1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

ortaçağ ile ilgiliyim diyenler

toplam 58 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.


ortaçağ hakkında ortaçağ

~16 ahkam var.

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    17 NİSAN 2008 PERŞEMBE GÜNÜ SAAT 20:30'da TANITIM BULUŞMASI YAPILACAKTIR.

    >Branşların Tanıtımı
    >Kısa Gösteriler Kısa müsabakalar
    >Tantım Antremanı

    YER: Tunalı Spormed / Bestekar sokak 100/115-116 Kavaklıdere ank.

    TEL : 467 65 27

    agilewrist   10 Nisan 2008 17:39   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bana en uygun devir

    Dogucan   04 Nisan 2008 11:34   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Midgard a gömün beni
    hanıcaaa atıma yemek ver diye bağarasım geliyor
    Pine wood da bira içesim var

    DrWeiskopf   04 Nisan 2008 11:29   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    rokoko oldu seninkisi.

    kamchatka   04 Nisan 2008 11:28   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    korselerimi sıkıp kızıl saçlarımın lülelerini belirginleştirip siyah göz kalemimi çekip beyaz pudramı sürdükten sonra elimde şemsiye çıkıp aşk çeşmesine dilek tutmak istiyorum...
    (ortaçağ oluyor dimi :) )

    Esther   04 Nisan 2008 11:24   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    yeni videolarımız hazır

    ""http://www.youtube.com/user/Agilewrist""

    ..

    agilewrist   04 Nisan 2008 11:13   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    1 Mayıs 2007 tarihinde Cottage Unique Hall Tarihi Silahlar ve Aksesuarlar firmasının destekleri ile kurulmuş olan Türkiye'nin ilk ve şuan için tek Ortaçağ Savaş Sporları Gençlik Kulübü Derneğidir.

    Derneğimiz Profesyonel Eskrim Kulübü olma yolundaki çalışmalarını sürdürürken bünyemizde eğitimi verilmekte olan yalnız ülkemizde henüz resmi anlamda tanınmamakta olan branşlarımızın da Türkiye'de spor olarak kabul edilmesine ve müsabakalarının düzenlenebilmesine yönelik araştırma ve çalışmalarını da sürdürmektedir.

    Branşlarımız temel olarak 3 ana sınıfa ayrılmıştır.

    Tarihi Eskrim

    Olimpik Eskrim

    Tiyatral Eskrim

    Eskrim kelimesi Kılıç Sporlarını temsilen kullanılan bir ifadedir günümüz eskrim sporu tarihte musabakası yapılan ilk ve tek kılıç sporu olduğu için bu isimle kalmıştır aslen 15yy ve sonrasında aktif olarak kullanılan Rapier (bizdeki karşılığı meç) adlı silahın kullanım teknikleri üzerine gelişmiş bir spordur.yani Eskrim denildiğinde akla epe, flore ve sabr müsabakarında kullanılan silahların ve tekniklerin gelmesi büyük bir yalnış olacaktır.

    Tarihi Eskrim

    Tarihi Eskrim adı altında toplanmış olan branşlarımız ortaçağ avrupasında zaman zaman bizde de kullanılmış olan kısa kılıç(short sword), uzun kılıç(long sword), melez kılıç(bastard sword) ve meç'i (rapier) kapsamaktadır.eğitim sürecinde sporcularımız bu silahların tarihteki kullanış şekillerini, tekniklerini ve günümüz müsabaka yöntemlerini öğrenmekte ve geliştirmekteler.

    Olimpik Eskrim

    Günümüz eskrim sporundan Epe, Flore ve Kılıç dallarının eğitimlerini kapsamaktadır.

    Tiyatral Eskrim

    Sinema ve Tiyatro oyuncuları ve öğrencilerine yönelik bir eğitim programı olan branşlarımız içinde

    Silahlı sahne gösterileri Silahlı Aksiyon koreografi çalışmaları Estetik ve denge üzerine çalışmaları

    agilewrist   04 Nisan 2008 11:13   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    alakasız ama frp

    hulavshu   24 Mart 2008 01:40   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    önceki hayatımda şovalye oldugumdan dolayı hep ortaçağ avrupasına özlem duymuşumdur..

