1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

osman pamukoğlu ile ilgiliyim diyenler

toplam 37 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.


osman pamukoğlu hakkında osman pamukoğlu

~53 ahkam var. 1 2 3 önceki sayfa »

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    mükemmel bir insan... ülkemizin ileri gelen aydınlarından.

    asker olarak bakmamak lazım... meslek hayatıydı ve bitti...!!!

    RiquElmee   1 gün önce   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    azuth caulfield arkadaşıma katılıyorum kendisinin emekleri tartışılmaz ama o kadar başarılarına rağmen kendileri tümgeneral rütbesi üstüne çıkmamıştır belkide bunu sağlayan olaylara bakış açısıdır.

    Azimli olmakbaşarmayı arzulamak bu konuda inatçı olmak tabiki güzel niteliklerdir ama Atatürklearasında ciddi bir fark var Atatürk düşman askerine leş diye hitap etmemiştir. kaldı ki leş demesi için onlarca sebebi varken.

    evet bu zihniyetle ülke yönetilecekse bu ülkede bir kesime leş olarak bakılacaksa o ülke yönetilmiş sayılmaz aksine bölünmüş sayılır.

    Tabii faşistce Osman Pamukoğlu gelecek analarını sikecek mantığını hoşunuza gidebilir bu harcore duygularınız ülke bütünlüğü adına sonu getirmez zira osmanlıda bu yüzden battı.

    swattt   1 gün önce   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    uzun uzun yazılar yazıp bişiler yapmaya çalışan bölücüler görüyorum.cesaretlerini kutlarım.
    osman pamukoğlu başa gelirse (zor ama umuyoruz) bakalım yine aynı yazıları yazabilcekler mi ?
    adamın biri (o kendini bilir) bi bok biliyomuş gibi buraya yazılar doldurmuş yok atatürkü tanımıyomuşuz bilmem ne.

    Kısaca özetlemek gerekirse bu sefer selanik değil sinop !

    unutmayın türk askeri leş toplamaz !

    stillbirths   4 gün önce   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ataturk'un 21. yüzyilda degil gölgesi, sifreli kanalda gozuken aksi bile olamayacak insan.. bunu boyle algilayabilmek için ya ataturk'u yanliş anlamak gerek, ya osman pamukoglu'nu bilmemek gerek ya da gaflet içinde olmak gerekir..

    osman pamukoğlu öldürdüğü insanların niçin orada oldukları hakkında hiç bir fikre sahip değildir. binlerce teröristi öldürmüştür fakat bir o kadarının daha dağlara çıkmaması için hiç bir şey yapmamış, bilakis öldürdüğü insanlara "leş" diyebilecek vasıfsızlığı göstermiştir..

    aynı koşullarda atatürk'ün anzaklara "onlar bizim evlatlarimiz" demesi, kurtuluş savaşı'nın üzerinden 5 sene bile geçmeden, hasmi venizelos ile son derece saygin bir şekilde görüşmesi, atatürk'ün tavrını osman pamukoğlu'nun serseriliğinden ayırıyor..

    hatiratlarını okuduğumuzda, osman pamukoğlu'nun şunu şöyle kestiğini, bunu böyle ettiğini, onun ağzına böyle sıktığını rahatlıkla okuyabiliyoruz. sanki o öldürdükleri, keyif için dağa çıkmış,piknik yaparken tamamen bir manyaklık uğruna türk askerine dalan insanlar.. ardındaki düşünceden bir haber, ortadoğudaki duruştan kopuk, sadece bir silah kadar görevini yapan insan.. ki o yüzden de "hakettiği" terfileri alamamıştır kanaatimce.. çünkü asker olmak, komutan olmak, insanları en iyi şekilde öldürmek değil, insanların ölmemesini sağlama meziyetidir.. (bu lafi da çiçero söylemişti sanırım)

    dedigim gibi sevdigim bir insan asla olmadi osman pamukoglu.. teroristle (gerilla falan degil yahu.. polis lojmani'na roket atarla saldirabilen insanlara gerilla demek gerzekligin bir gostergesidir) mucadelesinde takindigi yollar, olayin içinde senelerce bulunup, askerden öteye gidememesi, rasyonalite'nin yakinini birak görülür mesafeden bile gecememesi bunun nedenidir.. kendisi yillarca pkk ile savasmis ama bir gün donup bakip "niye bitmiyor yahu bunlar" dememistir.. üstelik savastigina da saygi gostermez.. ki bu bir savas gelenegidir.. kiminle savasirsan savas, savastigina saygi gostermelisin..

    dagdaki anarşist (bu arada pkk'ya anarşist demek de konuyla ne kadar alakasiz olundugunun bir gostergesi.. bu tip insanlar vursunlar kirsinlar sadece hikayeleri o.. pkk gelsin öldürsünler, o gitsin tükürsünler.. hikayeleri bu.. pkk anarşist bir örgüt degildir olmamistir.. anarşizm zaten dagda olacak bir hadise degildir.. yerleşik hayatin getirdigi özelliklerden bir tanesidir.. anarşist dedigin, başsız, efendisiz anlamindadir.. bildim bileli kendini bilmez liderleri olan bir orgutun anarşist olmasindan söz dahi edilemez) oradaysa, bunun nedenini bilmesi gereken esas adamlardan bir tanesi osman pamukoglu'dur.. cünkü kendisi erhat degil, üst düzey bir askerdir.. ve üst düzey askerler, savaslarin askerler arasinda degil, ideolojiler arasinda yapildigini bilmelidirler..

    hadise böyleyken böyle fakat bir şekilde kendisine iftira atilmasina katlanamiyorum.. "gerillalarin kulagini keserek para alan....." eh evet, ayrica gotunden simsekler cikartip "gerilla"lara pandik de atan bir insan kendisi.. dagda bunlara mi inaniyorlar, kendi şaşkın teroristleri kaçmasın diye "bakin yarali tutulursaniz, kulaginizi kesip para alirlar, boylelikle özgürlük marşlarımızı dinleyemezsiniz" mi diyorlar bilemiyorum.. ama allaskina buna inanmak nasil bir salaklik gostergesidir?

    en nihayetinde osman pamukoğlu benim kahraman'im degildir.. kimse'nin kanını dökmeden abdullah öcalan'i babalar gibi gidip kenyadan alan o maskeli efelere duydugum saygi kadar, saygi duymam kendisine.. zira bir kez daha dememde yarar var ki, kendisi teroristle neden savastigini bilmeyen bir insandir.. üstelik içinde geçirdigi onca seneye ragmen.. ama kimse'nin de insanlara iftira atmaya, osman pamukoglu üzerinden yalanlarla terorist örgüte göz göre göre yardim etmeye, bu ugurda propagandada bulunmaya da hakki yoktur..

    azuth caulfield   24 Ağustos 2008 23:17   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    onu cilo dağları bilir.

    Napalm Death   11 Ağustos 2008 11:21   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    arkandayım paşam

    ThesDeron   11 Ağustos 2008 11:04   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Götleri sıkışınca ;baskın yapıp çoluk çocuk yapılan katliamlar için ''kirli savaş'' deyimini kullanan;
    daha sonra askeri bölgelere ateş edilen köylerde ,gece terörist,gündüz vatandaşa bürünen kişiler için insan hakları savunucusu olanlar..
    bu ülke yüzünüze yakında çok okkalı bir tükürük atacaktır ve boğulmanıza neden olacaktır.
    tükürüğü de en önde ; kürt kardeşlerimiz atacaktır yüzünüze,,emin olun..
    Osman Paşa gibi umutlar hep olacaktır,gereği yapılacaktır.
    yanlız terörle mücadele alanında değil,AB ve ABD boyunduruğu da kırılacaktır,kimsenin şüphesi olmasın.
    Yeter ulan bu eziklik bitsin artık.

    alpacinojk   11 Ağustos 2008 11:02   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    osman pamukoğlu başbakan turkıye sampıyon

    pillss   09 Ağustos 2008 17:34   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    buda sankı bana uzman ak

    pillss   09 Ağustos 2008 17:29   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    binde bir oy alır oturur yerine.

    kinslamer   09 Ağustos 2008 17:27   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    oylar paşamızaaa

    pillss   09 Ağustos 2008 17:26   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Halk askeri üniformalıyken sever ve büyük saygı duyar. Ama ne zaman üniformalarını çıkarıp siyasete girse oy vermez.

    kinslamer   09 Ağustos 2008 17:16   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    eğer boyalı basın önünü kesmezse, büyük işler yapabilecek aizmde bilgili ve donanımlı bir lider.

    exel   09 Ağustos 2008 12:56   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    askeri deha.kararlılığı ve kendinden eminliği gözlerinden okunan bir adam.seversin sevmezsin;ama çok büyük bir asker.
    yiğidi öldür hakkını yeme..
    adam neyin ne olduğunu biliyor,nasıl hareket edeceğini de.

