David Isberg ve Mikael Akerfeldt tarafından 1990 yılında Stockholm’de kurulan Opeth, Death Metal’e progresif tarz sesler ve akustik öğeler kattı. Namları yükseldikçe, müzikte kategori sınırı tanımayan ve on dakikadan aşağı şarkı yapmayan grup olarak bilinmeye başlandı.
1992 yılında David Isberg’in ayrılmasının ardından vokale geçen Mikael Akerfeldt, çıkardıkları demolardan sonra gruba katılan yeni üyelerle nihayet ilk albümleri “Orchid”’i, gruptaki cevheri gören Candlelight Records şirketi 1995 yılında piyasaya sürdü. Bu albümde gitarda Peter Lindgren, bas gitarda Johan De Farfalla, bateride ise Anders Nordin gruba katıldı. Albüm başarılı oldu ve Opeth metal camiasına girişini yaptı.
Bu albümün ardından grup 1995 ilkbaharında İngiltere’de, birinin London’s Astoria olduğu, iki büyük organizasyona katıldı. Konserlerden sonra Stockholm’e geri döndüklerinde hemen ikinci albümleri “Morningrise” için çalışmalara başladılar. Albümü 1996 ilkbaharında doldurdular. Albüm piyasaya çıkmadan önce grup Morbid Angel ve The Blood Divine’la İngiltere’ye ikinci bir turneye çıktı. Senenin sonunda çıkan “Morningrise”, metal hayranları ve eleştirmenlerden tam not aldı. Grup adını dağa taşa duyurdu, İngiliz black metalin tanrısı Cradle of Filth’le Avrupa turuna çıkma şansı buldu.
Grup bundan sonraki iki sene boyunca çalışmalarını sürdürüp boş durmasa da albüm çıkarmadı. Bu arada baterist Anders Nordin Brezilya’ya taşınarak grubu terkeder. Opeth kadrolarına eleman aramaya başladı. Bunun için “Biz çok büyük bir grup olucaz. Bu fırsatı kaçırmak aptallıktır, meşhur olacaksın!” şeklinde ilanlar verdiler. Ummadıkları kadar başvuru aldılar. Ve nihayet Uruguay doğumlu, eski Amon Amarth’lı Martin Lopez’i kadrolarına dahil ettiler. Bu arada bas gitarist John De Farfalla da gruptan atılır. Martin Lopez, en iyi arkadaşı olan basist Martin Mendez’i gruba önerdi. Grup -daha sonraları onları bugünlere getiren en önemli kişilerden biri olacak olan- Martin Mendez’i de gruba aldı. Yeni kadroyla 1998 yılında daha karanlık, daha agresif olan “My Arms, Your Hearse” konsept albümü çıktı ve grup ününe ün kattı.
Opeth’in bir sonraki albümü, İngiltere’nin en büyük metal plak şirketi Peaceville etiketiyle çıkan Still Life (1999) oldu. Progresif-rock etkilerinin görüldüğü bu albüm grubun o ana dek yaptığı en iyi çalışma oldu.
Grup bir sene sonra yeni albümleri “Blackwater Park” için Gothenburg’da stüdyoya girdi. Steven Wilson’ın (Porcupine Tree) prodüktörlüğünde 2001 yılında piyasaya çıkan albüm Opeth’e dünya arenasında daha da büyük bir şöhret kazandırdı. Grup bu albümden sonra ilk kez Amerika’da, Malwaukee Metalfest için Amorphis ve Nevermore ile turneye çıktı ve Avrupa’da çeşitli büyük etkinliklere katıldı.
Bundan sonra grup “kardeş” olarak adlandırılan iki albüm daha çıkardı. Bunlardan birincisi Deliverance ve ikincisi Damnation’dı. İki albüm de aynı anda hazırlandı. Stüdyoya kapanıp iki albüm birden hazırlayan grubun vokali Akerfeldt o günler için “Bir daha cüret edemeyeceğimiz, kabus gibi günlerdi.” diyordu. Deliverance brutal, kapkara ve karanlığa gömülmüş bir konsepte sahipken Damnation, içerdiği progresif ve klasik rock sesiyle, o karanlığı dengeleyen bir ışık gibiydi. İki albüm kontrast ama uyumlu, dengeleyici bir halde hazırlanmıştı. Böylece Deliverance 2002 sonbaharında, Damnation ise 2003 ilkbaharında çıkmış oldu.
Damnation turneleri sırasında klavyede olan Per Wiberg, artık grubun bir üyesi olmuştur. Üst üstte başarılarla ilerleyen kariyerlerine artık beş kişiyle devam eden grup, Ağustos 2005’de piyasaya çıkardıkları vurucu sözlere sahip son albümleri Ghost Reveries ile Progressive Metal müziğinde en iyi albümlerine imza attılar. Ghost Reveries’in özel baskısı Ekim 2006’da, bonus olarak Deep Purple’ın «Soldier Of Fortune» parçasının yorumu eklenerek yeniden piyasaya çıktı.
