toplam 9 kişi bulundu. 9 adedi gösteriliyor.
| tuttum | mal du siecle |
| tuttum | paralanankarakedi |
| tuttum | kareemsaid |
| tuttum | taskale |
| tuttum | yortsavullar |
| tuttum | OmerELFaruk |
| tuttum | PaRaKLeTHoS |
| tuttum | ismailsaibsencer |
| tuttum | Rocketqueen |
~9 ahkam var.
Ey nedim gözleri zilzurna zulüm sarhoşu, kakülü kıvrım kıvrım, kaşları çatık bu güzelin senin sevgilin olduğu anlaşılıyor;bunda hiç şüphe yok
Şiirlerinden azılı ve arlanmaz bir oğlancı olduğu anlaşılan lale devri şairi..Üstelikte o şiirlerin okul kitaplarında olması trajikomiktir.
Bir elinde gül bir elinde cam geldin sakiya
Kangısın alsam gülü yahud ki camı ya seni
divan edebiyatının taklid edilemeyen tek şairi;yolundan yürümeye karar vermek zordu,yolundan yürüyeblmekse imkansız...
"tahammül mülkini yıktın hülagü han mısın kafir
aman dünyayı yaktın ateş-i suzan mısın kafir"
ilk ezberledğim klasik edebyatın dizelernden....
ah nedim azıcık dikkat etseydin atlarken damdan. kedi misin be adam!
şuh nedim , lakabına yakışacak kadar şuh bir şâirimizdir.
sıklıkla güzellerin göğüslerine kadar açılmış gömleklerinden, göksu'daki tenhalara yapılmış kayık sefalarından, gümüş baldırlardan, bal dudaklardan ve tabii ki bolca şaraptan söz eder:
ben dedikçe "böyle kim kıldı nedîm'i nâ-tüvan?"
gösterir engüşt ile meclisteki mînâ seni
-> ben "nedim'i kim böyle güçsüz kıldı?" diye sorduğumda, içki meclisindeki şarap şişesi parmağıyla seni gösterir.
hatta bizim lâle devri nedîm'imiz, şarap içemeyeceği için ramazan ayını da biraz üzüntüyle karşılar. bayram'a kadar nasıl sabredeceğini kara kara düşünür:
neler çeker ramazân içre îde dek göresin
nedîm terk-i mey-i hoş-güvâr edinceye dek
-> nedim, bu hoş sindirimli şarabı bırakıncaya dek, ramazan ayı boyunca bayrama kadar neler çeker gör.
serde biraz maçoluk da vardır:
ben kimseye açılmaz idim dâmenin olsam
kim görür idi sîneni pirâhenin olsam
-> ben eteğin olsam kimseye açılmazdım, gömleğin olsam göğsünü kim görebilirdi?
farkettim ki bu beyitler bitmez.
kendisine şu an yazdığım, ilk divan edebiyatı eserim ile buradan sesleniyorum:
şuh nedîmâ, ne hoş etdin de yazdın beyitler
ben kulun nâzenin tıfl gibi yenilerini bekler
18.yuzyilda yasamis turk sairi. sarkilariyla un salmis, lale devri boyunca helva sohbetlerinin aranan simasi haline gelmistir. bir "selvi boylum" takintisi vardir ki her uc siirinden birinde "yuru serv-u revanim gidelim sadabad'a" gibisinden cumlelere rastlanir. dili gorece olarak sadedir, siirlerinin cogu bestelenmistir.