    ONTGMN   20 Haziran 2008 19:43   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    ZILGIT gerzeğinin acısı büyük

    Ama bakalım bir öve öve bitiremediği PKK ne yapmış???

    resimdeki yer batman ve bir köy baskını kürt hakları savunucusu PKK'nın doğurdaki Kürt kökenli vatandaşlarımıza yaptığı zulüm.

    Hala angut ZILGIT ;JİTEM'in inkar edildiğini sanıyor JİTEM diye bir şey var gayette iyi çalışıyor

    swattt   17 Haziran 2008 12:04   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    TÜRKİYE CUMHURİYETİNE yakışan bir LİDER...

    pitbull   24 Nisan 2008 12:58   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    JİTEM'i bir kez daha belgeliyoruz

    Türkiye'de, özellikle de Bölge illerinde, birçok katliam, cinayet, sabotaj, adam kaçırma, ajanlaştırma, fidye, haraç, uyuşturucu kaçakçılığı, fişleme gibi kontr-gerilla faaliyetler yürüten JİTEM, varlığını sürdürüyor. JİTEM'in ordu ve devlet bağlantıları defalarca ortaya konuldu. AKP hükümeti ve Kemalist askeri-'sivil' bürokrasi arasında bugün sözde 'çete operasyonları' üzerinden rejim kavgası sürerken, JİTEM Kürtlere ve demokratik kesimlerine yönelik uygulamalarına devam ediyor. Buna karşı biz de bir kez daha JİTEM'in faaliyetlerini, asker bağlantılarını, sivillere yönelik baskı ve katliamlarını belgeleriyle ortaya koyuyoruz.

    1- Hasan Şahin'in JİTEM tarafından infaz edildiği belgelendi.
    2- JİTEM herkesi fişliyor, İranlıları bile.
    3- İtirafçılar 'verimlilik' testinden geçiriliyor...

    Türkiye, yıllardır Kürt sorununun demokratik çözümüne yanaşmazken, Kürtleri bastırmak için her türlü yol ve yöntemi devreye koyuyor. Kürt sorunundaki çözümsüzlüğü derinleştiren bu yöntemler ise, Susurluk ve Şemdinli olaylarıyla, Cem Ersever ve Abdulkadir Aygan'ın itiraflarıyla, çeşitli dönemlerde kamuoyuna yansıyan belgelerle varlığı defalarca belgelenen JİTEM tarafından hayata geçiriliyor. Devletin Kürtleri şiddetle bastırmak için kontr-gerilla gücü olarak harekete geçirdiği JİTEM, başta Bölge illeri olmak üzere, bugün bir bütün olarak toplumsal, siyasal ve kültürel hayatı etkisi altına almış bulunuyor. Toplumun her kesiminden insanı fişleyen, öldüren, kaçıran, sorgulayan JİTEM'in ordu ve devlet bağlantıları da defalarca ortaya konuldu. Ancak bütün bu açık kanıtlara rağmen JİTEM'in her defasında devletçe korunduğunu gördük ve görmeye devam ediyoruz. Bugün de 'çetelere karşı operasyonlar', gündemdeki yerini koruyor, Ergenekon operasyonu yürütülüyor. AKP hükümeti, 'Temiz Eller operasyonu başlatmışız, ucu nereye dokunursa dokunsun üstüne gideceğiz' diyor. Aynı AKP hükümeti 9 Kasım 2005'teki Şemdinli olayları sonrasında da benzer şeyler söylemişti, ancak JİTEM'ciler şimdi serbest. Gerçek anlamda bir demokrasi mücadelesi yürütülmüyor. Çünkü 'ucu' hükümete, rejime kadar uzuyor. Çete operasyonu olarak gösterilenler ise oldukça farklı amaçlar taşıyor. Gerçekler, AKP'nin temsil ettiği ve devletin önemli kademelerinde kadrolaşmasını tamamladığı gözlenen Siyasal İslam ile Cumhuriyetin kuruluşundan beri devlete hakim olan Kemalist askeri-'sivil' bürokrasi arasındaki rejim kavgasını gözler önüne seriyor. Dolayısıyla bugün herkes kendi 'derin çetesini' koruyor. Bu kesimlerce korunan ve beslenen JİTEM ve benzeri organizasyonlar ise, başta Kürtler olmak üzere demokrasi mücadelesi veren herkesi hedef almaya devam ediyor... Buna karşı biz de demokrasi mücadelesine bir nebze de olsa katkıda bulunmak amacıyla gerçekleri ifşa etmeye devam edeceğiz. Bu haberimizde bir kez daha JİTEM'in Bölge illerindeki uygulamalarını belgeliyoruz. Bir kez daha JİTEM'in faaliyetlerini, asker bağlantılarını, sivillere yönelik baskı ve katliamlarını belgeleriyle ortaya koyuyoruz. Bir kez daha 'JİTEM'i ortadan kaldırmak için daha ne kadar belge gerekiyor?' diye soruyoruz. Çünkü Kürt sorununun demokratik çözümü için, JİTEM ve benzeri organizasyonların bertaraf edilmesi gerektiğini biliyoruz...


    Dersim'e bağlı Aktuluk köyü Meytan Mezrası'nda 3 Ağustos 2005'te katledilen HPG Komuta Konseyi Üyesi Süleyman Şahin'in babası Hasan Şahin cinayetinin faillerinin JİTEM elemanları olduğu belgelendi. JİTEM'e ait belgelerde, Süleyman Şahin'in yakınlarının 2000 yılından beri takibe alındığı ve baba Hasan Şahin'in Almanya'dan 40 yıl sonra Dersim'e geldiğinin belirlenmesinden sonra cinayetin işlendiği ortaya çıktı. Belgelerde Süleyman Şahin'in akrabalarından Burhan Ötekıvılcım adlı kişiye yönelik 2001 yılında bir suikast girişiminde bulunulduğu da tespit edildi.

    Ele geçirilen JİTEM belgelerinde 14 Eylül 2001 ve 30 Temmuz 2005 tarihli 'GİZLİ' ibareli 'BİLGİ NOTU'larında, HPG Komuta Konseyi Üyesi Süleyman Şahin'in izinin sürüldüğü, kendisine ulaşmak amacıyla yakınlarının sürekli bir biçimde takibe alındığı belirlendi. Süleyman Şahin'le ilgili en önemli not, birçok gerçeği aydınlatacak nitelikte. 30 Temmuz 2005 tarihli notta, 3 Ağustos 2005'te katledilen Süleyman Şahin'in babası Hasan Şahin'e ilişkin bilgiler yer alıyor. Notta, 'Bawer (K) Süleyman Şahin'in babası Hasan Şahin Tunceli - Merkez - Aktuluk Köyü - Meytan Mezrası'nda ikamet ettiği, adı geçen şahsın uzun süreden beri yurtdışında yaşadığı' bilgisi bulunuyor. Söz konusu notta ayrıca, 'Bawer (K) Süleyman Şahin'in Tunceli kırsalında olmadığı, Kuzey Irak'taki örgüt kamplarında olduğu' da belirtiliyor. Bu notlar Hasan Şahin'in Dersim'e gittiğinden beri takibe alındığını ortaya koyduğu gibi cinayetin kimler tarafından işlendiğini de açık ve net bir şekilde ortaya koyuyor.