Son albümün turneleri sırasında nadir bir kan hastalığı teşhisi konulan başarılı bateristleri Martin Lopez tedavisi için 12 Mayıs 2006’da ayrılarak, Mikael Akerfeldt’ın da yer aldığı Bloodbath ve Witchery gibi SuperGroup’ların bateristliğini yapan Martin Axenrot kadroya dahil olmuştur. Başarı albümlere imza atan grupta Lopez’in ayrılmasından tam bir yıl sonra, üzücü bir ayrılık haberi daha gelir. Ailesine ve kendisine uzun yıllardır vakit ayıramadığı için ayrılma kararı alan gitarist Peter Lindgren, ilk albümden itibaren 15 yıl boyunca Mikael Akerfeldt ile birlikte ilerledikleri yoldan çekilerek, tüm Opeth sevenlerini yıkan bir açıklamayla 17 Mayıs 2007 tarihinde Opeth kadrosundan çıktı. Açıklamasının yayınlandığı aynı gün Mikael Akerfeldt de bildiri yaparak Peter’ın yerine eski Arch Enemy gitaristi Fredrik Akesson’ın geçtiğini duyurdu. Fredrik Akesson ile bir kez daha değişen kadrosuyla Opeth, yeni albümlerini 26 Nisan 2008’de piyasaya sürdü. Albümün ismi Watershed ,Opeth’in de kadın vokal furyasına katıldığı bu albüm klasik bir Opeth albümü…
Progresif death metal tarzıyla Opeth, şu anda en büyük hayran kitlesine sahip metal grupları arasında…
Opeth, 1990 yılında İsveç'de kurulmuş bir Extreme Progressive Metal grubudur.
Asıl türün adı Progressive Death Metal ya da Extreme Progressive Metal olmakla beraber internet çevresinde farklı yakıştırmalar da yapılmıştır. Birçok sanat eleştirmeni Forest Metal'e varan isimler uydurmuşlardır. Fakat şarkılarında akustik gitar ve clean vokal ile jazz, blues, progressive rock etkileri de kullandıkları için extreme progresif metal en yakın türdür. Grubun vokali Mikael Âkerfeldt yaptığı hem brutal hem de clean vokaller ile gerçekten Death Metal camiasında akla gelen önemli isimlerdendir.
İlginç kısım bilindik death metal sözlerinin yanında, Opeth'in şarkı sözleri çok şiirsel bir anlatıma yer verir. Hatta bazı yarışmalardan ödülleri bulunmaktadır.
Grup ismi Wilbur Smith'in Sunbird (Güneşin Kuşu) adlı bir kitaptan çıkmıştır. Bu romanda Opet adında bir ay şehri bulunur. Grup üyeleri bunu Opeth'e çevirirler. Öte yandan İsveççe Opeh diye okunur.
Opeth, 1990 yılında Stokholm'de David Isberg tarafından kuruldu. Isberg'in Mikael Åkerfeldt'i gruba çağırmasıyla beraber, başta bas gitar çalması düşünülen Åkerfeldt, gitarist olarak katıldı. Grup, üye sayısı açısından eksik olduğundan sürekli yeni katılımlar alıyordu fakat çoğu kalıcı olmadı. David Isberg, 1992'de "yaratıcılık anlamında farklılıkları" öne sürerek gruptan ayrılınca, vokallere Mikael Åkerfeldt geçti. Peter Lindgren gitar, Anders Nordin davul görevlerini üstlendi. Johan DeFarfalla geçici olarak bass gitar çalmak için gruba katıldı, fakat kısa süre sonra daimi üye oldu.
Candlelight Records tarafından kontrat önerilen Opeth, teklifi kabul ederek ilk albüm çalışmalarına başladı. 1995 yılında grubun ilk albümü Orchid piyasaya sürüldü. Albümün prodüksiyonu İsveçli ünlü müzisyen Dan Swanö'ya aitti. Grubun Death Metal temelli müziği, jazz ve folk etkileri içeriyor, sürekli ilerici bir yapıda ilerleyen riffler albümü sıradan bir albüm olmaktan öteye taşıyordu.
Grup, ilk albümden hemen sonra 1996 Nisan ve Mayıs aylarında ikinci albümü üzerine çalışmalara başladı. Prodüksiyonu yine Dan Swanö üstlenmişti. 1996 içinde çıkan ikinci albüm Morningrise, beş şarkı içeriyordu ve şarkı süreleri on dakikanın üzerindeydi. Grup, Orchid'de kullandığı Death Metal, Progressive Metal, jazz ve Folk etkilerini şarkılara daha iyi oturtmuştu. Birçok hayrana göre, grubun en iyi eseri olan Morningrise, riff zenginliği açısından metal müzik tarihinde önemli bir albümdür. Ayrıca, Opeth'in en uzun parçası olan Black Rose Immortal bu albümde yer alır. Söz konusu şarkı 20 dakikayı aşkın(20.11) uzunluktadır.
Opeth, Morningrise yayınlandıktan sonra uzun bir turneye çıkmıştır. Turne sonrası Johan DeFarfalla gruptan atılır, Anders Nordin ise Brezilya'ya taşınarak, grupla bağlarını koparır.
