Çok uzun zamandır dinlediğim bir gruptu.. Jukka en sevdiğim davulculardan biridir.. Toumas çok iyi bir klavyeci olduğunu ispatlamış.. Emppu keza enstrumanına çok hakim.. Tarjanın sesinide çok beğenirdim.. Fantasmic, Wishmaster, Kinslayer... Bir çok favori şarkı vermiş bir gruptu bana..
Tarjanın ayrılmasıyla olay bitti diye düşündüm.. Sonra yeni albüm geçti elime.. Amaranth takıldı önce winampta circle a.. nakaratı çok hoşuma gitti.. Hatunun sesi biraz within temptation ve evanescence havası versede güzeldi.. Hiç 7. şarkıdan ileri gidemedim.. Vasat olmuş Tarja lı daha iyi idi bu grup diye düşünüyordum.. Sonra 10. Şarkı olan The Islander ı dinledim.. Vasat demek ayıp olur adamlar iyi dedim..
Sonra bu günün tarihini unutmamamı sağlayacak şey gerçekleşti ve 11. şarkıyı dinledim..
Yıllardır hızlı, kontrollü, neşeli ve aynı anda hüzünlü, muhteviyatında hastası olduğum kemanı bulunduran "FOLK" sıfatını taşıyacak olan enstrumantal bir şarkı dinleyebilecekmiyim die dua ederim.. Ve bugün dinledim..
03 ekim 2007 Tarihi saat 17:15itibarı ile (ki bu 2 saat öncesine tekabul ediyor) şimdiye kadar dinlediğim en güzel şarkıyı buldum..
Last of the wilds! Tek kelimeyle mükemmel..
Sanki benim için yazmışlar şarkıyı..
Ne diyim.. In Flames dir beni metal müzik ile tanıştıran grup. O dur sevdiren bu müziği ve ilgilenmemi sağlayan.. Vokal yapmaya başlamamı sağlayan.. Ama sırf bu şarkı için bile yüzsüzlük edip en sevdiğim grup "Nightwish" diyebilirim belki!
Helal olsun emeği geçen herkeze ne diyebilirim ki başka?
toplam 578 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | laraaa |
| tuttum | uLyTau |
| tuttum | snifter |
| tuttum | Puin |
| tuttum | matrockcocuk |
| tuttum | Shiva666 |
| tuttum | draneun |
| tuttum | dpi |
| tuttum | aanubiss |
| tuttum | ValantheGalanodel |
| tuttum | anjeli |
| tuttum | SycHoo |
| tuttum | norarelack |
| tuttum | KaybedenlerKlubu |
| tuttum | Dreamers dream |
| tuttum | countessbathory |
| tuttum | obendegilim |
| tuttum | dream er |
| tuttum | sumuklukaplumbaga |
| tuttum | jacko lantern |
~94 ahkam var. 1 2 3 ... 5 önceki sayfa »
Şunda sanırım hemfikiriz. tarja gibi mezzo soprano vocali atıp onun yerine alto bir vocal almak kadar salakça birşey yok sanırım. gerçi son albümleri dark passion play i çok beğenmesemde bye bye beautiful ve amaranth hoşuma gitmedi dersem yalan olur sanırım basçının vocali kurtarıyor şarkıları. hehe :)
ama bana nightwish derseniz wishmaster ve once albümleri derim ;);)
hamster!
a dentist!
hard porn, steven seagull
warrior!
this rifle!
in me the fishmaster...dımnınınım
elemana bakk ne güsel de anlatmış :))
yazmaya üşenip te eklemediim bir sürü şey yazmışş afarim :)) parmakların çok yaşasın senin emi :))
şöyle bir geçmişe bakıyorumda rock müzigin biraz daha böyle alt dallarından daha sert bir türü olan metal müziğin her türlü haltını dinleyemeyen seçim yapan. bir çok grubu kafa şişirici bulan ben nightwishi her ruh halimle orgazm olurcasına bir zevkle dinlerdim ta ki tarja zamanında.....
