toplam 3 kişi bulundu. 3 adedi gösteriliyor.
~11 ahkam var.
Nevruz Türklerin Ergenekondan çıkış günüdür. Nevruz Türklerin milli bayramıdır diyenlere ırkçı diyenler olacaktır ama televizyonlarda, Azerbaycan’da, Kazakistan’da, Türkmenistan’da Nevruz’un kutlandığını görünce unuttuğumuz milli değerlerimiz ve günlerimiz aklımıza geliyor. Nevruzun Türklerin milli bayramı olduğunu unutturup terör örgütü lehine kullandıranlar utansın!!!
oncelikle babamin adi.
ha bi de su cok ilginc ki baharin gelisi eski dinlerden beri sure gelen bi rituel.bunu yilin baslangici saymak da hos dogrusu ;)
turklerin icindeki pagan ruhu burdan mi anlasilmali ne.. :P
@Donnie Darko bildiğin her şeyin yanlış olduğunu söylesem kaynak mı diyorsun ok.. öncelikle belirtmek isterim ki bunu bir süredir üşendiğim için cvplamıyordum velakin neyse ..
Öncelikle Topkapı sarayı müzesi ve süleymaniye kütüphanesi Şahname nüshalarına sahip dünyanın en zengin kütüphanelerindendir, bunun dışında Newyork, Paris, Dublin gibi kütüphanelerde de erken tarihli pek çok nüsha bulunmaktadır. Birkaçı: (TSMK,H. 1479), (DCBL.NO. 33),(TSMK,H.1496),(NYHC,H.1520),PBN, SUPL. TURC.326),(TSMK,H.1511),(TSMK,H.1489),(TSMK,H.1499),(TSMK,H.1491)VSSS... gibi eserlerde, ki bunlar farsça şahnamelerdir ve tebriz, safevi, şiraz okullarına ait eserlerdir bunların ilk sayfalarına bakarsan şahname nasıl yazılmıştır göreceksin masamda şu an Mohl koleksiyonundaki nüshanın kopyası var ve bakıyorum aaa Şahname elifle yazılmış... ama belki senin için bunlara ulaşmak zordur sen en basidinden Ferit Devellioğlu'nun (Osmanlıca) ya da Kanar'ın (Farsça) sözlüklerine bakabilirsin...
Neyse bunu geçtik senin bahsettiğin Nevruz hikayesi de (ki gerçekten çok zmnımı alsın istemiyorum kaynak belirticem üşenmezsen bakarsın): Asya’nın ilk bozkır imparatorluğunu kuran Hun Türkleri’yle ilgili ilk yazılı bilgilere Çin’in Han sülalesi tarihi olan Shih-Chi’de rastlanılmıştır (Hun devrinde Çin’de Ch’in Sülalesi (MÖ. 207) ile Han Sülalesi (MÖ. 206-MS. 220) hüküm sürmekteydi). Bu metinlerde Hunlardan Hsiung-nu’lar (Doğu Hunları) olarak söz edilmiş ve kurdukları ilişkiler hakkında bilgi verilmiştir. Proto Türkler ve Hunlar (Hsiung-nular) hakkında bilgi veren Shih-Chi (MÖ. 122’ye kadar), Han-Shu (MÖ. 206-MS. 23) ve Hou-han-shu (MS. 25-220) gibi Çin Tarihlerinde gök ve yer ibadetlerinden bahsedilirken Hunların bir ejder festivali düzenlediğinden de söz edilir ki, bu Türklerde ki ejder ikonografisinin ne kadar eskiye dayandığını gösterir. Bununla birlikte Hsiung-nuların ordu ve mukaddes bir merkez olarak inşa ettikleri dörtgen şeklindeki şehirleri de adını ejderden alıyordu. Gu-tzang “Yatan Ejderin Beldesi”da da yer tanrısı sayılan ejdere ibadet ediliyordu. Bununla birlikte bu şehrin isminden yola çıkan Eberhard Türkler de “ejder” kültünün çok erken devirlerde oluştuğuna işaret ederek Oniki hayvanlı takvimin de bu kültüre ait olduğunu belirtmiştir. Ejder festivali dediğimiz Eski Türklerdeki Yer ve Gök tanrı inançlarında Ejderin yeraltından çıkıp göğe yükselmesi sonucunda gelen yağmurlar ve berekettir. Eski Türklerde Gündönümü (İlkbahar)ibadeti yapılırdı ama bu güne İranlılardan farklı olarak Yayık kaldırma saçı töreni denirdi. ve bugün Oniki hayvanlı Türk Takvimine göre İrandakilerin 21 Martı yerine 5. ayın 5'de kutlanırdı (Çinlilerde ise bu 2. ayda olurdu) ayrıca bu kutlamaların İrandakiler gibi Cemşid'in tahta çıkmasıyla hiçbir ilgisi yoktu Cemşid'in tahta çıkmasıyla ilgisi yoktur Ferverdin ayı (Mart) da onlar için ilkbahardır velakin bunlar ayrı tarihlerde, ayrı kültürlerce kutlanan ayrı merasimlere ait ayrı bayramlardır... ortak nokta ilkbaharın kutlanışıdır. Ayrıca bozkır Kültürüne ait Türkler için bunun önemi yaşam tarzlarıyla ilgiliydi ama çooook uzun mevzuuu derim ki ben sana burda kafa karıştırmak yerine Türk Kozmolojisi için ilk önce Emel Esin külliyatını bir karıştır, kuzenlerimiz dediğin Türkler için Bir Wolfram Eberhard'a bak, Oniki Hayvanlı Türk Takvimi için Osman Turan'ın kitabını bir incele, İran kültürü için bir Ferheng-i Esâtîr'e,Muhammed Mu’în'in, Ceşn-i Nevrûz'una bir bak (gerçi bunlar Farsça ama tavrından bu dile hakim olduğunu sanıyorum)sonra tekrar tartışalım:)
yenigündür anlamı aynı zamanda bi çiçeğe verilen isim..
