"beni anlamıyorsunuz. beni anlayabilecek durumda değilsiniz. ben sizin bilgi birikiminizin ötesindeyim. ben "iyiliğin" ve "kötülüğün" ötesindeyim..."
yere düşen toprağı yumruklar,,, çok anlamlı bence bu adam zati başlı başına anlam..
"ben nehir kıyısında bir parmaklığım. tutunabilen bana tutunsun. ama ben sizin topal değneğiniz değilim." zerdüşt, böyle buyurdu....
"ruh vaktiyle bedene hakaretle bakardi."
nietzsche işte...
nietzsche yıllara bebeyim
İyi nedir? —İnsanda güç duygusunu, güç istemini, gücün kendisini yükselten herşey.
Kötü nedir? —Zayıflıktan doğan herşey.
Mutluluk nedir? —Gücün büyüdüğü duygusu —bir engelin aşıldığı duygusu.
Doygunluk değil, daha çok güç; genel olarak barış değil, savaş; erdem değil, yetenek (Rönesans tarzı erdem, virtü, moralinsiz erdem).
Zayıflar, nasibi kıtlar yıkılıp gitmelidir: bizim insan sevgimizin baş ilkesi. Ve onlara yıkılıp gitsinler diye de yardım edilmelidir.
Herhangi bir günahtan daha zararlı olan nedir? —Nasibi kıtlara, zayıflara duyulan acımadan doğan eylem — Hristiyanlık.
dindar
little miss sunshine a malzeme edilen adam yazık lan çok üzüldüm =((( üzülüyorum hala bebeğim
'' DÜN BUGÜN VE YARIN YOKTUR. SONSUZ BİR ŞİMDİ VARDIR . '' NİETZSCHE
popüler kültüre kurban giden acayip bıyıklı filozof.
a.k gerizekalısı-ve okuyan gerizekalılar.
)))))))
tanrı öldü ... niçe
niçe öldü..... tanrı :)buna hep gülerim
bu yüzyılın insanını toplum yapısını bundan 100 yıl önce doğru öngörmeyi başarabilmiş insanlık tarihinin kuşkusuz en nitelikli dehalarından biridir. Çağdaşları sosyalist hatta komünist bir toplum yapısının idealini kurgular , geleceği buna göre tasarlarken o tüm bunların ötesinde bir konseptle kendini ölümsüzleştirmeyi başarmıştı. Birey-Toplum çelişkisi ve bireyin (insanın) psikolojik akli ve bedeni sınırları... yani yeterlilik.
hala okumadıysanız kitaplarını okuyun.
NİETZSCHE BİR felsefeciydi. Üniversiteden ayrılmış bir profesördü. Babaannem ise yalnızca bu gezegende yaşayan bir insandı. İlla ki bir etiket vermek gerekirse, ev hanımıydı. Babaannem okuma yazma bilmezdi. Hayatında hiç okul yüzü görmemişti. Nietzsche üniversitede ders verirdi. Bir düzine kitap yazmıştı. Nietzsche çok tanınmış biriydi. Bütün Avrupa ondan hayranlıkla bahsederdi. Babaannem ise yalnızca oturduğu köyünde tanındı. Kocası ölünce babamın evine taşındı. Bir bahçeye açılan odasında yıllarca yaşadı. Mahallede kendisini tanıyan sayılı insan dışında bir ünü, şöhreti yoktu.
başkalarının kurallarına uymak, insanın kendini yönetmesinden çok, hem de çok daha kolaydır.....
(yazarı ırvın d. yalom olan nietzsche ağladığında okuduğum muazzam kitaplardandır kaçışlara son weren edebiyatla felsefe nasıl birleştirilismiş göstern bi eser )
.. ve bır parca et esırgenınce kendısınden, bır parca ruh ıcın ne sevımlıce bılır dılenmesını bu kancık sehvet ıtı ! ...
Nietzsche
hiç okumadıysanız bile bu cümlelerine taptığım insanı...Ariadne'nin Yakınması'nı okuyun sadece...
lise yıllarımda niyeyse manyaklar gibi kafaya taktığım deli filozof... bütün kitaplarını okumuş, üstüne onun hakkındada yazılmış tüm kitapları da okumuş, yüzlerce notlar almış, cümleler çizmiş ve sonuçta üstüne kendimce bi 'makale' yazmaya çalışmıştım... şimdi o makaleyi hatırlamak bile istemiyorum ^^
Sonuçta elimde kalan bi HİÇ!
Eee nede olsa nihilist bi herifti okuduğum (:
niçe nin deccal kitabını herkese tavsiye ederim arkadaşlar cok derin bi felsefesi vardır üstat yaa canım