şimdi hayal kırıklıgı derken bir tablo yapalım baştan kadın vokaller üzerinden gidiorum özellikle;
uzun zaman önce evanescence 'ın pekte üzerinde durmadıgı bir parçası vardı imaginary mesela 40 küsür versiyonu yapılmış bende hayranlık uyandırmıştı. piyasa da olsa bir çok parçasını da begenerek dinlemişligim vardı ben moody zamanında ha noldu ben moody gitti amy hanımın götü kalktı belki de bokunu çıkardılar gözümden düştü çor çocuk grubu oldu
önceleri bir within temptation vardı en son albümlerinden sıçıp bırakmışlar bendeki o hayranlık duygularını mahvetmişlerdi. hani bir mother earth ya da the silent force neredeydi öyle, boktan bir albümdü ki eski wt yi mumla arar olmuştum. böyle zevkle dinledigim bir jillian la aquarius ya da forsaken ile coştugum sharon den adel in o puhulu sesiyle hayran bıraktıgı within temptation gitmiş yerine dandirik pop yapan boktan bir grup gelmişti nasıl oldu anlamadım hayal kırıklıgı resmen...
tarzları çok farklı gerçi ama burada arch enemy e deginmeden geçemeyecegim sanırım. galiba arch enemy bi önceki albümleri doomsday machine de nemesis gibi bir parça yapıp, metal dünyasına bir tanrı hediye etmekle zirve parçalarını yapmışlardı benim için... daha üst bir seviyeyi tahmin edemiyorum çünkü. albümün ardından çıkan rise of the tyrant bir önceki albümden kesinlikle iyi degildi ama kaliteli olmakla beraber ben daha üst seviye bir çalışma bekliordum isveçli gruptan olmadı....
dönelim geri nightwish e
şimdi tarja gidince ben grup dagıldı gözüyle bakmıştım aslında ama düşündügüm gibi olmadı allahtan yeni bir vokalimsi ile işe giriştiler neyse demoları falan dinledik cıx olmamış dedim böyle nightwish dinlerken başımın agrıyacagını hiç düşünmezdim. ardından albüm çıktı dinledik bi tek işe yarar parça vardı onunda vokalinde marco vardı.... acaba bu anette denilen şahıs phantom of the operayı nasıl yorumlar bir "the siren" i tarja gibi yorumlayıp beni o derin fantastik dünyalara daldırabilir mi ya da dead boy's poem deki gibi o duyguları verebilir mi?... sleeping sun gibi balad parçaları tarja kalitesinde dinleyebilir miyiz ondan...
vokalde marco eminim ki bu karıdan daha iyi iş yapar eski bir nightwish sever olarak çok kızgınım nasıl böyle adi bir vokal bulursunuz anlamış degilim bir türlü eger grup bilinçli olarak bu tarz degişikligine gitmişse yazık etmiş kendilerine ama eski çizgilerinde gitmek isteyip anetteyi almışlarsa büyük mallıklar yapmış gibi duruor ya da tahmin edelim anette miz gruptan kime vermiş thomas mı belki de jukka dir.... ben başka bir açıklama bulamıorum dogrusu..
yazık oldu be nigthwish gerçekten hiper kaliteli bir gruptun şimdi vasattan öte bir yanın yok , enstrumantaller bile kurtaramıor seni annetteyleyken keşke albümü marco ile yapsaymışsında az çok bir dinlenirabiliten olsaymış...
bence son master passion creed albümünde gayet iyiydi anette müziklere gayet uyumluydu tarja ya da gelince tabiki onun kadar olamaz tarja nın sesi opera sesiydi anette inkiyse okadar da güçlü olmasa bile bence yinede iyi gidiyorlarr hem benim tarja veya anette le işim yok ben nightwish i marco hietala için dinliyorum zaten nightwish i de onun sayesiyle sevip dinlemeye başladım :)) hatta kişisel fikrim şöyle hiç kadın vokal olmasın tarja ayrıldıktan sonra keşke marco tek başına şarkı söyleseydi
bilmiyorum ben marcoyu beeniyorumm kadın vokalleri pek önemsemiyorum :))
tarja anısına bir tane efes dark açıp
wish l had an angel
this moment is eternity
walking in the air
bless the child dinleyesim var.ne duruyosam :)
Tarja'dan sonraki haliyle ayrıcalığı olmayan,sıradan bi rock grubu olup bitmiş grup.en azından benim için bitmiş,utanmasalar avril lavigne i alsalarmış anette yle ses aynı,ki anette de de ne kadar ses olduğu da tartışılır tabi ..