hergün bu kelimeyi duyuyorum evimde annemin adı da Nevruz :)
Azerbaycan Hükümet Başkanı Neriman Nerimanof'un Mustafa Kemal Paşa'ya Nevruz dolayısıyla çektiği 24 Mart 1921 tarihli telgraf;
"Cenubi Kafkasya Komiseri, Azerbaycan serbest Harbiye Mektebi Talebeleri, iki bölüklü Süvari Nişancı Türk Alayı askerleri, Türk Milletinin, büyük Nevruz Bayramını tebrik ediyor ve biz ümid ediyoruz ki Azerbaycan İnkılap Ordusu kahraman Türk Ordusu ile beraber Garp emperyalizmi tazyikinde bulunan Şark milletlerini yakında kurtarırlar. Yaşasın Şark İnkılap başları Mustafa Kemal!"
@donnie darko belirtmek isterim ki: şahnâme elifle yazılır ve haliyle şahname şeklinde okunur şehnâme ise Osmanlı hükümdarlarının tarihlerini anlatır (elifsiz yazılır)
İran takviminde yılın başlangıcına denk gelen bayramın adı olan Nevrûz, Ferverdîn ayının (21 Mart) ilk günü kutlanmaya başlanır. Arapçada Nevrûz sözcüğü, Pehlevice Nivegrûz, Farsçada Nevrûz ve Nîrûz şekilleriyle kullanılır. Kutlamalar beş gün daha devam eder ve Ferverdîn ayının 6. gününe de nevrûz-i bozorg: büyük nevrûz; ceşn-i bozorg: büyük tören ya da nevrûz-i melik: hükümdar nevrûzu denilir. Çünkü hükümdarlar ilk beş günde halkın sorunlarını dinler, çözümler bulmaya çalışır, 6. gün yakın çevreleriyle ilgilenirler.
Pehlevicede nõgrõz diye bilinen nevrûz, İranlıların büyük ve çok eski dinsel bayramlarından biridir. Nevrûzda gerçekte iki bayram birlikte kutlanır. Biri yılın başlangıcı, dünyanın yeniden canlanması ve dirilişi kutlamaları olan Nevrûz törenleri, diğeri de dinsel bir bayram olan Ferverdigân kutlamalarıdır.
Nevrûz, İranlıların İslam öncesi çağlarına ait, Hint-İranlılar dönemlerine MÖ ilk binli yıllara kadar uzanan en eski ve en büyük bayramlarından biridir. Elbette bu, nevrûz’un yalnızca İranlılara ait olduğu, diğer milletlerin bayramı olmadığı anlamına gelmez. Yeni yıla giriş kutlamalarının çok eski çağlardan beri Sümer, Mısır, Mezopotamya, Babil, Hindistan ve başka ülkelerde törenlerle kutlandığı bilinmektedir. Ancak İranlılar bu törenlere özel bir önem vermiş ve çok boyutlu anlamlar yüklemiş ve günümüze kadar yaşatmışlardır. Birçok kaynakta bu günün bayram olarak kutlanmasının Cemşîd tarafından başlatıldığı aktarılır. Bu da onun sevimli birisi olması, egemenlik sürdüğü çağların refah ve bolluk dönemleri olması, hastalık, yaşlılık ve ölümün onun egemen olduğu topraklarda bulunmaması ve daha birçok mitolojik inanıştan kaynaklanmaktadır. Avesta’da Nevrûz’dan söz edilmediği için bazıları bu bayramın daha sonra kutlanmaya başlandığı kanısındadır. Ancak bu doğru değildir ve Nevrûz, daha önce de değinildiği gibi, Zerdüşt öncesi çağlara ve Hint-İran ortak dönemlerine, Âryâlar çağına ait bir bayramdır. Bîrûnî de bu bayramın eski İran’a ait olduğunu, özellikle de Hârizm, Sogd ve Doğu İran’da yaygın olarak kutlandığını söyler.