1997'de üçüncü albüm My Arms, Your Hearse yayınlanır. Gruba baterist Martin Lopez (Amon Amarth'tan ayrılmıştır.) katılır. Bass gitarist olarak, Lopez'in arkadaşı Martin Mendez katılır. Fakat My Arms, Your Hearse kayıtlarında bass gitarları, Martin Mendez'in eski çalışmaları hemen öğrenememesi nedeniyle, Mikael Åkerfeldt çalmıştır. My Arms, Your Hearse'de grubun şarkı sözleri değişmiştir. Şarkıların uzunlukları daha kısadır ve albüm, daha sert ve karanlık atmosferi ve değişik elementlerin daha seyrek kullanımı nedeniyle Opeth'in en brutal albümü kabul edilir. Özgün bir albüm olan My Arms, Your Hearse, öldükten sonra dünyaya sevgilisini görmek için ruh olarak dönen bir adamın yaşadıklarını anlatmaktadır.
Opeth'in dördüncü albümü Still Life, 1999 yılında yayınlanır. Still Life, My Arms, Your Hearse gibi bir albümdür. Morningrise'taki müzikal yapının daha dengeli bir biçimde şarkılara yedirilmesi ve Åkerfeldt'in temiz vokallerde kendini iyice geliştirmesi, albümü önemli Opeth albümleri arasına sokmuştur. Albüm, köyünden dini görüşler nedeniyle sürülen bir adamın, sevdiği kız Melinda'yı almak için geri dönmesi fakat sonunda iki karakterinde hayatlarının son bulmasını anlatır. Hikayesinin Anti-Hristiyan görüşler içerdiği iddiaları, Mikael Åkerfeldt tarafından kısmen doğrulanmıştır. Albümde yer alan Face Of Melinda adlı şarkı, daha sonra Åkerfeldt'in 2003'te doğan kızına isim kaynağı olmuştur. Fakat şarkının, Melinda Åkerfeldt için yazıldığı görüşü tamamen yanlıştır.
Grup, 2001 yılında, Music For Nations altında Blackwater Park adlı beşinci albümünü yayınlamıştır. Opeth'in kariyerinde dönüm noktası olarak anılan albüm, grubun müziğine tamamen progresif öğeleri yedirmeye başladığı ilk albümdür. Prodüktörlüğünü Porcupine Tree'den Steven Wilson'ın yaptığı albüm, büyük başarı yakalamıştır. Blackwater Park'ı, 2002'de Deliverance, 2003'te ise Damnation izlemiştir. Deliverance, Blackwater Park ve Still Life albümlerini etkileri yansıtırken, Damnation, Åkerfeldt'in çok sevdiği '70ler Progressive Rock gruplarına bir nevi saygı albümü olarak görülmektedir. Katatonia'dan Jonas Renkse'nin fikri üzerine kardeş albümler olarak kısa süre aralarla yayınlanan Deliverance ve Damnation'da grubun başarısını devam ettirdiği albümlerdir. Özellikle Damnation, içerdiği dinlendirici ve yoğun Blues ve Progressive Rock etkili şarkılarıyla Opeth'in sert yüzünü dinleyemeyen dinleyiciler tarafından da beğeniyle karşılanmıştır.
Opeth, 2005 yılında, Music For Nations'un kapanmasıyla Roadrunner Records'a geçmiştir. Damnation turnesinde gruba klavyelerde yardımcı olan Per Wiberg, gruba dahil olmuştur. Ağustos 2005'te çıkan Ghost Reveries grubun Extreme Progressive Metal türünde başarısını devam ettirdiğini göstermiştir. Grubun şarkı sözleri açısından ilk defa okultizm işlediği albümdür.
30 Ekim 2006'da Ghost Reveries'in özel baskısı piyasaya sürülecektir. Şu an gelen bilgilere göre, yeni basım Deep Purple grubunun Soldier Of Fortune şarkısının Opeth yorumunu içerecektir.
Opeth,Türkiye'yi 2003 yılında İstanbul/Rock The Nations festivalinde Kreator ve Dio'nun alt grubu olarak ziyaret etti. 2006 yılında ise 29 Mart'ta İstanbul Yeni Melek Konser Salonu'nda, 30 Mart'ta ise Ankara Saklıkent'te olmak üzere iki konserlik mini bir turne yaparak hayranlarıyla buluşmuştur.
2005 sonları ve 2006 yılı içerisinde yapılan turnelerde, ender rastlanan bir kan hastalığı bulunan baterist Martin Lopez yerine gruba Amerika turnesinde Gene Hoglan, Avrupa ve diğer turnelerde ise Martin Axenrot eşlik etmektedir. Lopez, 12 Mayıs 2006 itibariyle hastalığı nedeniyle gruptan ayrılmıştır. Yerine turnelerde gruba eşlik eden Martin Axenrot geçmiştir.
17 Mayıs 2007 tarihinde, uzun süredir grupla beraber olan gitarist Peter Lindgren gruptan ayrılmış, yerine eski Arch Enemy gitaristi Fredrik Åkesson geçmiştir.
Mikael Åkerfeldt grubun kurucu kadrosundan kalan tek üyesidir.