    Molks   24 Mart 2008 01:36   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    offf

    freyja14   11 Aralık 2007 22:34   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    çağ sınıflandırmaları ispanya'nın en batı ucu ile istanbul arasında meydana gelen olaylara dayanmaktadır. çünkü şu an dünyanın yöneticisi olan batı medeniyetidir ve doğal olarak kendi tarihlerini okutma hakkın sahip batının ortaçağıdır. (hala ortaçağda olanlar olduğu düşünülürse her coğrafyanın ilkçağı, ortaçağı ayrıdır.)

    kitaplarda şöyle geçer:
    "kavimler göçü ile başlayan ve istanbul'un fethi ile sona eren çağdır."
    aslında şöyledir:
    "bir teknolojik buluşun (aletin) kullanılmaya başlaması ile başlayıp, bir teknolojik buluşun avrupa'da kullanılması ile sona ermiştir."

    kavimler göçü ile başlayan olayları hepimiz az buçuk okul kitaplarından hatırlarız ama unutmayın ki kavimleri göç etmek için de arkadan bir ittiren vardır. orta asya'dan bir ittirme başlamıştır, avrupa etnik yapısının neredeyse bugünkü şekline gelmesini sağlayan bir ittirme söz konusudur.
    milliyetçi ağızdan söylersek "türklerin", tarihçi ağızdan söylersek "hunların" ittirmesiyle, tuna nehrinin batısındaki (sonu got'la biten) kavimler, otobüsün arkasına doğru ilerlemişlerdir. bu da işte yeni bir çağın başlangıcıdır. roma imparatorluğunun ikiye ayrılması madalyonun ön yüzüdür. arka yüze bakarsak; burada bazı sorular sormamız lazım kendimize:

    soru: orta asya'dan gelen kavimler (türkler) nasıl diğer kavimleri ittirebilmişlerdir?
    cevap: mücadelelerde, savaşlarda galip geldikleri için.

    soru: peki neden savaşlarda galip gelmişlerdir?
    (o zaman müslüman da değillerdi, iman gücü olmadan nasıl yeniyorlardı? :)
    cevap: çok iyi at binicileriydiler ve kodumu oturtabiliyorlardı. kılıçla daha dengeli bir biçimde ve daha kuvvetli vurabiliyorlardı. ayrıca at üstünde geriye dönüp ok atabiliyorlardı.

    soru: ee peki gavurların (-ki o zaman daha gavur denmiyordu onlar için) eli armut mu topluyordu? onlar vuramıyorlar mıydı?
    cevap: onlar da vuruyorlardı ama onların vuruşları daha dengesizdi. çoğu zaman kılıç sallayıp attan düşüyorlardı. bu sebeple at kullanmayı pek istemiyorlardı. piyade savaşını tercih ediyorlardı. iyi savaşçı atsız savaşçı demekti.

    soru: nasıl yani ya, herkes bilir ki atlı savaşçı her zaman üstündür. bunu akıl edememişler miydi?
    cevap: hayır. atlı savaşçı, eğer kullanıyorsa üstündür. kullandığında atlı savaşçıdır. eğer üzengi kullanmıyorsa boğanın sırtına binmiş insandan farkı yoktur.

    soru: üzengi nedir? ve nasıl bu kadar fark yaratabilir?
    cevap: üzengi atın üzerinde iken ayaklarınızı koyabildiğiniz yere denir. eyer oturduğunuz yerdir, oturursunuz ve ayaklarınızı üzengiye koyarsınız. üzengiye sağlam basıp at üstünde dikilebilirsiniz ve vücut ağırlığınızı kullanarak daha kuvvetli vuruşlar yapabilirsiniz. şöyle düşünün: otururken elinizde bir sopa ile duvara vurun, bir de ayakta iken bir sopa ile duvara vurun. hangisi ile daha güçlü bir vuruş yapabiliyorsunuz? tabi ki ayakta iken. çünkü böylece sadece kolunuzdaki kuvveti değil vücudunuzun ağırlığını da katarak vuruş yapabiliyorsunuz. aynı şekilde ayaklarınızı sağlam bir yere koyup at üstünde geri dönebilirsiniz ve ok atabilirsiniz ama eğer ayaklarınızı bir yere basmıyorsanız at üstünde geri dönmeyi düşünmeyin. zira attan düşmek arkadaşlarınız için espri konusu olabilir. (kavimler göçü döneminde attan düşerseniz yani yerde iseniz hayatta kalmanızın zaten hiç bir şansı yoktur.)

