50 yaşlarında ingiliz bir adamın 20 yaşlarında bir Türk erkeğiyle ne kadar ortak yönü olabilir? High Fidelity'yi okuyunca erkekliğin evrensel bir fenomen olduğunu anladım :)
Çok yaşa, çok yaz Nick Hornby. Türkçe bilmeden seni "I love you"!
düşerken'de aynı çatıya çıkıp intiharı düşünen 4 insanın hikayesini filmsi anlatan tatlı insan!!
Saldırı ve savunma, işgal ve püskürtme...Göğüsler karşı cins tarafından kanun dışı yollardan ele geçirilmiş küçük mülk parçalarıydı sanki-meşru olarak bizimdiler ve onları geri istiyorduk
:)...Ölümüne Sadakat(High Fidelity) s.15 Nick Hornby..
müzik, futbol ve kadınlar hakkında söyleyecek bi dolu seyi olan, son kitap gelirini bir özürlüler fonuna bagıslayan yardımsever şahsiyet.
kendisinin hayran listesine yazdırmıştık adımızı, high fidelity'yi izledikten, ve okuduktan sonra.
türkçe'ye "futbol ateşi" diye çevrilen "fever pitch" romanını (anlatı mı yoksa) okuduktan sonra da, futbol sevgimizin, futbol algılayışımızın boyutları değişti.
kendi anıları üzerinden, arsenal ve highbury stadıyla dolu, nefis bir futbol taraftarlığını anlatıyordu.
kitabın bir yerinde, öldüğü zaman küllerinin highbury'e serpilmesini istediğini yazıyordu.
binlerce insanın anılarını barındırıyordu highbury.
ingiliz futbolseverleri arasında, "fever pitch"i okumamış olmanın eksik kalmış bir taraftarlık olarak görüldüğü söylentilerini duyduk. haklıydılar.
kitabı okuma sürecinde, henüz bitmeden, bir gazete yazısı çıktı karşıma.
öksüz kalacaktı nick hornby'nin vasiyeti, modern dünya, silip süpürmüştü, pek çok şeyle birlikte, daha büyük ve daha modern yeni bir stadyum uğruna, highbury'i de; yıkılmıştı ...
ayrıntı: fever pitchin kapagı da arsenalin rengi olan kırmızı-beyazdır..
üslubunu sevdiğim okurken bir huzur sağlayan, kitabın nası bittigini anlamadığım müzik adamı o
en sevdigim arsenal taraftari...hayatima girip bastan basa deistiren insan. her zaman hayatimin en onemli donemlerinde onun kitaplarinin bir rolu vardi. biraz kutsal sanirim kendisi. sir unvanin hakkeden bir ingiliz daha...
mr bean ve benny hill'le aynı memleketten çıkması biz fanilere verilen ilahi bir mesaj gibidir.müthiş bir espiri,mizah yeteneği vardır. eserlerinde genelde erkek dünyasını anlatır,kızlarda nedense çok sever.onu seven kızlarıda ben severim.
bir erkek ne ister,küçükken neyin hayalini kurar? hemen söyliyim efendim.ya rockstar olmak ister,ya futbolstar.ama bunlar için pek çalışmadam,çaba sarfetmeden,yatarken kendiliğinden olsun "armut pişsin ağzına düşsün" ister.işte nick hornby eserlerinin çıkış noktası budur.erkek loserların dünyasına dokunur.
fever pitch futbolstar olamayan,bu güzel oyuna pekte rasyonel olmayan bi bağla bağlanmış erkekleri anlatır.artık sadece taraftar olabilirler.
high fidelty rockstar olamayan,milletin müzik zevkine burun kıvıran erkekleri anlatır.
about a boy tembelliğin,çalışmaya gerek olmadan rahat bi hayat sürme,sadece hobileriyle ilgilenme hayali kuran erkekleri anlatır.
diğer kitaplarındada bu ana konular bazı kahramanlara bu kadar dominant olmasada verilir.bu süper formul her zaman tutar ve ortaya her zaman harika eserler çıkar.
plaklarını championship vinylden alan süper adam.gerçek bir futbolsever.son kitapları "film olmak için" yazılmış duygusu uyandırsada çok severim o ayrı...
''keşke ben yazsaydım'' dedirten kitapların yazarı zat-ı şahane. ölümüne sadakat sahibi bir arsenalli.
fever pitch, about a boy, high fidelity..
nick hornby yazmıyor ki konuşuyor..
erkeklerin manualini yazan kişi
sadece futbol ateşi/fever pitch kitabını okumaktan doğan sınırlı bilgimle, en azından futbol sevgisi açısından etrafımda 2-3 tane bulunmasını dilediğim şahıs. fazlası zarar olabilir, insan ezilebilir büzülebilir.
karşıma otursun da analojileriyle beni çatır çatır çatlatsın istiyorum. valla ben bir şeye benzetemedim, desem güler herhalde
a long way down'in filmi cekilcekmis diye duyumlar aldim.
ny times müzik elestirmeni, erkek milletini en iyi anlatan, kadınlara sırlarımızı anlatan, ajan.
fever pitch, high fidelity ve about a boy'la nefis bir giriş yapıp sonra feci saçmaladı. bilmediği konulara el attığından olsa gerek. oysa futbol, kadın ve müzik üçgeninde gayet iyidi.