toplam 21 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | gnykrt |
| tuttum | kargakara |
| tuttum | Mr Fox |
| tuttum | zackzero |
| tuttum | karekaralamaca |
| tuttum | antielitist |
| tuttum | borki |
| tuttum | doctorstrangelove |
| tuttum | Last Caress |
| tuttum | el mundo |
| tuttum | mitra |
| tuttum | Taltrap |
| tuttum | gilgaer |
| tuttum | Spiritus Sancti |
| tuttum | mna mna |
| tuttum | macerayisevenadam |
| tuttum | menhatton |
| tuttum | ccns |
| tuttum | sumuklu bocegi selpakla tehdit eden adam |
| tuttum | LaButaca |
~45 ahkam var. 1 2 3 önceki sayfa »
üç müydü neydi baya bi izlemeye zorladım bünyeyi olmayınca olmuyor uyku ağır basıyor, dolayısıyla hiç beğenmedim çok iğraanç falan deme hakkım sonuna kadar var diye düşünmekteyim.
Çok beğendim gerçekten müthiş, herkese tavsiye ederim son beş yılda izlediğim en kütür filmdi.teşkürler..
insanın gözünde :
- yaş kaç dayı?
+ 67 evladım...
- si di git dayı pasaportla da olmaz senin işin
gibi dialoglar canlandıran bi film adı olsa da bünyesinde böle enteresan bi katil barındıran bi film...
izleyin derim
(izlemeyin de derim
sana ne lan ne dersem derim dhfksjfsk)
zaman en etkili ilaçtır derler ya
hakkatten öyle... kişinin yorum yapabilmesi açısından da faydalı
şöyleki :
izleyeli uzun zaman oldu filmi ve aklımda bi tek havalı silah kalmış demek ki kayde değer başka bi ziki yoktu filmin...
chigurg'un, moss'un işini-adresini sorduğu bir kadın vardı. o kadını niye öldürmedi anlayamadım. hadi diğer kasiyer adamın canını yazı-tura muhabbetine bağışladı tamam. bahsettiğim kadını düşünürsek; insan katil olmasa bile öldürmek isteyebilir sanırım öylesini. kadın kızdıkça herif güldü. "ne şimdi bu, ironi mi?" desen, değil.. "her insanın içinde az da olsa iyilik vardır" mesajlı bir vicdanlı katil geyiği desen hiç değil. adam belki de sert kadınlardan hoşlanıyordur tabi, bilemeyiz.
Gerilim adım adım iyi örülmüştü. Polis hâlâ yaşlı adam olmaya devam ediyor.
brokeback mountain a yapılan ibne kovboylar gibi bi çeviri olayından sonra ... işporta tezgahlarında yatacak yerin yok adıyla çıkmıştır diyerekten aradım
Tabi ki bendim...
Kendimi bildim bileli birini öldürmeyi planlıyordum.
Cehenneme gideceğimi biliyorum,15 dk sonra oradayım.Korktuğum falan yok.
İnsanın bunu yapması için ruhunu tehlikeye atması gerek.
Tamam,bu dünyanın bir parçası olacağım.
Yazı tura oyununda en fazla ne kaybettin ?
Bir şey söylemen gerekli senin adına benim söylemem haksızlık olur değil mi?
Bilirsen herşeyi kazanacaksın.
Çakallar Meksikalıları yemezler.
-Çadır istiyorum.
-Nasıl bir çadır ?
-Çok direkli olandan.
En azılı kötü adam.
Onun mizah anlayışı yoktur.
Para ve uyuşturucudan daha değerli prensipleri var.
Bunlar aklımda kalanlar demekki iyi.
Şiddette abartıya kaçılmışsa da kesinlikle çok iyi film. Josh Brolin,Tomy Lee Jones ve Javier Bardem'in oyunculukları çok etkileyiciydi...
kesinlikle güzel bir film.. eleştirmenlerin ne dediği umrumda değil.
akademiden çok daha iyi olan müthiş ama kimsenin siklemediği halktan eleştirmenlerimiz tarafından yerden yere vurulan film. hayatında ancak el kamerasıyla gittiği yerleri çeken ukalaların yerden yere vurma hakkını, sikik falan deme cüretini nerden bulduklarını merak ettiren film.
adamın biride aşağıda ; "psikopatın silahı ne saçmaydı aq" diye bir cümle kurmuş. saçma sapan olan sensin, götünle mi seyrettin lan filmi höterek demek istiyorum kendisine. eleştiri yapmak için, komik olabilmek için şaklabanlığın lüzumatı yoktur. şerif neredeyse 10 dakka ayırıyor silahın ne olduğunu anlatmak için. hötöröf bazı insanlar ya.