Nightwish, 1996’da kurulan Finlandiya’lı metal/gotikmetal grubu. Grupta en çok öne çıkan eleman Tarja Turunen olmasına rağmen, grubun fikir babası ve tetikleyicisi aslında klavyeci Tuomas Holopainen. Tuomas yanına iki elemanı alıyor (Tarja ve Emppu) ve üç şarkı kaydediyor. bu şarkıların tamamı akustik ve davulsuz. sonra bu parçaların davullu ve distortion’lı halini merak eden elemanlar, gruba Jukka Nevalainenide alıp bu parçaları tekrar kaydediyorlar. 1997 nisanında stüdyoya giren grup 7 şarkı kaydeder. bu şarkıları duyan spinefarm grupla iki albümlük bir anlaşma imzalar. Ağustosta tekrar stüdyoya giren grup 4 yeni şarkı daha kaydeder, ve The Carpenter adlı single’ı piyasaya sürer. Bu single Finlandiya resmi listelerinde 8. sıraya kadar yükselir, hemen ardından kasımda Angel Fall First albümü piyasaya çıkar ve aynı listede bu albümde 31. sıraya kadar yükselir.
Bu albümden sonra grup konserlere çıkmaya başladı ancak 97-98 arasında Jukka Nevalainen ve Emppu’nun askerde olması dolayısıyla sadece 7 konser verebildi. Bu arada Spinefarm’da «bu grupta iş var» düşüncesiyle albüm anlaşmasını 3’e yükseltti.
98 Aralıkta ise ikinci albüm Oceanborn Finlandiyada piyasaya sürüldü. Bu albüm hem Finlandiyada oldukça büyük ilgi gördü, 5. sıraya kadar yükseldi (Angel Fall First 31’de kalmıştı), hatta bu albümden önce çıkan Sacrament of Wilderness single’ı haftalarca bir numarada kaldı. İki üç ay sonra albüm Finlandiya dışındada piyasaya sürüldü. Dışarda da büyük ilgi gören albüm sayesinde grup turlara başladı ve büyük organizasyonlara katıldı. 99 Ağustos’unda almanyada Sleeping Sun, Walking in the Air, Swanheart, Angels fall first parçalarını içeren single çıkarıldı ve ilk ayında 15 bin adet sattı. Oceanborn ve Sacrament of Wilderness Finlandiyada altın plak kazandı ve grup Rage’le birlikte 26 konserlik bir Avrupa turuna çıktı.
2000’in başlarında ise grup başka bir klasik olan wishmasterı kaydetmek için tekrar stüdyoya giriyor. Bu arada grup Eurovision’da Finlandiyayı temsil etmek için Sleepwalker adlı parçayla elemelere giriyor ancak başarılı olamıyor.
2000’in mayısında Wishmaster yayınlanıyor ve hemen ardından tura çıkılıyor. Bu arada Finlandiyada bir ilk gerçekleşip, bir metal grubu resmi Finlandiya listelerinde birinci sıraya yükseliyor ve 3 hafta boyunca ordan inmiyor. Ayrıca Almanya listelerine 21 ve Fransa listeleride 66. sıradan giriyor.
29 aralık 2000’de Finlandiyada gerçekleştirilen konser From Wishes To Eternity adı altında sadece Finlandiyada DVD olarak piyasaya sürülüyor.
Spinefarm’la bir albümlük anlaşma daha imzalayan Nightwish Gary Moore’un «Over The Hills And Far Away» şarkısını, Angel Fall First’deki «Astral Romance» ve iki yeni şarkı ile kaydediyor ve bunları bir EP’de topluyor.
