Ya devlet bireyi ve toplumsal hayatı daima ezerek, insanın etkin olduğu bütün alanları ele geçirerek savaşlarla ve iktidar mücadelelerine, bir tiranın yerini diğerinin aldığı saray darbelerine yol açacaktır, ki bu gelişmenin sonucunda kaçınılmaz bir biçimde ölüm vardır..
Ya da
devletler yıkılacak ve özgür anlaşmasıyla bireylerin ve grupların canlı insiyatifini bir ilke olarak benimseyen
binlerce merkez yeniden hayatbulacaktır.
Pyotr Alexeyevich Kropotkin
doğru kullanılması gereken bir yapılanma sağliksiz insanların özellikle dikkat etmesi gereken bişey...
burda hatlar başlarda biraz karışmış. Sonradan bildiler doğru.
Anarşist otonomi ile otonomist marksizm farklı şeyler baya baya...
Anarşist otonomizmi kökenini, post-yapısalcı anarşizmden alır ve tam bir anarşist, kollektif yaşam örgütlenmesi olarak karşımıza çıkar. Tüm anarşist görüşleri farklılıkların biradalığı potasında toplarken elini; foucault'ya, deleuze'e, wittgenstein'a, yer yer cioran'a, caraco'ya, yer yer spinoza'ya uzatır. Sırtı ağırlıklı olarak Bakunin'e değil, Kropotkin'e yaslıdır.
Otonomist marksizm ise, post-yapısalcılık kaygısından öte, post-marksizm kaygısındandır. Liberter komünist / özgürlükçü sosyalist bir çizgi izler. Elini Althuser'lere, Adorno'lara, Gramsci'lere uzatır, sırtı ise hala tutunabildiği kadar Marx'tadır...
yeni dünyada eski sistemlerin işleyeceğini pek sanmıyorum
ya bi de bu tartışma için seçtiğimiz etiket de ilginç oldu :) anarşistlerin mahallesinde salyangoz ticaretine girildi.
Olm yeter lan. Sabaha kadar sizi mi okuycaz!!
büyük oranda katılıyorum, bi iki ek yapsam kafi sanırım.
sovyetler deneyimine eleştirel yaklaşımla oradan çıkarılacak tüm derslerin çıkarılması gerekiyor. bir haliyle de başlandı aslında. ödp mesela türkiye'de bu arayışın adreslerinden birisi olarak kurulmuştu.
reel sosyalizmin eleştrisini hiç aksatmadan, ama bunu özeleştirel bir ruhla yürütmek lazım. bizim tarihimiz değil deme lüksünün olmadığını düşünüyorum. sosyalizmin emekleme dönemi denebilir ve analiz buradan başlayabilir mesela.
çıkış noktasanın ekonomik indirgemeci olduğunu kabul ediyorum ama mahir'in onu ifade ederken kullandığı marksizm hareketin hareket halindeki doktrinidir yöntemini de kesinlikle gözden kaçırmamak gerektiğine inanıyorum. evet önceki yüzyılın başında yaşayan marksistler ve bittabii marx çok önemli bir külliyat bıraktı. ama sonrasında gramsci'nin yazıp çizdikleri meselenin başka bir boyutunun da olduğunu, üst yapı ilişkilerinin de işlevsel olduğunu anlatmaya çalıştı, ki marksizmin birikerek ilerlemesindeki önemli adımlardandı bunlar. burada tabii, wallerstein'ın, althusser'in çabalarını da dahil ediyorum bu biriktirme çabasına. hepsi önemli kapılar açtılar.
ben sınıf mücadelesinin ve devrimci hareketlerin geleceği için önümüzdeki dönemi, özgürlükçü sosyalizme ait referansların gelişmesine müsait görüyorum. yani bişey çıkacaksa oradan çıkacak. evet, reel sosyalizmin adam akıllı bir eleştirisi, ama bunu sosyalizmin kendi sınırlarının dışına taşırmadan. evet ortodoks marksizmden kopuş ama emek eksenli siyaseti kaçırmadan. mesela kaş yapayım derken liberaller gibi göz çıkarmadan. özgürlük iddiasını liberallere, eşitlik talebini "cumhuriyetçi" akıla bırakmadan.
emperyalizm tahlili meselesini sıkıntılı buluyorum ben de. arkadaşlara bakarsak kavramı rafa kaldırmak gerekiyor.
belki de new age anarşizm falan demek lazım yapmaya çalıştıklarına. zaten akademik alanın pek dışına taştıklarını söylemek pek mümkün değil ama eylemci bir damarı da diri tutmayı başarıyor gibiler.
ne bileyim işte, insan anti faşist mücadele perspektifi olan anarşistlere diğerlerine baktığı gibi bakamıyor. daha sempatik bu arkadaşlar.
bu arada hakikaten poster, afiş işinde başarılılar. bi tane posterleri odamda asılı hatta.
siyasal anarşistler. anarşistlerin siyaseti dert eden ekibi. bunu da anarşizme bakışlarındaki anarşist komünizm modelinden alırlar. otonomist marksisttirler. mücadele yöntemleri marksistlerden, teorileri negri'dendir. beslendikleri kaynaklar anarşist metinlerden çok marksist metinlerdir.
http://www.otonomlar.org
hem teorik bilgiler açısından, hem de ülkenin gündemini analiz eden yazıları açısından, kesinlikle şimdiye kadar okuduğum en güzel dergi
ayrıca dergiyi direk "anarşistler'in işi" olarak nitelendirmek çok doğru olmayacaktir zira kendilerini anarşist olarak tanımlamıyorlar
anarşistlerin türkiye'de yaptığı en güzel iş.
yok yaa BİR dergi....antonie negri
hayır
sinir sistemi:)
bir yazılım şirketi.