    Cinayet araştırılmıyor

    Hasan Şahin 40 yıl aradan sonra döndüğü memleketinde, 3 Ağustos 2005'te, sabah saatlerinde köydeki evinin aşağısında bulunan bostana giderken öldürüldü. Olay öncesi ve sonrası Şahin Ailesi'ne ait tarlalar yaklaşık altı kez yakıldı ve olaydan bir gün önce de JİTEM elemanları köy civarında görülmüştü. Olay sonrası Savcı Sedat Ertaşkın olay yerine giderek incelemelerde bulunmuş ve konuyla ilgili soruşturma başlatmıştı. Fakat aradan 3 yıl geçmesine rağmen soruşturma dosyasında hiçbir ilerleme kaydedilemedi. Şuana kadar hiçbir delilin toplanmadığı olaydan sonra ne Şahin'in tarlalarını yakan ya da yakanlar yakalandı, ne de avukatların savcı ve kolluk güçlerine başvurularına rağmen art arda yaşanan bu olaylara ilişkin herhangi bir önleyici tedbir alındı. DİHA'ya bilgi veren Şahin'in avukatı Hüseyin Aygün, savcıların olayın üstüne gitmekte isteksiz davrandığını belirterek, 'Yargı makamları olayı çok geniş çaplı araştırmamaya ve köydeki komşular arası bir olay gibi değerlendirmeye başladı. Bu nedenle dosyada pek bir ilerleme kaydedilmedi. Ve çok uzun zamandır faili meçhul cinayetler dosyaları arasına alındı. Biz hem faillerin bulunmaması ve hem de soruşturmanın bu şekilde uzatılması nedeniyle dosyayı AİHM'e taşıyacağız' dedi.

    Saptırmaya çalışıyorlar

    Bu arada DİHA'dan alınan bilgiye göre, olayla ilgili bir başka ilginç gelişme ise 2006'da yaşandı. 2006 yılının Haziran ayında Engin Korcum isimli itirafçı, olayın TKP-ML tarafından işlendiğini iddia etti. Korcum aralarında Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Rüştü Demirkaya'nın da bulunduğu 19 kişi hakkında çeşitli ifadeler vermişti. Fakat söz konusu ifadelerde Korcum, hiç çocuğu olmayanları çocuk sahibi olarak açıklamış, muhtar olmayanları muhtar olarak göstermiş ve o tarihlerde Dersim'de bile bulunmayan DİHA muhabiriyle görüştüğünü iddia etmişti. Şahin'in avukatı Aygün, söz konusu itiraflarla olayın saptırılmak istendiğini söylerken, JİTEM'in belgelenen cinayet bağlantılarını gizlemek için itirafçıları nasıl kullandığı da ortaya çıkmış oluyor. Bunun en somut kanıtı ise, bu belgelerin yanısıra, 7 Nisan 2007'de DTP Dersim İl Başkanı Hıdır Aytaç hakkında açılan davada itirafçının dile getirdikleri oluyor. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Aytaç hakkında 'örgüte yardım yataklık' suçundan 3 yıl 9 ay ceza verdi. Ceza gerekçesi ise itirafçı Ahmet Yalçın'ın ilk ifadelerine dayandırıldı. Ancak Yalçın daha sonra ifadelerini değiştirmiş ve JİTEM baskısıyla Aytaç'ın ismini verdiğini ve kendisini tanımadığını beyan etmişti.

    Zamanlama da ilginç

    Hasan Şahin'in öldürülmesinin zamanlaması da oldukça ilginç. Şahin, 11 Temmuz 2005'te Dersim-Pülümür Karayolu Zeğve mevkiinde HPG gerillaları tarafından esir alınan er Coşkun Kırandi'nin serbest bırakılmasından bir gün önce öldürüldü. Kırandi, 4 Ağustos 2005'te Dersim'in Kutu Deresi bölgesindeki Güleç köyü kırsalında kendisini almaya giden sivil heyete sağ salim teslim edildi.

    2001'de suikast girişimi

    JİTEM'in 14 Eylül 2001 yılına ait notunda ise, 'Bawer (K) Süleyman Şahin ve grubunun Tunceli - Merkez - Esenyurt Köyünde ikamet eden ve akrabası olan Burhan Ö. isimli şahısın yanına belli aralıklarla uğradığı, Bawer (K) Süleyman Şahin isimli örgüt mensubunun Burhan Ötekıvılcım isimli akrabasının yanına uğrayabileceği duyumunun alındığı' kaydediliyor. Bu bilgiyle birlikte Burhan Ö. hakkında istihbarat bilgilerinin toplandığı, bunun için de itirafçılardan yararlanıldığı görülüyor. Notta Burhan Ö. hakkında şu bilgilere yer veriliyor: 'Şahsın köyde Mehmet Ali ismi ile tanındığı, Adı geçen şahsın Serhildan (K) Mustafa Karakuş isimli örgüt mensubunun ifadesine göre yardım - yataklık suçundan gözaltına alınarak 02 Ekim 2000 tarihinde sevk edildiği adli mercilerce (3) ay hapis cezasına çarptırıldığı ve bu cezasını Malatya Kapalı Cezaevi'nde yatıp çıktığı...' Süleyman Şahin'in köye gideceği bilgisi boşa çıkınca itirafçı Mustafa Karakuş'un bilgileri üzerine takibe alınan Burhan Ötekıvılcım'ın 'duyum aldığı, planı bozduğu, bunun için gereğinin yapılması gerektiği' belirtiliyor.

    İnfazlar sürüyor

    Bu arada öldürülme olayları Dersim'de daha önce de yaşandığı gibi, özellikle 2007'de yoğunluk kazandı. Dersim'in Mazgirt ilçesi Alanyazı köyünde 9 Mart 2004'te İmam Boztaş (49) adlı yurttaş, kar maskeli ve asker kıyafetli 2 kişi tarafından evinden alınmak istenmiş, yakınlarının direnmesi sonucu evinin önünde otomatik silahlarla taranarak öldürülmüştü. Boztaş'ı öldüren kişilerin, köye 1.5 km uzaklıktaki Bulgurcular Karakolu'nda faaliyet gösteren JİTEM elemanları olduğu belirlenmişti. Aynı tarihlerde, yine Alanyazı köyünden M. Ali Koçak ve Niyazi Turgut adlı yurttaşlar ise, Bulgurcular Karakol Komutanı Ahmet Kaçan tarafından ölümle tehdit edildiklerini belirtmiş ve İHD'ye başvurmuştu. Bu olaylara ilişkin herhangi bir resmi işlem yapılmadı. 18 Mayıs 2006'da Dersim'in Pülümür ilçesinde arıcılık yapan Hüseyin Arslan (48) askerlerce öldürüldü. 4 Eylül 2007'de Mazgirt'in Koyunuşağı köyü Gölek Mezrası'nda operasyona çıkan askerler, Hıdır Taydaş adlı köylüyü taradı. Taydaş ağır yaralandı. 28 Eylül 2007'de Hozat'ın Boydaş köyünde odun toplamaya giden Bülent Karataş ve Ali Rıza Çiçek, askerlerce tarandı. Karataş öldü, Çiçek ise ağır yaralandı.