    soru: peki o dönem avrupa kavimleri neden üzengi kullanmıyorlardı?
    cevap: çünkü bilmiyorlardı. şimdiki gibi bir buluş bir yerden başka bir yere anında değil yüzlerce yılda ulaşıyordu. aynı barutun ve kağıdın avrupaya geç ulaşması gibi. hunlar üzengi üzerinde dönemin en güçlü savaşçı grubu idi. avrupalılar ise her çatışmada-çarpışmada kayıp veriyorlardı ve avrupanın batısına doğru göç etmeye başladılar.

    işte kavimler göçü, üzengi kullanan ve bu sayede üstün olan hunların diğer kavimleri çatışa çatışa ittirmesi ile başlamıştır ve kavimler göçü ortaçağ'ın başlangıcı olarak kabul edilir.

    ortaçağ'ın karakteristik özelliği:
    kavimler göçü ile birlikte göç eden kavimler de üzengi kullanmayı öğrenmişlerdir. zaten ittirmenin de bir yerde durmasının sebebi budur. onlar da üzengi kullanmaya başlayınca pek ittirilemez olmuşlardır. aynı zamanda insan kayıplarını en aza indirmek için zırh da kullanmaya başlamışlardır. zırh giymiş ve ata binen bir savaşçı dönemin en büyük askeri silahıdır. (şimdiki çelik yelek giymiş ve gece görüş dürbünü olan bir asker gibi düşünün. eğer yeter sayıda çelik yeleğiniz ve geçe görüş dürbününüz varsa sadece gündüzleri değil geceleri de savaşabilirsiniz, bu da fark yaratır)

    işte bu çağı silahına da herkes sahip olmak istiyordu. ee bu dışarıdan ithal edilemeyecek bir silah olmadığı için kendilerinin üretmesi gerekiyordu. önceden şöyle idi. (örnekle açıklayalım. o zaman kavimler vardı ama biz krallıkmış gibi açıklayalım zira kavimler böyle krallık oldu) bir kral vardı ve köyler vardı. kralın ordusu vardı. o kadar. ama yeni dönemde bu tek bir merkezden idare edilemeyecek bir işti. zira kral sadece çok etkin olduğu bölgede vergi toplayabiliyor ve asker yetiştirebiliyordu. bu sefer yeni bir yönetim şekli geliştirildi. istanbul'un parsel parsel satılması gibi krallık da parsel parsel vassal'lara verildi. vassal'ın tek amacı kral'a verdiği askeri güç destağini sağlamak ve yaya yaya kıçının üzerine oturmaktı. çünküüüüüü yeni askeri güce sahip olmak istiyorsanız gerekenler:
    1) eti budu kuvvetli, kılıç kullanmakta yetenekli, iyi beslenmiş bir insan
    2) askerin silahları, kılıç ve zırhı, atının zırhı ve eyeri, üzengisi
    3) madde 1 ve 2 de sayılan büyük ağırlıyı taşıyabilecek güçlü kuvvetli bir at

    bu da kral için kendi topladıkları ile yapamayacağı bir şeydir ama eğer ülkeyi küçük parçalara ayırırsa yerinden yönetimle istediğini daha kolay elde edebilir (dinsizin hakkından imansız gelir mantığı) hatta bu vassallar soylu insanlardır (kral soylu derse soylusundur)

    işte böyle başladı hikaye... vassallar kendisine bağlı köylere sahipti, bir de önce malikane, sonra kale yaptırdılar kendilerine, kalede köylü kölelerini sömürerek asker ve at sahibi oldular. kral çağırdığında da savaşa gittiler. bazıları gitmedi, bazıları gitti, bazıları kralın yanında gitmeyenlere karşı savaştı, bazıları krala karşı savaştı. bazıları bağımsızlık ilan etti v.s. yani braveheart - cesur yürek filminde izledikleriniz oldu.

