bu film kesinlikle kafayı yemiş...
şirazesinden çıkmış bir metin, bol mübalağalı performanslar, psycho cepkin müzikler, aktüel ve tempometren kamera ve daha nicesiyle todali firiks aut bir iş... eheheh... böyle yorum mu olur sosyocan, allah cezamı...
şimdi şöyle... zaten filmin uyarlandığı kitap hakkında söyleyecek söz bulamıyorum... ha bi tane buldum "when ellen fatal attraction dejeneres met sweet sixteen"... cate blanchett'ın "liseli vardı ya, ah o liseeelii..." türküsüne mi kulak versem, judi dench'in "ben imkansız aşklar için yaratılmışım"ına mı karar veremedim... naim dilmener'in arşivi bile bu film karşısında çaresiz kalıyor sevgili canım... richard eyre, senin dilin ne söylüyor, ben anlamıyor...
kaka bir yana, bu ne eğlenceli bir filmdir... seyircisine nasıl da çimenlerde yuvarlanma şansı veren, sonradan da yuvarlandığı çimenlerin sonunda bir uçurum olduğunu hissettiren bir filmdir... kendi ciddiyetsizliğiyle barışmış, dötünden delirmiş öyküsü, olabileceğin en yükseği taşkın oyunculukları... ahahaha yaa bu film çok komik... izleyin bak... yazamıyorum gülmekten...
daha az ciddi bir synopsis gerekirse; kate blanchet south park bölümünü uygulamaya koyar. bu sefer ike yerine böle onbeş yaşında çilli çocuk vardır,çocuk 48 küsür yaşındaki taş gibi hatunu üzer felan böyle,sonra lezbiyen olmayan judi dench teyzemiz (bakiredir kendisi kimseyle ilişkiye girmemiştir,daha komplikedir böle sadce sömürür felan.) ahanda herkes bana güveniyor ne kadar güzel derken,blanchet'lerin evine gider,tüm seyirci olarak böle american dream ailesi gibi bişi beklerken eskiden öğretmeni olan kocası bi tane down sendromlu gerizekalı şişko oğlu (cartman'ın salağı) bide böle moody moody salak bi kızla karşılaşır. sonra kate azıtır felan..SPOILER! işte film sona erdiğinde normal insanlar oyoyoy ne kötü kadınmış derken bazı insanlar yes beee diyerek filmi terkeder.bide kate'in bağıra bağıra kameralara çıktığı kısım fecidir.