toplam 1 kişi bulundu. 1 adedi gösteriliyor.
~38 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »
arada yağmurlar yağdırmalıyım
arada yağmurlar yağdırmalıyım...
gök yüzünden tanrıya hissettirmeden yıldızlar çalmalıyım saçlarına takmak için…
dünyadan hep bir şeyler eksiltmeliyim, dünyaya zarar vermeliyim
bazen gök yüzünü siyaha boyamalıyım, tanrıcılık oynamalıyım..
sessiz ölmeliyim, derinden ölmeliyim, ama kimseye söylememeliyim…
bazen denizleri kurutmalıyım
aslında onu ne kadar çok seviyorsun? sözüne verilebilinecek tüm cevapları dünya üzerinden kaldırmalıyım
bazen ellerin olmalıyım, yüzüne sen istediğin zaman sadece deymem senin ellerinde olmalı…
bazen sessizlik olmalıyım, en sessiz halimde kulaklarımızı sağır edercesine susmak için.
biri sustursun şu se(n) sizliği…
bazen sen olmalıyım, beni o kadar çok sevmeliyim ki… nefes almalıyım
evet
bazen nefes olmalıyım, aldığım her havada seni bulmalı, seni çekmeli, seni en derinlerimde hapsetmeliyim..
ölmeliyim bazen, yine hiç acıtmadan yine geri geleceğimi bile bile birbirimize ölüm oyunları oynatmalıyım…
bir düş olmalıyım kimi zaman,
‘düş’tüğü zaman kırılan,
kimsenin umurun da olmayan
değişiklik
olsun
diye
bendende
bunu
öğrenin;
bir araştırmada ; bir ignliiz üvnsertsinede ypalin arşaitramya gröe, kleimleirn hrfalreiinn hnagi sridaa yzalidkilrai ömneli dğeliimş. Öenlmi oaln brinci ve snonucnu hrfain yrenide omlsaimyiş. ardakai hfraliren srisai kriaişk oslada ouknyuorumş. Çnükü kleimlrei hraf hraf dğeil bri btüün oalark oykuorumuşz. bakin nasil da duzgun okudunuz, ilginc degil mi?
seni çok özlerdim geceleri
o geceleri özlemekten yoruldum
sen çok özlüyorum bu gece
ben bu gecelerden de yoruldum
nedenlerimle yaşıyordum ya
yaşanmaz demelerime,
bastıra bastıra
yaşamıyorum artık
altını çize çize
bana ait olmayan herşeyi benim gibi yine sahipleniyorum , hiçbirşey benim değilken hiçbirşeylerimin içinde hiçleşiyorum , susuyorum sessizliğe susuyorum sana susuyorum
içimde tuttuğum vermediğim nefeslerim var.
halen sensizliği solurken senliliğin acısından korkuyorum
korkuyorum bu şehrin kirlettiği benden
korkuyorum bu şehrin kirlettiği senden
bedenimden
hiçbirşeyliğimden korkuyorum
git.
artık gözlerden akacak son saf en saf yaş damlalarını tekrarlatmamak için git.
son sözüm son nefesim olsada.
gi...
söylemek için çırpındığım gecelerde sen vardın
o halde ben yalnız senin güzelliğinde çirkinim!
fikirlerim boğazıma dolanan bir ip gibi sıkıyor ruhumu . acılar içindeki bedenimin yerini nefessiz bedenlere bıraktı.
ölmüyorum sadece acı çekiyorum
bugün dünlerimden daha çok zorlanıyorum nefes almalarımda.
ne güzeldir demi yarınlar
görebilenler için
evet güzeldir yarınlar
yarınlarında umutları yarınlarında hayalleri olanlar için
mutluyumu canlandırıyor bu son sahneler
peki .
sahneler sokaklar oyunlar vol iki :)
bugününde altını çize çize
üstüne basa basa yaşadım
affetme beni tanrım
hep haksızlığıma vuruyorum şerefimi.
haydi can çık artık çıkacaksan.
dur!... Teninin sıcaklığında kaderime bulaşacak bir iz bırakacaksan; dur ve yalnız ürpertisini yolla gerçeğin...