    bir dönem geldi ki vassal'lar krala değil, kral vassal'a mecbur olmaya başladı. bunun sebebi de atlı savaşçı çok iyidir ama yüksek duvarları aşamaz. yüksek duvarlı ve iyi korunan bir kaleye sahipseniz sittin sene kral sizi yerinizden edemez. mancınık falan da hikaye, taşla taş yıkmak ancak dokuz taş oynarken üstüste dizilen daşlar varsa mümkündür. iyi örülmüş bir duvarı mancınıkla yıkmak neredeyse imkansızdır. (zaten ondan hep kapıya saldırırlar ya) böylece vassallar krala karşı kuvvetlendiler. ama kral hırs yaptı, 'ulan gün gelecek hepinizi o taş duvarların altına gömecem şerefsizim' dedi.

    ortaçağ'ın sona ermesi
    nasıl ki bir yenilik ortaçağ'ı başlattıysa yine yeni bir teknolojik buluş ortaçağ'ın sona ermesini sağladı. bu yeni teknoloji ise barut'tur. ha barutu avrupalılar mı buldu? hayır. yeni bir şey miyid? hayır. çin'de çok çok daha önce bulunmuştu ve kullanılıyordu. ama avrupalılar da bunu öğrendiler ve kullanmaya başladılar.
    dediğimiz gibi kral vassallara karşı zaten ateş gibiydi. barut kullanılmaya başlayınca da vassal massal komadı. taş duvarlar barut karşısında bir hiçtiler ve yıkıldılar. vassalların devri sona eriyordu. bu barut kullanılarak taş gülleler çok büyük ivmelerle fırlatılabiliyordu. mancınığın attığı taş dönmeden dümdüz gider ve bir yere çarpar. çarptığı yerin direncinden daha yüksek bir hızla çarparsa yıkar, çarpamazsa yıkamaz. ama top namlusu ile ivme ve yön verilmiş bir taş, barutun verdiği muazzam itme kuvvetiyle mancınığın attığı taştan neredeyse 10-15 kat hızlı bir güçle ilerler ve çarptığı noktanın direncinden genelde daha yüksektir ve yıkar ya da yıpratır. iyi örülmüş duvarlar bile arka arkaya atılan güllelere dayanamaz ve yıkılır. işte vassalları da yıkan budur.

    ha bu okulda öğretilen ve kafamızı hollywood'a yönelik düşünmemizi sağlayan madalyonun bir yüzüdür. asıl yukarıda anlatılan fiziksel olayların kullanıldığı en büyük olay istanbul'un fethi dir. çünkü kral-vassal gibi düşünmeyin saldıranlar-savunmacılar düşüncesinde istanbul surlarının top atışları karşısında dayanamaması yatırımların yönünü ve kafaları değiştirmiştir. zira baruttan sonra artık arkasına saklanabilecek bir şey yoktur. işte asıl ortaçağ'ı bitiren barut'un keşfi ve askeri, ekonomik ve sosyal düzenin değişmesidir

    qubar   11 Aralık 2007 22:31   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bu ders bitmez...

    freyja14   11 Aralık 2007 22:29   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    örgü zırh ve 1.80 kılıç istiyorum, savulun

    venceslas   24 Kasım 2007 03:12   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Yaşamak isterdim o dönemde..

    shrill   19 Mayıs 2007 13:29   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    beni o çağa götürün bana at wern.... ayt

    ebixx   30 Ocak 2007 04:20   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Cok hakki yenmis bir donem. Oysa ki Avrupa kavraminin gercek anlamda ortaya cikmasi bu doneme denk gelir. Hep Aydinlanmacilarin bok yemesi.

    cheja   15 Ekim 2006 23:32   aferim     (2 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :cenobie

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.