    Pertek'in define avcısı, rüşvetçi ve kumarbaz jandarma komutanı

    JİTEM'e ait belgelerde, askerlerin karıştıkları ilginç olaylara da yer veriliyor. Belgelerde özellikle Pertek İlçe Jandarma Komutanı'nın karıştığı olaylara değiniliyor. İlçe Jandarma Komutanı'nın define avcılığı yaptığı, rüşvet karşılığında nüfus cüzdanı ve bazı resmi evrakları temin ettiği kaydediliyor. JİTEM'in 15 Eylül 2001 yılına ait 'GİZLİ' ibareli 'BİLGİ NOTU'nda, '2001 yılı bahar aylarında Pertek İlçe Jandarma Komutanı Metin Yüzbaşı ve Coşkun Uzman Çavuş isimli rütbelilerin yanlarında bir asker ile birlikte Pertek - Aşağı Gülbahçe Köyü'nün üst taraflarında kazı yaptıkları, köy muhtarının (Süleyman ...) olayı gördüğü, aynı türden bir olayın Pertek ilçesi Ulupınar Köyü'nde meydana geldiği' bilgisi veriliyor. Pertek'e bağlı köylerde nüfus cüzdanı ve benzeri resmi evrakların çıkarılması için, İlçe Jandarma Komutanı olan ve soyadı öğrenilemeyen Metin Yüzbaşı'nın para karşılığında çalıştığı belirtiliyor. Özellikle nüfus dairesinde oldukça organizeli bir rüşvet çarkının döndüğü kaydedilen notta, 'Köylerde oturan şahısların nüfus müdürlüğüne gittiklerinde nüfus kayıtlarının verilmediği ve jandarmaya gönderildikleri, buradan 500-1000 Alman Markı karşılığında işlemlerinin yapıldığı, bu işle Yüzbaşı, o yoksa Uzman Çavuşun ilgilendiği' ifade ediliyor. Notta jandarmaya verilen paranın ise askeri yetkililerle nüfus müdürlüğü yetkilileri arasında paylaşıldığı bilgisine yer veriliyor. Ayrıca söz konsu notta, 'İlçe Jandarma Komutanı Metin Yüzbaşı'nın Posta Müdürü, Mal Müdürü ve Mustafa G. ve Fevzi K. adlı kişilerle her gece oyun başı 10-20 milyon karşılığında kumar oynadığı' belirtiliyor.

    JİTEM cirit atıyor

    Dersim öteden beri özel savaş uygulamalarının yoğun bir şekilde uygulandığı alanların başında geliyor. Dersim, özel savaşın önemli güçleri arasında yer alan JİTEM'in merkez üs seçtiği yerler arasında bulunuyor. Dersim'de son iki yılda yaşanan çatışmalarda öldürülen JİTEM'ciler bile JİTEM'in ne kadar etkin olduğunu gözler önüne seriyor. 22 Ağustos 2007'de HPG gerillaları tarafından Dersim Mazgirt ilçe merkezinde JİTEM elemanlarına yönelik bir saldırı düzenlendi, saldırıda çok sayıda JİTEM'ci öldürüldü. Dersim Çemişgezek ilçesinde, ajan faaliyetlerinin başını çeken, halka baskı uygulayan ve faili meçhul cinayetlerin planlayıcısı olarak bilinen JİTEM elemanı Ali Yıldırım, 9 Eylül 2007'de HPG gerillalarınca öldürüldü. 11 Haziran 2006'da Dersim Geyiksuyu beldesi kırsalında HPG gerillaları tarafından konvoya yönelik düzenlenen saldırıda 7 JİTEM'ci ölmüştü.
    JİTEM fişliyor, İranlıları bile!


    Askeri yöntemlerin on yıllardır uygulandığı Dersim'de, JİTEM faaliyetleri sürüyor. Askeri operasyonlara katılan, sivilleri katleden, köyleri boşaltan, her türlü baskı ve işkence yöntemini uygulayan JİTEM'in Dersim'deki faaliyetlerini belgelemeye devam ediyoruz. Şimdiye kadar birçok yerde ele geçirilen, suç üstü yakalanan ve itiraflarla deşifre edilen JİTEM-ordu bağlantısı, bu kez Dersim'de ele geçirilen JİTEM'in kendi belgeleriyle gözler önüne seriliyor. JİTEM belgelerinde, sivillerin takibe alındığı, fişlendiği ortaya çıktı.

    JİTEM'in isteği üzerine, 'GİZLİ' ibareli, 'İSTH: 3590-01/Böf' nolu ve 'Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı'nın 30 Nisan 2001 gün ve İSTH: 3590-898-1/Ter. Oly. Ks Böf (72) (1337) sayılı emri' ile Mayıs 2001'de bir belge hazırlandı. Belge; Mardin, Bingöl, Urfa, Malatya, Van, Maraş, Elazığ, Kayseri, Muş, Adana, Sivas ve Ardahan İl Jandarma komutanlıklarına; Van, Maraş, Dersim, Urfa, Malatya, Sivas, Hatay, Erzincan, Adana, Elazığ, Muş, Kocaeli ve İzmir Emniyet müdürlüklerine; Pertek, Hozat, Ovacık, Nazimiye ve Mazgirt İlçe Jandarma komutanlıklarına gönderildi. Söz konusu belgede, çok sayıda yurttaşın ismi verilerek, kimlik bilgilerinin daha ayrıntılı bir şekilde gönderilmesi istendi.

    Böf İşl. Astsb. J. Kd. Üçvş. S.K., İsth. Ş. Md. J. Yzb. M.T., İl J. K. Yrd. J. Yrb. B.Ö. ve J. Kur. Albay İl J. Komutanı T.B. imzalı belgede, 'Elde edilen çeşitli kimlik kartlarında isimleri geçen şahıslar hakkında gerekli araştırma yapılarak elde edilecek bilgilerin ve temin edilecek fotoğrafların Tunceli İl Jandarma Komutanlığı'na gönderilmesini arz/rica ederim' deniliyor. Ayrıca belgeyle birlikte JİTEM'in hazırladığı bazı ek dosyaların gönderildiği de görülüyor. EK-A dosyasında JİTEM şu bilgiyi veriyor: '112 Adet çeşitli kimlik kartı belgesi fişlendi.'

    Bu belge Dersim ve ilçelerinde yaşayan yurttaşların yanı sıra dışarıdan gelen çok sayıda yurttaşın da JİTEM'in takibi altına alındığını ve fişlendiğini gösteriyor. Bunun için de JİTEM'in bütün resmi işlemlerini Tunceli İl Jandarma Bölge Komutanlığı nezdinde yürüttüğü görülüyor. Bu da JİTEM-ordu bağlantısını net bir şekilde ortaya koyuyor. Belge aynı zamanda, JİTEM'in hem emniyet teşkilatı hem de jandarma komutanlıkları arasındaki faaliyetlerini deşifre ediyor.

    İranlılara özel takip!

    31.3.2008

    JİTEM'i bir kez daha belgeliyoruz

    Türkiye'de, özellikle de Bölge illerinde, birçok katliam, cinayet, sabotaj, adam kaçırma, ajanlaştırma, fidye, haraç, uyuşturucu kaçakçılığı, fişleme gibi kontr-gerilla faaliyetler yürüten JİTEM, varlığını sürdürüyor. JİTEM'in ordu ve devlet bağlantıları defalarca ortaya konuldu. AKP hükümeti ve Kemalist askeri-'sivil' bürokrasi arasında bugün sözde 'çete operasyonları' üzerinden rejim kavgası sürerken, JİTEM Kürtlere ve demokratik kesimlerine yönelik uygulamalarına devam ediyor. Buna karşı biz de bir kez daha JİTEM'in faaliyetlerini, asker bağlantılarını, sivillere yönelik baskı ve katliamlarını belgeleriyle ortaya koyuyoruz.

    1- Hasan Şahin'in JİTEM tarafından infaz edildiği belgelendi.
    2- JİTEM herkesi fişliyor, İranlıları bile.
    3- İtirafçılar 'verimlilik' testinden geçiriliyor...

