toplam 5 kişi bulundu. 5 adedi gösteriliyor.
~95 ahkam var. 1 2 3 ... 5 önceki sayfa »
Yarın, oyunuma gelin. ama,oyuna gelmeyin. Gözük acık olsun..(:
“Sağcı ile sağcı solcu ile” solcu olanlara inat yola devam..
İstanbul da tiyatro seyircileri, Aksaray ve çevresinin tiyatro ile dopdolu akşamlarını anımsayacaklardır. Aynı anda onlarca tiyatro sahnesinin perde açtığı
bu tarihsel semtte şimdi yeni bir hareketlilik yaşanıyor. TÖS tiyatrosu olarak bilinen ve temeli Devrim İçin Hareket Tiyatrosu çalışması ile atılan mekân, yeniden seyircisi ile buluştu. Üç aylık bir zamana yayılan restorasyon çalışması bitti ve geçtiğimiz aylarda SU GÖSTERİ SANATLARI SAHNESİ olarak hayata merhaba dedi.
Orhan Aydın’ın genel sanat yönetmenliğinde Uğur Mumcu’nun, SAKINCALI PİYADE adlı oyunu ile seyircisini selamlayan topluluğun kadrosunda, üç kuşak oyuncular bir arada sahneye çıkıyorlar.
Oyunun AST tarafından 1993 yılındaki oynanışında, SAKINCALI rolünü oynayan Mehmet ULAY, hem aynı rolü oynayıp hem de oyunun yönetmenliğini üstleniyor. Recep yener, Oğuz Tunç, Orhan Aydın, Mustafa Kırantepe, Tamer Özceviz, Deniz Atam, Ramazan Atbaş, Beran Soysal, Cansu Fırıncı ise oyunun diğer oyuncuları.
Müzikleri Timur Selçuk ustaya, Dekor ve Kostüm Tasarımı M. Ziya Ülkenciler’e, Hareket düzeni Gizem Erden’e, Film tasarımı Önder Ünsal’a ve Işık tasarımı Yüksel Aymaz’a ait.
SAKINCALI PİYADE, 68’in üstünden tanklarla, tüfeklerle, ezan sesleri ve kurt ulumaları ile geçildiği bir dönemin, yani 12 Mart karanlığının tiyatro tarihimizde tek belgesel oyunudur. Hemen her sözcüğü mahkeme tutanaklarına geçmiş oyun, düne dair yaptığı göndermeler anlamında da tartıştırıcı bir içeriğe sahiptir.
Türkiye yazın ve gazetecilik yaşamının en güçlü kalemlerinden bir olan Uğur Mumcu’nun usta işi oyunu; Sıkıyönetim mahkemeleri, askerlik anıları ile, cezaevleri sürecinin birlikte anlatır.
Bu günlerde yaşanılan, Anayasa, Hukuk, Yargı tartışmaların alt metinleri olarak görülebilecek oyun, gerçekçi olduğu kadar komik, komik olduğu kadar da gerçekçi diyebiliriz.
Uğur Mumcu’nun katledilişinin 15. kara yılında; sağcı ile sağcı, solcu ile solcu olan tüm döneklere inat, SAKINCALI yoluna devam ediyor.
Tarih: 13 Kasım 2008 Saat: 20:30
Yer: Kadıköy Halk Eğitim Sahnesi.
bende varım hey:D
Bence bizler için en yararlı tiyatro, bizlere sevinmesini öğreten, içimizde biriken enerjiyi istediğimiz gibi kullanmamızı sağlayan, bizleri sevgi ile besleyen, içten güçlendiren tiyatro oyunları olmalı.
Gelin tiyatroda sevinelim, yaşamanın, sevmenin, dayanışmanın tadına varalım.
Yaşamayı ve yaşatmayı, mutlu olmayı ve mutlu etmeyi öğrenelim.
Kısacası tiyatronun aynasında kendi yaşamımızı seyredelim, yarınlarımızı görebilelim
“Sağcı ile sağcı solcu ile” solcu olanlara inat yola devam..
