teşekkül etsin de Temyiz'e hemen uyulabilsin diye, hamile ve hasta zevcemi, vahşice bir üslupla, yatağından kaldırıp öğleden evvelki mahkemeyi öğleden sonraya kadar bekletmek;
ve -ben zevcemi yatağından kaldıramazlar, beni de mecburen salıverirler diye düşünürken- birdenbire hasta kadını mahkeme salonundan içeri itmek suretiyle, cihanda emsalsiz bir hak ve adalet hıyaneti tertiplediler. Halk Partisi idaresinin savcısına ve mahkemesine baskı derecesini gösteren bu misali, içindeki hak ve adalet hıyanetiyle birlikte, bu ve öbür dünyanın hesap günlerine havale ediyorum."