devam ederken hiç müzik kullanmadan, sizi ayak seslerine, nefes alışlarına kanalize edip; atmosferi yaşamanıza sebep olan ve geren. o gerilimi ise aniden bir kahkaha ile üzerinizden atmanıza sebep olan film.
kesinlikle çok çok etkileyici; aldığı her ödülü sonuna kadar hakeden bir film.
ciddi anlamda hayatımda en iyi çizilmiş kötü karakteri tanıdım bu filmde. evet; içindeki kötülüğü çenesine vurmadan halleden bir katil. duygusu olmayan ve ne zaman ne yapacağı çokta kestirilemeyen, düpedüz ve sırılsıklam bir psikopat.
hani denmiş ya, fark yoktu diye. hayır; çok çok çok farklıydı. benzer bir psikopat karakteri dahi yok şimdiye kadar beyaz perde de. ne "saw" kadar epik bir katil, ne "cani" kadar basit. kestirilemez ve anlanamaz; kendine göre prensipleri olan bir adam. javier bardem müthiş oynamış zaten.
susturuculu pompalı tüfek ile dumur olduğumu itiraf etmeliyim. iyi adamın aslında "avcı" olduğu ve "avcı" karakterine uygun olduğu sık sık vurgulanıyor filmde. kaçmaktan ziyade tuzak kurmayı ve "avcı" konumuna tekrar geçmeye çabaladığına şahit oluyoruz. özellikle anton u vurduğu sahnede; vericiyi saf dışı bıraktığından arkasını dönüp kaçabilecekken konumunu koruma gayreti müthiş bir karakteristik özelik kesinlikle. karakterleri anlayıp, onların doğasını çözümlediğinizde gerçekten çok daha etkileyici oluyor.
zor sahnelerde karakterlerin bıyıklarının terlemesi gibi ayrıntılar; oha dedirttiriyor. kesinlikle müthiş ayrıntıya inilmiş bir film. ilk sahnede vurulmuş olan köpeğin daha sonra ki sahnede daha beyaz olması veya ateş ettikten sonra mermi kovanının toplanması gibi; önemsiz ama işleyişi derinden etkileyen ayrıntılar nefisti gerçekten.
şerif in tecrübesi, ön görüleri ve bilgeliği insanı alıp götürüyor. hayata dair müthiş dersler var o sütliman, yarı hareketli duruşun içerisinde.
ve o son; çok etkileyici ve herşeyi birden bağlayan "hsktr artık yaa" dedirtecek bir son beklerken; ki şerifin son sahnede otel odasına girişinde buna gönderme yapılıyor sanıyorum; apansızın biten film gerçekten insana "hsktr yaaa" dedirtiyor. ne mutlu son var; ne de kötü. zannımca sadece ilahi adaletten bahsedilmiş en sonunda.
en son gelibolu yu izlerken bu kadar baymıştım. sıradan bi film, tv de verseler dahi izlemem o derece.
bildiğimiz bir psikopatlık. sinemada çoğu şey bildiğimiz şeylerdir evet. önemli olan işlenişidir. diğerlerinden farkı neydi? pek bi fark göremedim açıkçası.
-Yolda hiç yağmura yakalandın mı?
-Ne yoluymuş bu?
-Dallas'dan olduğunu gördüm de!
-Nereden olduğum seni ne ilgilendiriyor, ahbap?
-Herhangi bir şey ima etmek istememiştim.
-İma etmedin mi?
-Sadece lak lak ediyordum.
-Bunu kabul edilemez buluyorsan senin için başka ne yapabilirim, bilmiyorum.
-Başka bir arzun var mı?
-Bilmiyorum,Olmalı mı?
-Bir sorun mu var?
- Hangi konuda?
-Herhangi bir konuda!
-Sen şimdi bana...herhangi bir konuda sorun olup olmadığını mı soruyorsun?
-Başka bir arzunuz var mı?
-Bunu daha önce de sordun!
-Eh, yavaş yavaş kapatsamiyi olacak.
-Yavaş yavaş kapatmak mı?- Evet, Efendim
-Saat kaçta kapıyorsun ki?- Şimdi, şimdi kapatıyoruz.
-Şimdi" diye bir zaman birimi olmaz,saat kaçta kapatırsın?
-Genelde karanlık basarken,karanlık basınca!
-Sen ne söylediğini bilmiyorsun,öyle değil mi, bayım?
-Ne söylediğini bilmiyorsun",dedim.