MCD olarak platinium’a kadar giden»Over The Hills And Far Away«‘in klibi Ağustos 2001’de Finlandiyada çekiliyor. O seneki turun sonunda Nightwish dağılma sınırına geliyor ancak bazı değişikliklerle grup yoluna devam ediyor.
Century Child 2002 Mayıs’ında çıkıyor ve Finlandiya’da iki saatte satış rekorları kırıyor. Bu sırada Nightwish, Finlandiya’da hem single hem albüm listelerine birinci sıradan giriyor. Almanya’da 5, Avusturya’da 15. sıradan listeye giren grup, Temmuz’da neredeyse tüm konserlerin biletlerinin tükendiği bir Güney Amerika turuna çıkıyor. Brezilya’da Century Child’ın ilk versiyonu kısa zamanda tükeniyor. Century Child, 2002’de Finlandiya’nın en çok satan ikinci albümü oluyor. Bu albümden sonra bir ara veren grup elemanları başka gruplarda çalmaya devam ediyor. (Jukka Sethian ve Bitch Driven ile, Tuomas Sethian ve For My Pain, Timo Rautiainen&Trio Niskalaukaus ile, Emppu Altar ile, Marco ise Tarot ile). Bu ara bir yılı geçmiyor ve 2003’ün başında yeni albüm kayıtları için tekrar stüdyo’ya giriliyor. 60.000 satan Century Child’ın başarasıyla 2003’ün çoğu yollarda geçiyor. 2003 boyunca End Of Innocence adlı DVD için materyal toplanıyor ancak çıkış tarihi sürekli erteleniyor. 2003 Ekim’inde çıkan DVD, o sırada albüm kayıtlarına devam ediyor. 5. albümleri «Once», Nightwish’in tarihinde en önemli albümleri olarak görülüyor. Bu arada Finlandiya Başkanı Tarja Halonen, Nightwish’in başarılarından dolayı Tarja Turunen ve kocası Marcelo Cabuli’yi Geleneksel Bağımsızlık Günü’ne davet ediyor.
2004 yılı yorucu bir stüdyo ortamında geçiyor ve «Once» albümünün ilk single’ı «Nemo» piyasaya çıkıyor. Büyük bütçeli bir klip çekiliyor bu şarkıya. Bu albümle firma değiştiren grup, yeni albümünü Nuclear Blast altında çıkarıyor ancak albümün Finlandiya dağıtımı için tekrar Spinefarm Records’la anlaşıyorlar.
Single «Nemo» ve albüm «Once», Finlandiya’da satışa çıktığı ilk günde «Gold Record» ödülü alıyor ve Nightwish tarihinin en büyük konser turu olan «Once» turuna başlıyorlar.
Grup 2005 Kasım ayında Hartwall Arena’da verdikleri konser sonrası Tarja Turunen’i gruptan açık bir mektupla kovmuştur. 2006’nın ortalarında yeni vokalist aradıklarını duyuran grup üyeleri 24 Mayıs 2007’de Anette Olzon’u yeni vokalistleri olarak seçtiklerini resmi sitelerinden bildirmişlerdir.
tarja'lı albümleriyle var olacak gruptur. yeni ürünler yüzüne bile bakılmayacak düzeyde..
hala tarja ayrılmamıs gibi düşüneerek kendımı mutlu etmeye calışıyorum olmuyo yenı sloistiyle dnlerken hiç ben nightwish dnlıyorum diemıorum nightwishi nightwish yapan tarjaydı
grubun o eski büyüsünü koruyabileceğini sanmıyorum bu duygusal bir tepkime değildir ebette tarja'nın gitmesi beni üzdü ama anetteyi dinleyince tarja nın değerini birkez daha anlamış oldum gothic değil sanki pop söylüyor nihahaha kısacası Nightwish kendi sonunu hazırlamış gibi.. sonu gelmesede o eski ihtişamlı günlerini geride bıraktı gibi. yani en azından benim için öyle:]
tarja turunen'in grupdan ayrılışının resmi açıklamasını yapar benim içim sıkılır yine. Sonra jetine atlayıp uzaklara gider :)