toplam 31 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | imparatoriza |
| tuttum | davul terbiyecisi |
| tuttum | hippolyte |
| tuttum | psstel |
| tuttum | fenderli |
| tuttum | oziiiy |
| tuttum | omarturk |
| tuttum | blond769 |
| tuttum | Hippie Blues Lady |
| tuttum | loser to winner |
| tuttum | agah02 |
| tuttum | LilithAmiteil |
| tuttum | CobrAzaN |
| tuttum | choqo pyenses |
| tuttum | after4ty |
| tuttum | DenizPraetor |
| tuttum | zekocan |
| tuttum | bhrgn |
| tuttum | Adora |
| tuttum | erman82 |
~15 ahkam var.
üniv.yıllarında ya özgün dinlersin kuralmış gibi..ya da ahmet kaya veya türevleri gibi şarkı-türkü vs..onur akın da öyle işte.kampustan çıkana kadar yani...
son kibrit çöpüm gibi sakladım seni
rüzgarsızdı hava tiryakiydim üstelik
yakmadım seni ....
Ey Hayat
Sen şavkı sularda bir dolunaysın
Aslında yokum ben bu oyunda
Ömrüm beni yok saysın...
6 Mart 1967:
Van Gölü'nün kenarında Bitlis'in şirin bir ilçesi olan Ahlat'ta dünyaya geldi. Öğretmen bir babanın ve ev hanımı bir annenin altıncı ve son çocuğudur. Köy Enstitüsü mezunu olan babasının tayini nedeniyle İstanbul'a yerleşmişlerdir.
İnsan doğduğu yere benzer
Toprağını iten çiçeğe
Suyunda yüzen balığa...
Büyük bir vefa duygusuyla, Bitlis'in suyunu ve toprağını heybesinden hiç eksik etmeden, yine suyuna ve toprağına büyük bir aşk ve tutkuyla bağlanacağı ve üzerine şarkılar besteleyeceği; anılar biriktireceği bu şehirde eğitim hayatına başlamıştır.
İlkokul: Paşabahçe İlkokulu
Ortaokul: Paşabahçe Ortaokulu
Lise: Paşabahçe Ferit İnal Lisesi
Üniversite: İstanbul Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Gazetecilik ve Halkla İlişkiler bölümü
Onur Akın bütün bu dönemlerinde müzikle içi içe yaşamıştır. Aile bireylerinin müziğe olan yakınlığı yaşamında yön çizmiştir. Okul sıralarındaki müzik çalışmaları üniversite yıllarında GRUP BARAN'ın oluşumuna etkendir.
Fakültenin önü demirden köprü
Fakültenin önü bir sıra kavaktı
Biz bir garip yiğit kişiydik
Bütün hürriyetler bizden uzaktı
1987 yılında kurduğu grubun, 1989'da ilk albümü YEDİVEREN dinleyiciyle buluşmuştur. Vedat Türkali'nin 1944 yılında yazdığı BEKLE BİZİ İSTANBUL adlı şiir Onur Akın'ın bestesi ve yorumuyla, kendi alanında gelecek yıllara yürüyen bir klasik eser olmuştur.
Açardın yalnızlığımda
Mavi ve yeşil açardın
Yenerdim acıları kahpelikleri
Yıl 1991. Onur Akın, GRUP BARAN'la ikinci ve son albümleri olan KUYTUDA BAŞAK'ı yayınladı ve bundan sonra müzik çalışmalarına tek başına devam etti.
Küçük serçelerin izlerinde
Buluruz belki yaşam aşkını
Ya da hasta yataklarımızda
Su veririz belki birbirimize
Boş ver bunları bir tanem
Sen benimle ölür müsün
Yine aynı yıl öğrencilik yıllarında yol arkadaşı Hanife Sevim artık hayat arkadaşıydı.
İnadına inadına
Seveceksin inadına
Yaşanan tüm umutsuzluklarda, kirlenmelerde, bozulmalarda, yaşamın sert karanlıklarında ışığı taşımıştır müziğiyle bizlere büyük bir umutla...
1993'te "Seni İstanbul Yapmalı" (Gözlerimde Bulut), 1995'te "Nereye Ey Güzel İnsanlar" adlı albümleri yayınlandı.
Sana Küçüğüm diyorum
Büyüklük senin yüreğinde
Ah canım kızım Eylül
Oy benim kızım Eylül
Yıl 1995. Ressam Hanife Sevim Akın ve müzisyen Onur Akın'ın kızları Eylül Türkü Akın, 1994'ü 1995'e bağlayan yılbaşı gecesi, bütün yıl dönümlerinin en güzel hediyesi olarak merhaba der annesine ve babasına.
Ayrılıklar eskidi
Biz eskidik
Aşk bize küstü usta
1997 yılında "Aşk Bize Küstü" adlı albümü yayınlandı
Son vapurda ayrıldı limandan
Son tren içimi çizipte geçti
Yıl 1999. Onur Akın "Asi ve Mavi" adlı albümünü dinleyicileriyle paylaştı.