    Türkiye, yıllardır Kürt sorununun demokratik çözümüne yanaşmazken, Kürtleri bastırmak için her türlü yol ve yöntemi devreye koyuyor. Kürt sorunundaki çözümsüzlüğü derinleştiren bu yöntemler ise, Susurluk ve Şemdinli olaylarıyla, Cem Ersever ve Abdulkadir Aygan'ın itiraflarıyla, çeşitli dönemlerde kamuoyuna yansıyan belgelerle varlığı defalarca belgelenen JİTEM tarafından hayata geçiriliyor. Devletin Kürtleri şiddetle bastırmak için kontr-gerilla gücü olarak harekete geçirdiği JİTEM, başta Bölge illeri olmak üzere, bugün bir bütün olarak toplumsal, siyasal ve kültürel hayatı etkisi altına almış bulunuyor. Toplumun her kesiminden insanı fişleyen, öldüren, kaçıran, sorgulayan JİTEM'in ordu ve devlet bağlantıları da defalarca ortaya konuldu. Ancak bütün bu açık kanıtlara rağmen JİTEM'in her defasında devletçe korunduğunu gördük ve görmeye devam ediyoruz. Bugün de 'çetelere karşı operasyonlar', gündemdeki yerini koruyor, Ergenekon operasyonu yürütülüyor. AKP hükümeti, 'Temiz Eller operasyonu başlatmışız, ucu nereye dokunursa dokunsun üstüne gideceğiz' diyor. Aynı AKP hükümeti 9 Kasım 2005'teki Şemdinli olayları sonrasında da benzer şeyler söylemişti, ancak JİTEM'ciler şimdi serbest. Gerçek anlamda bir demokrasi mücadelesi yürütülmüyor. Çünkü 'ucu' hükümete, rejime kadar uzuyor. Çete operasyonu olarak gösterilenler ise oldukça farklı amaçlar taşıyor. Gerçekler, AKP'nin temsil ettiği ve devletin önemli kademelerinde kadrolaşmasını tamamladığı gözlenen Siyasal İslam ile Cumhuriyetin kuruluşundan beri devlete hakim olan Kemalist askeri-'sivil' bürokrasi arasındaki rejim kavgasını gözler önüne seriyor. Dolayısıyla bugün herkes kendi 'derin çetesini' koruyor. Bu kesimlerce korunan ve beslenen JİTEM ve benzeri organizasyonlar ise, başta Kürtler olmak üzere demokrasi mücadelesi veren herkesi hedef almaya devam ediyor... Buna karşı biz de demokrasi mücadelesine bir nebze de olsa katkıda bulunmak amacıyla gerçekleri ifşa etmeye devam edeceğiz. Bu haberimizde bir kez daha JİTEM'in Bölge illerindeki uygulamalarını belgeliyoruz. Bir kez daha JİTEM'in faaliyetlerini, asker bağlantılarını, sivillere yönelik baskı ve katliamlarını belgeleriyle ortaya koyuyoruz. Bir kez daha 'JİTEM'i ortadan kaldırmak için daha ne kadar belge gerekiyor?' diye soruyoruz. Çünkü Kürt sorununun demokratik çözümü için, JİTEM ve benzeri organizasyonların bertaraf edilmesi gerektiğini biliyoruz...

    JİTEM'in infazı belgelendi

    Dersim'e bağlı Aktuluk köyü Meytan Mezrası'nda 3 Ağustos 2005'te katledilen HPG Komuta Konseyi Üyesi Süleyman Şahin'in babası Hasan Şahin cinayetinin faillerinin JİTEM elemanları olduğu belgelendi. JİTEM'e ait belgelerde, Süleyman Şahin'in yakınlarının 2000 yılından beri takibe alındığı ve baba Hasan Şahin'in Almanya'dan 40 yıl sonra Dersim'e geldiğinin belirlenmesinden sonra cinayetin işlendiği ortaya çıktı. Belgelerde Süleyman Şahin'in akrabalarından Burhan Ötekıvılcım adlı kişiye yönelik 2001 yılında bir suikast girişiminde bulunulduğu da tespit edildi.

    Ele geçirilen JİTEM belgelerinde 14 Eylül 2001 ve 30 Temmuz 2005 tarihli 'GİZLİ' ibareli 'BİLGİ NOTU'larında, HPG Komuta Konseyi Üyesi Süleyman Şahin'in izinin sürüldüğü, kendisine ulaşmak amacıyla yakınlarının sürekli bir biçimde takibe alındığı belirlendi. Süleyman Şahin'le ilgili en önemli not, birçok gerçeği aydınlatacak nitelikte. 30 Temmuz 2005 tarihli notta, 3 Ağustos 2005'te katledilen Süleyman Şahin'in babası Hasan Şahin'e ilişkin bilgiler yer alıyor. Notta, 'Bawer (K) Süleyman Şahin'in babası Hasan Şahin Tunceli - Merkez - Aktuluk Köyü - Meytan Mezrası'nda ikamet ettiği, adı geçen şahsın uzun süreden beri yurtdışında yaşadığı' bilgisi bulunuyor. Söz konusu notta ayrıca, 'Bawer (K) Süleyman Şahin'in Tunceli kırsalında olmadığı, Kuzey Irak'taki örgüt kamplarında olduğu' da belirtiliyor. Bu notlar Hasan Şahin'in Dersim'e gittiğinden beri takibe alındığını ortaya koyduğu gibi cinayetin kimler tarafından işlendiğini de açık ve net bir şekilde ortaya koyuyor.

    Cinayet araştırılmıyor

    Hasan Şahin 40 yıl aradan sonra döndüğü memleketinde, 3 Ağustos 2005'te, sabah saatlerinde köydeki evinin aşağısında bulunan bostana giderken öldürüldü. Olay öncesi ve sonrası Şahin Ailesi'ne ait tarlalar yaklaşık altı kez yakıldı ve olaydan bir gün önce de JİTEM elemanları köy civarında görülmüştü. Olay sonrası Savcı Sedat Ertaşkın olay yerine giderek incelemelerde bulunmuş ve konuyla ilgili soruşturma başlatmıştı. Fakat aradan 3 yıl geçmesine rağmen soruşturma dosyasında hiçbir ilerleme kaydedilemedi. Şuana kadar hiçbir delilin toplanmadığı olaydan sonra ne Şahin'in tarlalarını yakan ya da yakanlar yakalandı, ne de avukatların savcı ve kolluk güçlerine başvurularına rağmen art arda yaşanan bu olaylara ilişkin herhangi bir önleyici tedbir alındı. DİHA'ya bilgi veren Şahin'in avukatı Hüseyin Aygün, savcıların olayın üstüne gitmekte isteksiz davrandığını belirterek, 'Yargı makamları olayı çok geniş çaplı araştırmamaya ve köydeki komşular arası bir olay gibi değerlendirmeye başladı. Bu nedenle dosyada pek bir ilerleme kaydedilmedi. Ve çok uzun zamandır faili meçhul cinayetler dosyaları arasına alındı. Biz hem faillerin bulunmaması ve hem de soruşturmanın bu şekilde uzatılması nedeniyle dosyayı AİHM'e taşıyacağız' dedi.

    Saptırmaya çalışıyorlar

    Bu arada DİHA'dan alınan bilgiye göre, olayla ilgili bir başka ilginç gelişme ise 2006'da yaşandı. 2006 yılının Haziran ayında Engin Korcum isimli itirafçı, olayın TKP-ML tarafından işlendiğini iddia etti. Korcum aralarında Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Rüştü Demirkaya'nın da bulunduğu 19 kişi hakkında çeşitli ifadeler vermişti. Fakat söz konusu ifadelerde Korcum, hiç çocuğu olmayanları çocuk sahibi olarak açıklamış, muhtar olmayanları muhtar olarak göstermiş ve o tarihlerde Dersim'de bile bulunmayan DİHA muhabiriyle görüştüğünü iddia etmişti. Şahin'in avukatı Aygün, söz konusu itiraflarla olayın saptırılmak istendiğini söylerken, JİTEM'in belgelenen cinayet bağlantılarını gizlemek için itirafçıları nasıl kullandığı da ortaya çıkmış oluyor. Bunun en somut kanıtı ise, bu belgelerin yanısıra, 7 Nisan 2007'de DTP Dersim İl Başkanı Hıdır Aytaç hakkında açılan davada itirafçının dile getirdikleri oluyor. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Aytaç hakkında 'örgüte yardım yataklık' suçundan 3 yıl 9 ay ceza verdi. Ceza gerekçesi ise itirafçı Ahmet Yalçın'ın ilk ifadelerine dayandırıldı. Ancak Yalçın daha sonra ifadelerini değiştirmiş ve JİTEM baskısıyla Aytaç'ın ismini verdiğini ve kendisini tanımadığını beyan etmişti.

