Jean-Hugues Anglade'a zaten Betty Blue filminden bir sempatim vardı..bu adam her filme yakışıyor..hep seven,kolları altına alan ve diğer başka hiçbirşeyi umursamayan karakter bu adama çok yakışır..iki seferdir bu adama vahşi kadınlar düşüyor..o da bu durumdan şikayetçi olmasa gerek :)
bu filmin sevginin yapıcılığını çok iyi anlatır ve Leon dan bildiğimiz Luc Besson da sevgi temalı filmleri işlmeyi çok iyi becerir..hayata gülümsemeyi kazanan Nikita kasada boyalı tişörtüyle ne kadar da hoştur..gülmek bir kadına bu kadar mı yakışır..sevgi yaraları bu kadar mı kolay iyileştirir...bir kadına gülüşünü kazandıran sevgiden neden korkarız bu kadar..en son ne zaman sevdiiniz kişilere sevginizi dile getirdiniz..mutfakta soğan doğrayan annenizi sarılıp şöle bir arkasından öptünüz kocaman..sevgilinize sarıldınız sıkı sıkı..gündeliğin başı boş sıkıntılarının bizi sevgiden uzaklaştırmasına müsade etmeyelim.çünkü bu hayatı yaşanılası kılan tek şey sevgidir..
hastasıyım
:> işte benim hatunlarımdan biridir kendisi :> kısa saç ona da yakışır :>
çok sevdiğim bi elton john şarkısıdır.
aynı zamanda metal gear solid'de kumanda edilebilen roketatar ın adı nikita dır
filmdeyse nikita rolunü oynayan anne parillaud o dönemde luc besson un karısıydı.
zaten adettendir her iki filmde bir başroldeki hatunla evlenilir.
bide nikita erkek ismidir
Anne Parillaud'un eşsiz performansıyla efsane haline gelen (1990) bir Luc Besson filmi...
En aşık olduğum karakter...
cine5 de dizi
o pencerenin örülü olması tüm sinirlerimi alt üst etti...ama nikitanın bir şeklide çıkması gerektiğini biliyor olması güzeldi..güzel bir film...
alman vodkası değil, tekel vodkasından az daha başarılı ucuz bir rus vodkasıdır.
yuksek alkollu alman votkası yenı sısesıyle daha da bı gusel oldu...tavsıye edermıyım edıyım barı...
votkasıda en az fılmı kadar güzel
ısım kıtlıgı ceken yenı nesıl rusların erkek cocuklarına verdıgı yenı nesil bır ısımdır efendım..
nikitaaa idi suda pajalusta..
James Bondun disi bedende hayat bulmus ancak gizli ajanlik goreviyle degil de kiralik katil misyonuyla bezenmis versiyonu...
Kendisi secmez bu yolu aslinda. Caresizdir, dunyadan bi haberdir; oyle ki , oldugunu ve gozunu bembeyaz bir cennet suitinde actigini zanneder ilk basta. Ancak Nikita inanilmaz bir hayatta kalma gudusuyle odullendirilmis rafine bir kahramandir (ki bu erdem ideal kahramanin sanindandir) hal boyle olunca palazlanir, egitilir ve gudumlenir. Silah kullanmayi, disiligini kullanarak tuzak kurmayi ogrenir ve daha bircok seyi...
Adam akilli bir devam filmi olmadi Nikita'nin. Sersem sepelek bir dizisi vardi ama olmasi gereken celiskili karanlik katilden o kadar uzaklasmisti ki tat vermesi mumkun degildi.
Halbuki bu tehlikeli kadin figuru mukemmel bir sekilde gelistirilebilirdi... ne biliyim, bir Bond gibi Nikita'ya atfettigimiz guzide niteliklerle hulyalara dalabilirdik belki.
Profesyonellesen bir Nikita ne kadar da karizmatik, ne kadar karsi konulmaz olurdu...
1990 yilindan bu yana bekledik, gelmedi Nikita. Gelmedi...
çok fena bir filmdir. duvardan duvara çarpar insanı.
"mister, is this heaven here or not?"
bayıldıydım nikita'ya.
hele adamı pataklayıp sonra klasik müzikte dans etmesi kopardı..
Unreal Tournament'ın hayali kadın karakteri.