bir delinin hatıra defteri gibisi yok...
Ölü Canlar' dan: "Aslında hepimiz biraz Çiçikov değil miyiz?"
peki peki..sustum işte...
ölü canlar okunması gereken bi kitap
Öngörü manyağıdır kendileri. Daha yeni oluşuyor olmasına rağmen devlet memurluğu mesleği Rusya'da onların psikolojik hastalıklarını saptamıştır. Poprişçin ve Çiçikov bu kör parmağım gözüne memur hastalıkları yaşattığı karakterlerdir. Memurluk derece/kademesi atlamayı isterler, önemli kişilerin kızlarına aşık olurlar kendi sınıfından kadınları görmezler, etrafında dönen oyunlarla yıkılmış adamlardır ancak harekete geçerler bir tür intikam duygusu ile, amirlerine ya da nüfuzlu devlet memurlarına yalakalık yapar, gösterişli giyinmeye çalışırlar, kısaca bir sınıf atlama çabası içindedirler, çakal olduklarını sanarlar. Sonuç egemen sınıfların onlara haddini bildirmesidir.
ölü canlar....ibretlerle dolu acı bir kitap...
bir delinin hatıra defteri
"..biraz tuzla iki baş soğan hazırladı. bıçağı aldı, kurumlu bir tavırla ekmeği kesmeye koyuldu. somunu orta yerinden ikiye böldü, ortasına bir göz attı, içinde beyazımtırak bir şey vardı; şaşırdı birdenbire. bıçağıyla usulca beyaz şeyi kurcaladı, sonra, biraz, parmağıyla dokundu. kendi kendisine, "katı bir şey! ne olabilir acaba?" diye düşünüyordu. parmağını soktu, o şeyi çıkardı:
- aaa! bir burun!
ivan yakovleviç'in kolları yanına düştü; gözlerini oğuşturdu, parmağıyla bir daha dokundu. burundu işte; bal gibi burundu. üstelik tanıdık bir buruna benziyordu."
gogol'ün tuhaf mizah anlayışına güzel bir örnektir bu öyküsü.. burun.. mutlaka okuyunuz.. ısrarla isteyiniz..
topyekün delirmemek için yazılmış olana delirmekten korkmadığımız poşet çay kıvamındayken gülüp, sinsice kim bilir daha nelere şükretmiştik...
"palto" , "burun" ve "fayton" öyküleri de çok güzeldir.. şahanedir.. mükemmeldir..
burun adlı öyküsü rus edebiyatında bir devrim sayılır. ölü canlar adlı eserin ise bir kısmı yazarın kendisi tarafından yakıldığı için sonu tam belli değildir...
nikolay gogol'den devam edelim derim... isim soy isim en güzeli..
Gogol deyince hep Ölü Canlar gelir akla, ama şahsi kanaatimce Gogol'ün 3 öyküsü vardır ki Ölü Canlar çok çok çok daha vurucudur.
1. Bir Delinin Güncesi (Bir Delinin Hatıra Defteri)
2. Kaput (Ki Dostoyevski hepimiz Gogol'ün kaputu içinden çıkmışızdır der.)
3. Burun.
ölü canları ölü canlar yapan, dünya romanında ilk kez bir Nihilist karekterin doğmasıdır... Ayrıca bu kavram da Gogol'le yakından ilişkilidir.
gogol adi ile taninan rus romancinin tam ismidir.
Ölü canların nasıl paraya çevrilebileceğini anlatan yazar.
akaki akakiyeviç karakterini yaratan yazar...
sıkılmadan okunabilicek bi sürü güzel öyküsü olan yazar
şey...haberiniz var mı? cezayir beyinin burnunun altında kocaman bir ben varmış!..