- Saat kaçta yatarsın?- Efendim?
-Biraz ağır işitiyorsun galiba,|ne dersin?
-Saat kaçta yatarsın?"|dedim.
-21:00- 21:30 civarında,21:30 diyelim.
-O zaman da gelebilirim yani.
-Neden tekrar gelesiniz ki?Kapatmış oluruz.
-Evet, bunu söylemiştin.
-Eh, artık kapatmalıyım.
-Arkadaki evde mi yaşıyorsun?
-Evet, öyle.
-Hayatın boyuncaburada mı yaşadın?
-Aslına bakarsan burası komple kayınpederime ait.
-Parası için evlenmişsin demek ki!
-Senelerce Temple, Teksas'da yaşadık...
ailemiz orada kök saldı,Temple'da.
-Buraya döneli yaklaşık dört sene oluyor.
-Parası için evlenmişsin!
-Sen olaya o şekilde bakıyorsan...
-Herhangi bir şekilde bakmama gerek yok...
...öyle olmuş işte.
-"Yazı tura"da, şimdiye kadar kaybettiğin en büyük şey nedir?
- Efendim?|- "Yazı tura"da en fazla ne kaybettin?
-Bilmiyorum, ne diyebilirim ki?
-Yazı mı, tura mı?
-Söylemeli miyim?
- Evet
-Peki ne için?
- Sadece söyle!
-En azından ne için yazı tura attığımızı bilmemiz gerekmez mi?
-Gereken tek şey, söylemen. Senin adına ben söyleyemem...bu adil olmaz.
-Ben ortaya bir şey koymadım ama!
-Evet, koydun!
-Hayatın boyunca koyup durmuşsun da farkında değilsin!
-Bu paranın üzerinde yazan|tarih nedir, biliyor musun?
-Hayır
-1958.
-Buraya gelene kadar gezmediği yer kalmadı...ve şimdi burada.
-Ya yazı, ya tura...ve söylemen gerekiyor,söyle
-Bak, doğru tahmin ettiğimde ne kazanacağımı bilmem gerekir.
-Her şeyi!
-O nasıl oluyor?
- Her şeyi kazanabilirsin, söyle
-Pekâla, tura o zaman
-Tebrikler
-Sakın cebine koyayım deme!
- Efendim?
-Cebine koyma,|o senin uğur paran.
-Nereye koymamı istiyorsun?
-Cebin haricinde neresi olursa.
-Yoksa diğerleriyle karışır ve sıradan bir bozukluk olup çıkar...
-Belki atla gezintiye çıkarım.- Tamam!
-Ne diyorsun?- Bak, gününü ben programlayamam.
-Yani, bana katılmak ister miydin?
-Hiç işim olmaz!Emekli olan ben değilim!
-O zaman belki buralarda|bir işe yardım ederim.
-Etmezsen daha iyi olur.
-Rahat uyuyabildin mi?- Bilmem, rüyalar gördüm.
-Eh, artık rüya görecek vaktin var.İlginç bir şeyler gördün mü bari?
-Rüyanın kahramanlarıyla ilgili|ilginç şeylerdir hep zaten.
-Ed Tom, uslu uslu dinlerim!
-Peki o zaman! İki rüya gördüm, ikisinde de|kendine has bir şekilde babam vardı.
-Yaş olarak ona yirmi sene fark attım.
-Yani öyle hesaplarsak,|o benden daha genç.
-Her neyse, ilkini çok iyi|hatırlamamakla beraber...
kasabada bir yerlerde buluşuyorduk|ve o bana para veriyordu.
-Sanırım parayı kaybettim.
İkincisinde de, ikimiz de sanki eski günleri yaşıyorduk.
-Gece vakti at sırtında dağların arasında ilerliyor...
dağların arasındaki|o geçitten geçiyordum.
-Soğuktu ve yerde kar vardı.
-Yanımdan geçti ve ilerlemeye devam etti. Bir şey söylemeden geçip gitti.
-Sırtına battaniyesini atmış, başını da omuzlarının arasına gömmüştü.
-Yanımdan geçerken taşıdığı boynuzun|içinde alev alev yanan bir şeyler gördüm.
-İnsanlar öyle yapardı ve boynuz,|mehtabın rengini alır...
içindeki ateş sayesinde görülürdü.
Rüya olduğu halde biliyordum ki önden gidecek...
...ve bir yerlerde, o soğuk ve karanlığın içinde bir ateş yakacaktı.
-Biliyordum ki oraya vardığımda,o orada olacaktı.
Sonra, uyandım!