    Zamanlama da ilginç

    Hasan Şahin'in öldürülmesinin zamanlaması da oldukça ilginç. Şahin, 11 Temmuz 2005'te Dersim-Pülümür Karayolu Zeğve mevkiinde HPG gerillaları tarafından esir alınan er Coşkun Kırandi'nin serbest bırakılmasından bir gün önce öldürüldü. Kırandi, 4 Ağustos 2005'te Dersim'in Kutu Deresi bölgesindeki Güleç köyü kırsalında kendisini almaya giden sivil heyete sağ salim teslim edildi.

    2001'de suikast girişimi

    JİTEM'in 14 Eylül 2001 yılına ait notunda ise, 'Bawer (K) Süleyman Şahin ve grubunun Tunceli - Merkez - Esenyurt Köyünde ikamet eden ve akrabası olan Burhan Ö. isimli şahısın yanına belli aralıklarla uğradığı, Bawer (K) Süleyman Şahin isimli örgüt mensubunun Burhan Ötekıvılcım isimli akrabasının yanına uğrayabileceği duyumunun alındığı' kaydediliyor. Bu bilgiyle birlikte Burhan Ö. hakkında istihbarat bilgilerinin toplandığı, bunun için de itirafçılardan yararlanıldığı görülüyor. Notta Burhan Ö. hakkında şu bilgilere yer veriliyor: 'Şahsın köyde Mehmet Ali ismi ile tanındığı, Adı geçen şahsın Serhildan (K) Mustafa Karakuş isimli örgüt mensubunun ifadesine göre yardım - yataklık suçundan gözaltına alınarak 02 Ekim 2000 tarihinde sevk edildiği adli mercilerce (3) ay hapis cezasına çarptırıldığı ve bu cezasını Malatya Kapalı Cezaevi'nde yatıp çıktığı...' Süleyman Şahin'in köye gideceği bilgisi boşa çıkınca itirafçı Mustafa Karakuş'un bilgileri üzerine takibe alınan Burhan Ötekıvılcım'ın 'duyum aldığı, planı bozduğu, bunun için gereğinin yapılması gerektiği' belirtiliyor.

    İnfazlar sürüyor

    Bu arada öldürülme olayları Dersim'de daha önce de yaşandığı gibi, özellikle 2007'de yoğunluk kazandı. Dersim'in Mazgirt ilçesi Alanyazı köyünde 9 Mart 2004'te İmam Boztaş (49) adlı yurttaş, kar maskeli ve asker kıyafetli 2 kişi tarafından evinden alınmak istenmiş, yakınlarının direnmesi sonucu evinin önünde otomatik silahlarla taranarak öldürülmüştü. Boztaş'ı öldüren kişilerin, köye 1.5 km uzaklıktaki Bulgurcular Karakolu'nda faaliyet gösteren JİTEM elemanları olduğu belirlenmişti. Aynı tarihlerde, yine Alanyazı köyünden M. Ali Koçak ve Niyazi Turgut adlı yurttaşlar ise, Bulgurcular Karakol Komutanı Ahmet Kaçan tarafından ölümle tehdit edildiklerini belirtmiş ve İHD'ye başvurmuştu. Bu olaylara ilişkin herhangi bir resmi işlem yapılmadı. 18 Mayıs 2006'da Dersim'in Pülümür ilçesinde arıcılık yapan Hüseyin Arslan (48) askerlerce öldürüldü. 4 Eylül 2007'de Mazgirt'in Koyunuşağı köyü Gölek Mezrası'nda operasyona çıkan askerler, Hıdır Taydaş adlı köylüyü taradı. Taydaş ağır yaralandı. 28 Eylül 2007'de Hozat'ın Boydaş köyünde odun toplamaya giden Bülent Karataş ve Ali Rıza Çiçek, askerlerce tarandı. Karataş öldü, Çiçek ise ağır yaralandı.

    Pertek'in define avcısı, rüşvetçi ve kumarbaz jandarma komutanı

    JİTEM'e ait belgelerde, askerlerin karıştıkları ilginç olaylara da yer veriliyor. Belgelerde özellikle Pertek İlçe Jandarma Komutanı'nın karıştığı olaylara değiniliyor. İlçe Jandarma Komutanı'nın define avcılığı yaptığı, rüşvet karşılığında nüfus cüzdanı ve bazı resmi evrakları temin ettiği kaydediliyor. JİTEM'in 15 Eylül 2001 yılına ait 'GİZLİ' ibareli 'BİLGİ NOTU'nda, '2001 yılı bahar aylarında Pertek İlçe Jandarma Komutanı Metin Yüzbaşı ve Coşkun Uzman Çavuş isimli rütbelilerin yanlarında bir asker ile birlikte Pertek - Aşağı Gülbahçe Köyü'nün üst taraflarında kazı yaptıkları, köy muhtarının (Süleyman ...) olayı gördüğü, aynı türden bir olayın Pertek ilçesi Ulupınar Köyü'nde meydana geldiği' bilgisi veriliyor. Pertek'e bağlı köylerde nüfus cüzdanı ve benzeri resmi evrakların çıkarılması için, İlçe Jandarma Komutanı olan ve soyadı öğrenilemeyen Metin Yüzbaşı'nın para karşılığında çalıştığı belirtiliyor. Özellikle nüfus dairesinde oldukça organizeli bir rüşvet çarkının döndüğü kaydedilen notta, 'Köylerde oturan şahısların nüfus müdürlüğüne gittiklerinde nüfus kayıtlarının verilmediği ve jandarmaya gönderildikleri, buradan 500-1000 Alman Markı karşılığında işlemlerinin yapıldığı, bu işle Yüzbaşı, o yoksa Uzman Çavuşun ilgilendiği' ifade ediliyor. Notta jandarmaya verilen paranın ise askeri yetkililerle nüfus müdürlüğü yetkilileri arasında paylaşıldığı bilgisine yer veriliyor. Ayrıca söz konsu notta, 'İlçe Jandarma Komutanı Metin Yüzbaşı'nın Posta Müdürü, Mal Müdürü ve Mustafa G. ve Fevzi K. adlı kişilerle her gece oyun başı 10-20 milyon karşılığında kumar oynadığı' belirtiliyor.

    JİTEM cirit atıyor

    Dersim öteden beri özel savaş uygulamalarının yoğun bir şekilde uygulandığı alanların başında geliyor. Dersim, özel savaşın önemli güçleri arasında yer alan JİTEM'in merkez üs seçtiği yerler arasında bulunuyor. Dersim'de son iki yılda yaşanan çatışmalarda öldürülen JİTEM'ciler bile JİTEM'in ne kadar etkin olduğunu gözler önüne seriyor. 22 Ağustos 2007'de HPG gerillaları tarafından Dersim Mazgirt ilçe merkezinde JİTEM elemanlarına yönelik bir saldırı düzenlendi, saldırıda çok sayıda JİTEM'ci öldürüldü. Dersim Çemişgezek ilçesinde, ajan faaliyetlerinin başını çeken, halka baskı uygulayan ve faili meçhul cinayetlerin planlayıcısı olarak bilinen JİTEM elemanı Ali Yıldırım, 9 Eylül 2007'de HPG gerillalarınca öldürüldü. 11 Haziran 2006'da Dersim Geyiksuyu beldesi kırsalında HPG gerillaları tarafından konvoya yönelik düzenlenen saldırıda 7 JİTEM'ci ölmüştü.

    JİTEM fişliyor, İranlıları bile!

