"kesinlikle hiçbir şey yapmamak, dünyanın en zor şeyidir, en zor ve en entelektüel!" demiş zamanında..bunu hiçbirşey yapmadan deseydi hayranı olurdum ama artık çok geç..
After the first glas you things as you wish they were. After the second, you see things as they are not. Finaly you see things as they really are, and that is the most horrible thing in the world. (Oscar Wilde, about Absinth)
şiirin eksik kalmış yerlerini tammalayalım. Mükemmeliyetine kavuşsun;
Sonunda yinede öldürür sevdigini her insan
bu böyle bilinsin herkes tarafindan,
bazısı küçük bir bakışla,
bazısı bir iltifatla öldürür,
en korkağı öpücüğüyle,
Cesur olansa kılıcıyla öldürür!
kimisi askini gençlikte öldürür,
yasini basini almisken kimi;
biri sehvet'in elleriyle bogazlar,
birinin altindir elleri,
yumusak kalpli biçak kullanir
çünkü ceset sogur hemen.
kimi pek az sever, kimi derinden,
biri müsteridir, digeri satici;
kimi vardir, gözyaslariyla bitirir isi,
kiminden ne bir ah, ne bir figan:
sonunda her insan öldürür sevdiğini,
ama yine de ölmez insan.
hayatta iki trajedi vardır...insanın istediğini elde etmesi ve elde edememesi
ayar verme ustası:
"isa yaşadığımız dönemde dünyaya gelseydi incili bastıracak yayınevi bulamazdı."
demiş cevap hakkı doğurtmamış bile.
dünyada bu kadar çok aptal olduğunu bile bile beni anlamıyolar diye üzülmek neden?
"The gods are strange. It is not of our vices only they make instruments to scourge us. They bring us to ruin through what in us is good, gentle, humane, loving".
''....
kimseler bilmez bunu benim bildiğim kadar
bir yaşamdan fazla bir yaşamla yaşayanlar
ölürler bir'den fazla.''
....
ama herkes de gene sevdiğini öldürür,
bu böylece biline
kimi bunu kin yüklü bakışlarıyla yapar
kimi de okşayıcı bir söz ile öldürür,
korkak, bir öpücükle,
yüreklisi kılıçla, bir kılıçla öldürür.''
dönemin sansasyonel kişisi, modernizmin yarattığı ilk insanlardan...
yıldızlara bakan kımler parmaklarını kaldırsın
ayrıca morrissey de sıkı bir oscar wilde hayranıdır.
ama wilde'in asıl başını yakan nedir? bir lordun oğluyla beraber olması. zira bu lordoğlulord haricinde beraber olduğu birçok serseri de vardı ama onların gıkı çıkmamıştı.
eğer o adam titre sahip olmasaydı wilde ona hakaret davası açtığında bu kadar konuşulmayacaktı. ardından davadan çekilir çekilmez kendisine karşı bir dava açılıp hapislerde sürünmeyecekti. gerçi hapislerde sürünmese "the ballad of reading gaol" da çıkmayacaktı.
cinsel tercihinden hemen bahsedelim. eksik kalmasın. şimdi efendim oscar wilde evli barklı bir adam bir yandan. çocukları da var allah bağışlasın yanılmıyorsam iki tane. bir oğlan bir kız. asıl önemli olan şey yazarın homoseksüel olduğu iddiasıyla ağır hapis yatması. sanırım o da iki üç sene. korkunç olan bunun bundan sadece yüz sene önce olması. yani ortaçağ avrupası değil bu. misal ben homoseksüelim ve beni bunun için hapse atacaklar şu anda. çok komik geliyor değil mi. değil işte kendini kıtadan saymayan o aristokrat memlekette olmuş işte bunlar. yani kendisi queer theorynin ilk mücahitlerinden sayılabilir bu yönden. siyasi bir suçlu.
sonra mesela işte bu avrupadan yakın zamanda irandaki homoseksüel haklarıyla ilgili bir ültimatom verildiğinde insanlar kıçlarıyla gülmüyorlar. çünkü oscar wilde gibi bir adamın başına gelen vaka kimsenin zihninde kalmamış. sen yaptın daha önce neyin ahkamını kesiyorsun. ülkende homoseksüel evliliği meşru değil. kalkmışsın yok irandaki homoseksüellerin hakları vır vır. modernin, modern olarak kabul etmediğini tokatlama çabası yani. neyse yine cinsiyetçiliğe sataşasım geldi. döverim.
neyse oscar wilde'ın bir de aforizma fabrikası vardır. mesela her kurduğum kallavi cümlenin ardından bir oscar wilde diyesim gelir.
enteresan, cinsel tercihine şu ana kadar kimse değinmemiş, ne hoş !
biz halbuki pek meraklıyızdır böyle konulara...
"Moda o kadar katlanılmaz ve çirkindir ki altı ayda bir değiştirmemiz gerekir." deyip yaşadığı dönemde modası zorla geçirilmiş, bir erkekle beraber diye fransa'ya sürgüne gönderilmiş ve orada beş parasız ölmüştür.
o bir absinth severmiş vakti zamanında
Oysa, aşk bile bütünüyle fizyolojik bir meseledir. Bizim irademizle hiç ilgisi yoktur. Genç erkekler sadık kalmak isterler, kalamazlar; yaşlılar sadakatsiz olmak isterler, olamazlar. Sözün özü bu.
Bize onlara* özgürlüklerini verdik, ama onlar her zamanki gibi efendilerini arayan köleler olarak kaldılar.
(*) Kadınlar.
Artık sevmediğimiz insanların duygularında her zaman bize gülünç gelen şeyler vardır.