cok az kaldı...
Şu sıralar bende özledim....
Heyhat bi süre daha gidemeyeceğim... gidersemde bu sefer temmeli dönememekten ürküten şehirlerin kraliçesidir.
SoHo: The Mercer Kitchen mükemmel, hatta mavülale bir yer.
2000 senesinden beri yasadigim yer. en olmadik zamanlarda karsiniza birini cikartip, hayatinizin butun akisini degistirme becerisine yuksek derecede sahip sehir!
antalyadan sonra yaşamak istediğim şehir.ama pahalı bir yer olduğunu biliyorum
dünya nın başkenti..
paso gökdelen yaa.. üstüme üstüme gelio gökdelenler boynum agırıo bakmaktan..
iki sene yaşadım,iyi ki de yaşamışım.
fareleri ve roachlariyla bile beni kendinden sogutamayan, icimin yanlizligini sokaklarinda kaybolarak yasadigim, gun gun degil saat saat degisen havasina bile aldirmadigim, bazen evime donmek icin agladigim bazende lutfen hep burda kaliyim diye yalvardigim, Istanbul la eslestirilemeyecek, icine yasanilmaya calisilmadan turist mantigiyla gezilerek anlasilamayacak sehir. Beni al icinde beraber kaybolalim ve sakin gitmeme izin verme New York...
yaşamak istediğim tek yer,bir gün mutlaka yerleşicem new york new york.......
hayatımın geri kalanında içinde barınabilmek için ruhum şeytana satabileceğim yerdir. gidip gidip doyamadığım, soho'nun, times'ın, pier17'in, greenwich village'deki minik sevimli cafelerin, hatta sokak başı olan duane reade'lerin bile burnumda tüttüğü yerdir. ziyadesiyle özledim..
nublu da güsel müsik dinlenebilir
living room ve joe's pub da buna dahildir..
ya da direk bakery street.. :)
kendisi asagidaki yazilardan da (ben yazarken yukarda kaliyolardi) gorulecegi gibi ya hep ya hic sehri. istanbula gercekten benziyor, icinde kayboluyosunuz cunku herkes yabanci. hickimse avrupalilarin yaptigi gibi tr den geldiginiz icin size arap muamelesi bile yapmiyor cunku bildiginiz gibi amerikalilarin cografya bilgisi zayif :)))
en cok zorlandigim kisim insanlarla tanisma kismi oldu: adimi soledigim zaman (şafak) garip garip suratima bakanlar oldu :) adinda fuck olan cocuk diye anildim :)
Bol bol siren sesi, ancak öğlen görebildiğiniz güneş. Çelik, beton ve camdan mamul babil kulesi...
geçen yıl gittiğim ve bir daha gitmek istemediğim yer.. başını kaldırdığında gökyüzünü göremiyorsun.. kasvet, kalabalık, yalnızlık, mutsuzluk, melankoliklik hali.. istemem yan cebime de koma..
bryant park'ta 1000 kişi rocky izlemek.
union square'de bin türlü insanla tanışmak, hadi bi virgin'e gidelim demek.
akşam üzeri çinlilerden ananas almak.
sam adams içmek
soho'ya gidiceğine china town'a gitmek.
bowary, st. marks place.
şehir hayatına, binalarına,sokaklarına,gece yaşamına,gündüz yaşamına herşeyine doyup gelmek istiyorum...
Village'de caz dinlemek 'must'
Eğer paran varsa heryer newyork.