Ben yağmur yüklü bir bulutum
Kime çarpsam ağlarım
2000 yılı sonlarında yine hayatın bütün renklerini içinde taşıyan bir albüm olan "Ey Hayat" dinleyicileriyle buluştu.
Anadolu'dan aldığı bütün kültürel birikimi tüketmeden, yeniden ve kendi kimliğiyle üreterek, tekrar Anadolu kültür mirasına sunan Onur Akın diğer albümlerinde olduğu gibi yepyeni besteleriyle dinleyicileriyle yeni bir buluşma noktası hazırladı.
Hey bakışı sevdalı
Hey duruşu yaralı
Seni kimden sormalı
Seni aşka yazmalı
Aşka yazılacak bütün yaşamların kıyısında özenle seçilmiş şiirler ve bestelerden oluşan son buluşma noktası "Seni Aşka Yazmalı" adlı albümüdür.
Onur Akın son albümünü uzun yıllardır düşünü kurduğu, her alanda onun hayata, sanata bakışını yansıtacak, üretimleriyle müziğin ve sanatın yozlaştırıldığı bu yabancılaşma ve kirlenme çağında kayalıklarda bir avuç toprağa tutunup direnen küçük bir incir ağacının duyarlılığını, direngenliğini taşıyacak Eylül Müzik'i kurmuştur.
Grup Baran sürecinden bugüne yurtiçinde ve yurtdışında verdiği konserlerle, samimi ve dürüst bir paylaşımı yaşadığı ve ülkenin her yerinde onu yalnız bırakmayan dinleyicileriyle birlikte, Seni Aşka Yazmalı adlı albümün konserlerine devam edecek ve bu incir ağacını yaşatacaktır.
Gün gecede bilenirmiş
Ve hasret sevdada
Dağlar dize gelirmiş
İnatla yürüdükçe
Yeter ki umut olsun
Yeniden dermanlar doğursun
Umut olsun
Olmaz değildir hiçbir şey....
http://www.onurakin.com/Biyografi.asp
keyif alıyorum dinlemekten..eskimiyo işte ara ara dinliyosunuz..hüzünlendiriyo,,uzaklara götürüyo bazen..bazende yakınlara....
Bugün kederliyim, beterim bugün
Sesime ses değse çığlık oluyor
Üşüyor toprak, taşlar üşüyor
Vuslatı yakın eden yollar üşüyor
Yumma gözlerini uyuma bugün
Bütün gölgeler akşam oluyor
Üşüyor yaprak dallar üşüyor
Savrulup yırtılan rüzgar üşüyor
(İçimde kış gibi bir mevsim üşüyor)
Oysa ben senden neler neler isterdim
Senli sevdalarda doğmak isterdim
Sabahlar isterdin asi ve mavi
Büyüsün isterdim ışığın rengi
Ama gel gör ki kötüyüm bugün
Son vapur da ayrıldı limandan
Son tren içimi çizipte geçti
Bir bir ışıkları söndü odaların
Kapılar gözlerini uykulara kapadı
Yarim, yağmur yüreklim
Uyuyor musun...
İçimde kırılıp kalır ağlayan sesin
Susar yüreğimde yüzün, soluğun susar
Ne olur bir sabah kapım çalınsa
Açınca gülüşün içime dolsa
Belki bir meyhane biraz da rakı
Sen türkü söylesen ben eşlik etsem
Bakmayın çekilen perdelerin
Aydınlık oluşuna bu şehirde
Renk renk desenlerine kanmayın
Sakılısında kimbilir kaç yüreği
Bu ayrılıklar boğar
Kimbilir ardına kadar susumuş ömürleri
Paslanmış ne çok kapı bekler
Hasretin gibi çarpıyorum kapıları
Soluk soluğa atıyorum kendimi sokağa
Taşlarında izmaritlerimi ezdiğim kaldırımlar
Sicim bir yağmur altında
Bir yanıtım yoktur
Seni soran açelyalara
Bir meyhane bulur beni
Beyaz keteni kirlenmiş masalar
Yorulmuş bir rakı alır beni
Kalbime seni sorar
O an duracak zannederim bu gevezeyi
Sol kolumda bu aşkın uyuşmuş ağrısı
Otuzbeşlik ne ki
Meyhaneci yetmişlik getir
Tek başına gitmiyor zıkkım
Kavunun tadı zehir
Sen yoksun boynu bükük saatlerin
Bu akşam "Dürüyemin güğümleri kalaylı"
Gitmiyor be abla, değiştir şu bantı
"Bu ne sevgi ah bu ne ızdırap
zavallı kalbim ne kadar harap"
Çalmıyor artık
Öyle ya çoktan göçmüş Abdullah Yüce
Geceye su gibi dökülse sesin
Bizimle hüzünlü türküler gülse
Ellerin elimi bulsa ansızın
Kalbimden kalbine çiçekler koşsa
seviyorum seni
ekmegi tuza banıp yer gibi
geceleyın atesler ıcınde uyanarak agzımı dayayıp musluga su içer gibi..