Nevrûz’la birlikte her yıl zamanın eskimişliği, dünyanın yaşlanmışlığı belleklerden silinir, yerine her şey insanların belleklerinde yepyeni şekilleriyle, taptaze ve genç imgeleriyle yer almaya başlar. Bitkilerin yeşermesi, tohumların silkinerek üzerlerindeki toprakları atmaları ve yeni bir hayata filizlenmeleri, bitkilerin yeşil damarlarında hayatın, canlılığın dolaşmaya başlaması ve daha yüzlerce diriliş göstergesi, insanoğlunun bedenine yeni bir ruh, yeni bir heyecan salmaktadır. Evrenin yaratılışı, insanoğlunun zihninde her zaman kaybolmuş bir cennet olarak yerleşip kalmış ve de o şekilde hatırlanmıştır. Dolayısıyla bütün insanların zihninde, bu “ezeli kaybolmuş cennet”e dönme arzusu bulunur. Bu yüzden bütün milletler her yılın ilk günlerini, dinsel renklerle de zenginleştirdikleri kutlama törenleriyle geçirirler.
İranlıların inanışlarına göre Allah Nevrûz günü yaratma işlerini bitirmiş ve dinlenmeye çekilmiş, Zerdüşt Allah’la görüşmüş, Keyhusrev göklere yükselmiştir. Yılın ilk beş günü, nevrûz-i âmme: halk nevrûzu olarak adlandırılmakta, bu günlerde bütün halk kutlamalara katılmakta, 6. gün ise nevrûz-i hâsse: özel nevrûz diye anılmakta, hükümdar ve çevresinin kutlamalarıyla geçmektedir
"nev" ve "ruz" türkçedir demek.
Yani tüm kaynaklarda farsça olarak geçen ve ayrıca farsçada anlamı olan iki kelimeyi türkçe diye yazmak. Sanırım senin şu çok ünlü kelimen "dezenformasyon(ki fransızca)" yaptığın şey oluyor şuan.
şeh-name,
Perslerin kudretli şah'larından bahseder,
yani türkçeleştirilmiş hali o, "şah-name".
Tabi sen masal de sonuçta tüm tarihi kaynaklar masal öyle bakarsan. Gerçi işine gelirse bakarsın.
Ortadoğudaki tüm milletlerin yılbaşısıdır.
Selçukluda kutlamıştır(tebası iranlılardan oluşur) Osmanlıda kutlamıştır(tebası tüm ortadoğu ve balkanlar ayrıca afrikadır).
Eleştirele katılıyorum bayramlar tüm dünya milletlerinindir.
Sadece çıkışını anlatmak istedim ben
başka bir gözden,
Tabiki iranlıların bayramı değildir,
tüm dünya milletlerinindir.
ya bayramlar bayram olsun kurtulsun,
ya takvimler cayır cayır yırtılsın
(Abdürrahim Karakoç)
Adam gibi kutlayalım, hepimiz kutlayalım. Nereden türediğinin, kimin olduğunun hiçbir anlamı ve önemi yok, tartışmanın da gereği yok.
Bayramlar onu adam gibi kutlamayı başaranlarındır.
Bayramlar, bu bayram benim diyenlerindir...
Biz bu ülkede halk otobüslerini ateşe vererek nevruz kutlayan halk çocuklarını çok gördük. Artık bunlar halk çocuğu mudur, yoksa onun bunun çocuğu mudur, varın siz yorumlayın.
Her türlü farklılıklara rağmen barış içerisinde birlikte yaşamayı becerebilenlere selam olsun...
Nevruz'u adam gibi kutlayanlara selam olsun...
Nevruz'a selam olsun...
anlamı; "Yenigün" dür (Farsça)
büyük iran hükümdarı cemşid'in azerbaycan'a geldiği gündür denir.(bknz;Şah-name)
Ayrıca nevruz'daki ateşin önemide şundan kaynaklanır,
başka bir söylenceye göre;
Yine Hükümdar Cemşid ormanda avlanırken(ki bu yönden hikaye uzun kısaltmaya çalışıcam) bir yılan görür ve okunu ona atar fakat yılan kaçar ve ok taşa çarparak kıvılcım çıkarır ve bu kıvılcımda kuru otları yakar,
ateş bulunmuştur artık,
bunu gören iranlılar ateşin önünde eğilirler,
karanlığı yokedip ışığı yaydığı için.
Tüm ortadoğuluların bayramıdır
Çin'e kadar bütün ülkelerde kutlanır.
Herkes üstlenmeye çalışır.
Türkiye de genelde kutlanması engellenmeye çalışılır.(nokta)