affetmek yok! yavaş ve usulca dokunacaksın benden sonrasında kalan herşeye... Daha çok sevgi sözcükleri duyacaksın... Daha az kavgaların olacak kendinle... Sevildiğini sanacaksın en basit cümlelerde... Öylesine sıradan sarılışların gerçekliğine inanmak isteyeceksin... ve ben yine kavgalarımla tüküteceğim bana biçilen nefesi, düşüncelerimin özüne dokundurmadan... öncesi olan bir yüreğin, hissedemeyecek kadar yanık teninde bitireceksin tüm yaşanmışlıklarını... ve hakedilmeyen anlamlar yüklemek zorunda kılacaksın kendini, o çirkin ruhlara...
Sonra alışacaksın...
ve elbette alışacağım...
herşey sıradan gelecek bizlere!
acı çekmek ne kadar gerçek ise
sebepsiz gitmelere yönelik inadım da okadar korkakça.
suçsuzluğum içimdeki fesatlığın hiç olmasından kaynaklı ise
malubiyetim dışa yansıtamadığım iç sesimden ibaret.
üzülmek , acı çekmek bedenimin bir bütünü olmuş.
kahretsin , yüzümdeki sahte umursuzluğu içimdeki gerçek erkekliğe yansıtamayan çocukluğuma
kahretsin beni ben gibi anlamıyıp
o bu şu diye adlandıranların anladıklarına...
bu şekilde bana gelişlere...
kendime cehennem azabı çektirmeyi istemek benim seçimim evet.
korkuyorum bu cehennemden çıkmaya
korkuyorum bu cennete yeniden girip o cennetten yeniden mahrum kalmaya.
korkuyorum...
üstü başı toz içinde sakalları pas içinde
kime neye içtiği belli olmayan hiçbirşeylerde kaybolmayı seçmiştim ben...
nerden bileceksiniz!
artık gitme demiyeceim
zaten iyice hazırsın bu sefer...
tek kelime etmesem diyorum
ama etmeliyim
sana bilmediğin birşeylerden bahsetmeliyim...
kendimden!
hayır hayır etmemeliyim...
ışıkları kapat git artık
bu kadar şefkat bana fazla...
Git…
Gururu kaybedilmemiş fikirlerin özgürlüğünde yalnız bırak beni…
Yapacaklarım var benim
Hayata karşı sorumluluklarım
Rakamlarım bekler beni
Buna bağlı olan insanlarda
Yazmam lazım arada
Kelimelerim olmalı
Dik duruşlu…
Manzaralaştırmalıyım adımlarımı
Çayım simidim olmalı
Üç beş martı benim için uçmalı
Arada yağmurlar yağdırmalıyım
Ama nasibini kimse almamalı
Bakışlarım olmalı iki ucu keskin noktalara farklı şefkatler dağıtan
Kendimi anlatacağım aynalarım olmalı
Bakınca ne istediğimi yansıtan
Duraksız trenlerim olmalı
Bekleyenlerden, bekletenlerden uzak!
Kendime saygım var benim
Kimselere duymadığım kadar…
Birde verecek nahisatlarım var benim
Dinlemeye mahkûm bir kaçta insan…
Acıları dindiremem elbette
Derman olmamı kimse beklemesin
Bu defa küstahlık yapmayacağım
Birkaç satırda içimde saklı kalsın
Dedim ya yapacaklarım var henüz yapamadıklarıma…
Bilirim seninde yapacakların vardır…
Fahişe fikirlerini yaşatacağın bedenlerin ayazlığında dinlenmek gibi!
Üç beş silik kimlikte ehlileştir duygularını…
Duramazdım yüreğinde eğreti misafirliğimle…
Kendime saygım var benim
Evet kendime…
Üzülme, saygılarımı da toplayıp gittim! !
Selametle..!
harabe bir kentin yakışıklı çocukluğumun korkaklığında yaşattığım adı sevda diye oyunlar oynadığım bu aşkta perdeler yarım kapandı.
korkuyorum ey hayat !
gururuma malup olmaktan korkuyorum
belki her malubiyetim yüzümden geri çekilen tebesümü geri getirecek biliyorum.
fakat yüzümdeki son zamanların en maçul sertliğinde aynalara bakmaya korkuyorum.
korkuyorum ey hayat !