İstanbul da tiyatro seyircileri, Aksaray ve çevresinin tiyatro ile dopdolu akşamlarını anımsayacaklardır. Aynı anda onlarca tiyatro sahnesinin perde açtığı
bu tarihsel semtte şimdi yeni bir hareketlilik yaşanıyor. TÖS tiyatrosu olarak bilinen ve temeli Devrim İçin Hareket Tiyatrosu çalışması ile atılan mekân, yeniden seyircisi ile buluştu. Üç aylık bir zamana yayılan restorasyon çalışması bitti ve geçtiğimiz aylarda SU GÖSTERİ SANATLARI SAHNESİ olarak hayata merhaba dedi.
Orhan Aydın’ın genel sanat yönetmenliğinde Uğur Mumcu’nun, SAKINCALI PİYADE adlı oyunu ile seyircisini selamlayan topluluğun kadrosunda, üç kuşak oyuncular bir arada sahneye çıkıyorlar.
Oyunun AST tarafından 1993 yılındaki oynanışında, SAKINCALI rolünü oynayan Mehmet ULAY, hem aynı rolü oynayıp hem de oyunun yönetmenliğini üstleniyor. Recep yener, Oğuz Tunç, Orhan Aydın, Mustafa Kırantepe, Tamer Özceviz, Deniz Atam, Ramazan Atbaş, Beran Soysal, Cansu Fırıncı ise oyunun diğer oyuncuları.
Müzikleri Timur Selçuk ustaya, Dekor ve Kostüm Tasarımı M. Ziya Ülkenciler’e, Hareket düzeni Gizem Erden’e, Film tasarımı Önder Ünsal’a ve Işık tasarımı Yüksel Aymaz’a ait.
SAKINCALI PİYADE, 68’in üstünden tanklarla, tüfeklerle, ezan sesleri ve kurt ulumaları ile geçildiği bir dönemin, yani 12 Mart karanlığının tiyatro tarihimizde tek belgesel oyunudur. Hemen her sözcüğü mahkeme tutanaklarına geçmiş oyun, düne dair yaptığı göndermeler anlamında da tartıştırıcı bir içeriğe sahiptir.
Türkiye yazın ve gazetecilik yaşamının en güçlü kalemlerinden bir olan Uğur Mumcu’nun usta işi oyunu; Sıkıyönetim mahkemeleri, askerlik anıları ile, cezaevleri sürecinin birlikte anlatır.
Bu günlerde yaşanılan, Anayasa, Hukuk, Yargı tartışmaların alt metinleri olarak görülebilecek oyun, gerçekçi olduğu kadar komik, komik olduğu kadar da gerçekçi diyebiliriz.
Uğur Mumcu’nun katledilişinin 15. kara yılında; sağcı ile sağcı, solcu ile solcu olan tüm döneklere inat, SAKINCALI yoluna devam ediyor.
Tarih: 13 Kasım 2008 Saat: 20:00
Yer: Kadıköy Halk Eğitim Sahnesi.
ben istediğim şeyi istediğim şekilde eleştiririm
ve bunda da o kadar özgürüm ki...
sevmiyorum... tiyatroda verilen gereksiz mesajları, kaygıları ve çoğu zaman da gerçekleştirmeye çalıştırdıkları müzikal tarzı da hiç beğenmiyorum
bundan sanane ?
sanatasaygı duymak ayrı bişeydir, sevmemek ayrı bi şeydir. kimse her sanat dalını, her yapılanı beğenmek zorunda değildir. ben bi şeyi beğenmiyorsam ya da eleştirebiliosam yeterince sahne tozu yutmuşumdur zaten...
ayrıca sözlerine bi şey dediğim olmadı, müzik işini mümkünse bize bırakın dedim.
hadi bakalım görcezzzz : )
kulise geldiğimde beni tanımamazlık yapma paralarım : )
"dil'e gelsin
sözünden dönen namert olsun bizde böyle bundan sonra"
sıla özlemi cekiyorum hueueue
tamam, öndeki koltuklardan birinde "Moonline" yazıyor olucak :P
gelir bakar otursun :(:
@pimp of the nation'in dediği gibi şarkı mı var yoksa oyunda ? ya noolur şu müzik işini sadece bize bırakın gözünüzü seviyim : )