    Askeri yöntemlerin on yıllardır uygulandığı Dersim'de, JİTEM faaliyetleri sürüyor. Askeri operasyonlara katılan, sivilleri katleden, köyleri boşaltan, her türlü baskı ve işkence yöntemini uygulayan JİTEM'in Dersim'deki faaliyetlerini belgelemeye devam ediyoruz. Şimdiye kadar birçok yerde ele geçirilen, suç üstü yakalanan ve itiraflarla deşifre edilen JİTEM-ordu bağlantısı, bu kez Dersim'de ele geçirilen JİTEM'in kendi belgeleriyle gözler önüne seriliyor. JİTEM belgelerinde, sivillerin takibe alındığı, fişlendiği ortaya çıktı.

    JİTEM'in isteği üzerine, 'GİZLİ' ibareli, 'İSTH: 3590-01/Böf' nolu ve 'Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı'nın 30 Nisan 2001 gün ve İSTH: 3590-898-1/Ter. Oly. Ks Böf (72) (1337) sayılı emri' ile Mayıs 2001'de bir belge hazırlandı. Belge; Mardin, Bingöl, Urfa, Malatya, Van, Maraş, Elazığ, Kayseri, Muş, Adana, Sivas ve Ardahan İl Jandarma komutanlıklarına; Van, Maraş, Dersim, Urfa, Malatya, Sivas, Hatay, Erzincan, Adana, Elazığ, Muş, Kocaeli ve İzmir Emniyet müdürlüklerine; Pertek, Hozat, Ovacık, Nazimiye ve Mazgirt İlçe Jandarma komutanlıklarına gönderildi. Söz konusu belgede, çok sayıda yurttaşın ismi verilerek, kimlik bilgilerinin daha ayrıntılı bir şekilde gönderilmesi istendi.

    Böf İşl. Astsb. J. Kd. Üçvş. S.K., İsth. Ş. Md. J. Yzb. M.T., İl J. K. Yrd. J. Yrb. B.Ö. ve J. Kur. Albay İl J. Komutanı T.B. imzalı belgede, 'Elde edilen çeşitli kimlik kartlarında isimleri geçen şahıslar hakkında gerekli araştırma yapılarak elde edilecek bilgilerin ve temin edilecek fotoğrafların Tunceli İl Jandarma Komutanlığı'na gönderilmesini arz/rica ederim' deniliyor. Ayrıca belgeyle birlikte JİTEM'in hazırladığı bazı ek dosyaların gönderildiği de görülüyor. EK-A dosyasında JİTEM şu bilgiyi veriyor: '112 Adet çeşitli kimlik kartı belgesi fişlendi.'

    Bu belge Dersim ve ilçelerinde yaşayan yurttaşların yanı sıra dışarıdan gelen çok sayıda yurttaşın da JİTEM'in takibi altına alındığını ve fişlendiğini gösteriyor. Bunun için de JİTEM'in bütün resmi işlemlerini Tunceli İl Jandarma Bölge Komutanlığı nezdinde yürüttüğü görülüyor. Bu da JİTEM-ordu bağlantısını net bir şekilde ortaya koyuyor. Belge aynı zamanda, JİTEM'in hem emniyet teşkilatı hem de jandarma komutanlıkları arasındaki faaliyetlerini deşifre ediyor.

    İranlılara özel takip!

    JİTEM'in fişlemelerinden sadece Türkiye'deki yurttaşlar nasibini almıyor, yurtdışından Dersim'e gelen yabancı uyruklu kişiler de nasibini alıyor. JİTEM'in ele geçen belgelerinde, İl Jandarma Komutanlığı ve Tunceli Valiliği işbirliğiyle, özellikle İran uyruklu kişilerin takibe alındığı belirlendi. 'GİZLİ' ibareli, 'İSTH: 3590-01/ ASAF' nolu 'Tunceli Valiliği'nin 05 Temmuz 2000 gün ve B054VLK4620400-19/112 sayılı yazısı'yla hazırlanan belgede, İran uyruklu kişilerin takibe alındığı ve 'gerekli işlemlerin' yapıldığı ortaya çıktı. 15 Eylül 2001'de İl Jandarma Komutanı adına J.Yarbay İl.J.K.Yrdc. O.E. tarafından hazırlanan söz konusu belgede, JİTEM'in 'İran uyruklu çalışan, öğrenci, turizm ve ticari amaçla gelen şahısların' takibi yönündeki talebine şu yanıt verildi: 'Tunceli İl J.K.lığı sorumluluk bölgesinde İRAN uyruklu çalışan, öğrenci, turizm ve ticari amaçla gelen şahısların bulunmadığını ve ilgili yazı gereğince konunun takip edildiğini arz ederim.'

    7'den 70'e herkesi fişliyorlar

    JİTEM'in yaygın olarak yaptığı işlerin başında, yurttaşları denetime ve takibe almak, potansiyel suçlu muamelesi yapmak ve buna göre haklarında ölüm dahil çeşitli düzeylerde kararlar almak geliyor. JİTEM'in çok sayıda yurttaşı, hatta İran uyruklu kişileri bile fişlediğine ilişkin belgeler daha önce de kamuoyuna yansımıştı. 27 Nisan 2006'da Ülkede Özgür Gündem Gazetesi'nde 'JİTEM'i deşifre ediyoruz' başlığıyla yayınlanan haberlerde bu fişleme kamuoyuna belgeleriyle sunulmuştu. JİTEM, hakkında bilgi edineceği tüm kurum, kuruluş ve kişileri Haber Toplama Planı çerçevesinde izliyor. Bu belgelerin her birine kod numarası veriliyor. Çeşitli kodlarla şifrelenen istihbarat çalışması, haber toplama birimleri tarafından gerçekleştiriliyor. Bu çalışmayı 2 astsubay ve bir itirafçıdan oluşan timler yürütüyor. JİTEM'in alacağı istihbarat süresinin zamanı ise verilen koda göre belirleniyor. A kodu bilginin derhal gelmesi, C kodu çalışmanın bir hafta içinde tamamlanması anlamına geliyor. Tüm karakollarda örgütlü olduğu anlaşılan JİTEM, faaliyetlerinde kullandığı kişileri rapor altına alıyor. Tüm mensuplarıyla çalıştırdığı ajanları performans değerlendirmesine tabi tutan JİTEM, haber elemanlarını ise Eleman, Mutemet, Haberci, Görülen Şahıs şeklinde kategorilere ayırıyor. Siyasi partileri, belediye başkanlarını, dernek ve sendikaları adım adım izleyen JİTEM, Haber Alma Planı doğrultusunda fişleme yapıyor. JİTEM, DTP'li belediye başkanları ve demokratik kitle örgütleri başta olmak üzere yediden yetmişe herkesi izleyip bilgi topluyor. JİTEM, Eğitim Sen ve SES'i de örgüt yanlısı kurum olarak gösteriyor. Mezopotamya Kültür Merkezi, Dicle Kadın Derneği, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Öğrenci Derneği'ni potansiyel suçlu gören JİTEM, bu kurumları da açıkça fişliyor. Dicle ve Harran Üniversitesi öğrencileri, köye dönüş yapanlar, 'Kürtçe isimle ürün üreten' şirketler, Bölge'ye gelen yabancı heyetler ve cezaevinden tahliye olanlar da yakın takibe alınıyor. Azınlık kurum ve kuruluşları fişleyen JİTEM, bu alan ve Kürtlerle ilgili yayın yapan kuruluşları da hedef tahtasına koymuş durumda. Hizbullah, Fethullah Gülen ve İslami kesime yakın dernekleri de fişleyen JİTEM, ordudan atılan subayların askeri lise ve harp okullarındaki ilişkilerini de irdeliyor.
    İtirafçılar 'verimlilik' testinden geçiriliyor

    Kürt illerinde yıllardır terör estiren JİTEM'in en temel faaliyetlerinden biri de yakalanan PKK'lileri itirafçı yapmak ve bunları halka karşı kullanmak. Ele geçirilen belgelerde JİTEM'in itirafçılar için biyografi fişi çıkardığı ve burada pratikte sınadığı itirafçılara ilişkin kanaat notu düşerek ona göre muamele görmesini istediği belirlendi. Aynı zamanda söz konusu biyografi fişlerinde, JİTEM'in istediği cezaevinden istediği zaman itirafçıları dışarı çıkardığı ve istediği gibi kullandığı da bir kez daha belgelendi.

    Ele geçirilen belgeler arasında JİTEM'in itirafçıları nasıl kullandığına ilişkin bilgiler de yer alıyor. 'İtirafçı Örgüt Mensubu Biyografi Fişi' başlığıyla hazırlanan belgelerde, itirafçıların kimlik bilgileri ve örgüt içindeyken yürüttükleri faaliyetler ve statülerinin yanı sıra, aile durumlarına, aile fertlerinin kimlik bilgileri ve ne yaptıklarına ve hangi tarihler arasında dışarı çıkarılıp ve nerelere götürüldüklerine dair bilgiler de yer alıyor. Ele geçen belgeler arasında, Elazığ Kovancılar doğumlu K.B., Maraş Pazarcık doğumlu E.P., Dersim Ovacık doğumlu C.M., Mardin Derik doğumlu M.B. ve Muş Varto doğumlu M.B. adına düzenlenmiş itirafçı biyografi fişi bulunuyor.

    İtirafçı operasyonda

    Kovancılar nüfusuna kayıtlı K.B. için düzenlenen belgede, K.B'nin nüfus kayıt ve örgütteki kimlik bilgilerinin yanısıra hangi cezaevinde ve ne zamandan beri bulunduğuna, ne zaman hangi bölgede operasyonlara çıkarıldığına, kendisinden elde edilen bilginin yarar sağlama düzeyine, JİTEM içinde konumlandırılırsa elde edilecek 'verime' ve son olarak bütün bu pratik sorgulama sürecinden sonra ulaşılan kanaata ilişkin bilgilere yer veriliyor. Belgede K.B'nin aile fertlerinin nüfus kayıt bilgileri, aile fertlerinin nerede olduklarına ve ne iş yaptıklarına ilişkin bilgiler de bulunuyor. Belgelerde K.B'nin 18 Mayıs 1999 - 28 Mayıs 1999 tarihleri arasında Dersim kırsalında düzenlenen geniş kapsamlı operasyon için Elazığ E Tipi Cezaevi'nden alındığı ve 'bilgilerinden yararlanılmaya çalışıldığı' belirtilerek, K.B'nin verdiği bilgilerin 'yeterli derecede verimli olmadığı' kaydediliyor. Genel değerlendirme kısmında ise şu kanaat dile getiriliyor: 'Güvenlik güçlerine fazla yardımcı olamaz. Cezaevinden alınması uygun değildir.'

    Belgelerde aynı işlemin, aynı tarihlerde aynı operasyon kapsamında, Tunceli Cezaevi'nden alınan E.P., Elbistan E Tipi Kapalı Cezaevi'nden alınan C.M., Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nden alınan Derik doğumlu M.B. ve Varto doğumlu M.B. için yapıldığı da görülüyor. Ancak bu kişiler hakkında K.B'den farklı olarak kanaat notu verilmiyor, belgelerdeki ilgili kısım boş bırakılıyor.

    Bir kanıt daha

    Belgelerde de görüldüğü gibi, JİTEM istediği zaman istediği cezaevinden itirafçıları alarak kullanabiliyor. İtirafçıların farklı cezaevlerinden alınması, JİTEM'in bir bölgede değil neredeyse her bölgede istediği gibi davrandığını gösterdiği gibi, bu durum aynı zamanda JİTEM'in kurduğu etkinlik düzeyiyle birlikte bir organizasyon olarak devlet içindeki bağlantılarını ve gücünü de ortaya koyuyor.

    JİTEM'in itirafçıları

    Bu belgelerle birlikte itirafçıların JİTEM tarafından, söz konusu dönemde yasal olmadığı halde, sürekli olarak cezaevlerinden alınarak operasyon bölgelerine götürüldüğü bir kez daha kanıtlanmış oluyor. Bu durum ise, JİTEM'in kuruluşundan beri esas aldığı faaliyetler arasında yer alıyor. JİTEM benzer uygulamaları daha önce de defalarca uyguladı ve çeşitli örnekleriyle kamuoyuna yansıdı. Bunlar arasında Abdulkadir Aygan'ın 2004'te Ülkede Özgür Gündem Gazetesi'nde yayınlanan itiraflarına yansıdı. Aygan, JİTEM'in kurucularından Cem Ersever'le ilgili verdiği bilgiler arasında şunu da açıklamıştı: 'Emirleri Ankara'dan alan bir pozisyonda idi. İstediği zaman itirafçılardan ve halktan yakaladığı kişileri araziye götürebiliyordu.' Aygan'la birlikte, 'JİTEM'de çalışmaları uygun görülen' onlarca itirafçı kullanıldı. Aygan'ın da içinde yer aldığı ekipte, Hayrettin Toka, Recep Tiril, Adil Timurtaş, Ali Ozansoy gibi çok sayıda itirafçı da cezaevlerinden çıkarılarak JİTEM'in resmi elemanı yaptırılmıştı. En güncel örneklerden biri de 9 Kasım 2005'te Şemdinli'de Umut Kitabevi'ni bombalarken suç üstü yakalanan JİTEM elemanları arasında yer alan itirafçı Veysel Ateş'in durumu oluyor. Buna benzer onlarca örnek verilebilir.

    Yasadışıydı yasallaştı

    İtirafçıların cezaevlerinden alınıp JİTEM'e dahil edilmeleri ve operasyon bölgelerinde kullanılmaları gizli olmadığı gibi, 2005'e kadar yasal da değildi. Devlet yetkililerinin yasadışı olduğu halde açıktan savundukları bu uygulama, 25 Mayıs 2005'te TBMM Genel Kurulu'nda, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasa'da Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Teklifi'nin kabul edilmesiyle yasallaştı. O günden bu yana çeşitli defalar itirafçılar cezaevlerinden açıktan alınarak operasyon bölgelerinde veya sivillere karşı kullanılıyor. Bazı örnekler şöyle: 25 Ekim 2006'da Siirt'te itirafçı Fehmi Aslan'ın dahil edildiği operasyonda, 26 kişi tutuklandı. 9 Mart 2007'de Diyarbakır'ın Kulp ilçesi kırsalında bir mağarada 7 gerillayı zehirleyerek öldüren itirafçı Galip Enyüce, birçok kez cezaevinden alınarak başta Şırnak ve Diyarbakır kırsalı olmak üzere birçok yere operasyonlara götürüldü.

    Bu yazı 31 Mart-6 Nisan tarihli Öteki Bakış gazetesinde yayınlanmıştır.

    ZILGIT   02 Nisan 2008 21:06   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    'Siz savaşla ilgilenmeyebilirsiniz, savaş sizinle ilgilenir. Savaş kazananı da yorar. Ölüm her şeyi eşit yapan doğal sonuçtur. Ölümden korkmayan ölmez; ölüm kendine koşanları hiçbir zaman vurmaz. Ölüm korkusu, ölüm acısından daha şiddetlidir. Ölüm telaşının bir anlamı yoktur. Size yol gösterdim de diyebilirsiniz, ama askeri manada emir vermedim. Kahramanlara emir verilmez! '

    Osman Pamukoğlu

    Allah Türkü Korusun.

    armandark   01 Mart 2008 06:37   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    eniştemin silah arkadaşı.. büyük operasyonda sırt sırta çalışmışlardır hakkaride. hikayelerini dinlemekten zevk aldığım bir adam.

    venceslas   20 Şubat 2008 22:01   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Atatürk'ün askeri

    marcus antonius    01 Kasım 2007 22:57   aferim     (3 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :romanistabukowski

bu etiketi açan kişi(?) : bloodoath

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.