toplam 7 kişi bulundu. 7 adedi gösteriliyor.
| tuttum | disconnectus eractus |
| tuttum | KoseBucakTurkiye |
| tuttum | Newi |
| tuttum | suat42 |
| tuttum | seketek |
| tuttum | Van Kenobi |
| tuttum | mavimercan |
~13 ahkam var.
"efrasiyab hikayeleri" adli kitabi okuyup akabinde tiyatro oyununa gitmemle yasadigim bir hadisedir. cezzar dede ve olum beyin yanlarinda olmak ve o hikayelere bizzat goz ve kulak misafiri olmak icin can atmamla vuku bulmustur.
dijital dunyada ise fifa 2006/2007 champions league oyunu ile cok icli disli olmuslugum vardir. real betis ile 2341 planinda cok kisinin canini yakmisligim vardir.ozellikle futbol dehasi erkeklerin sinirlenmesini seyretmek cok zevkli oluyor (:
"ey zavallı milletim dinle! şu anda, hepimiz burada seni kurtarmak için toplanmış bulunuyoruz. çünkü ey milletim, senin hakkında, az gelişmiştir, geri kalmıştır gibi söylentiler dolaşıyor. ey sevgili milletim! neden böyle yapıyorsun? neden az gelişiyorsun? niçin bizden geri kalıyorsun. bizler bu kadar çok gelişirken geri kaldığın için hiç utanmıyor musun? hiç düşünmüyor musun ki, sen neden geri kalıyorsun diye durmadan düşünmek yüzünden, biz de istediğimiz kadar ilerleyemiyoruz. bu milletin hali ne olacak diye hayatı kendimize zehir ediyoruz. fakir fukaranın hayatını anlatan zengin yazarlarımıza gece kuluplerinde içtikleri viskileri zehir oluyor. zengin takımının hayatını gözlerimizin önüne sermeye calışan meteliksiz yazarlarımız da aslında şu fakir milleti düsündükleri için, küçük meyhanelerinde ağız tadıyla içemiyorlar. ey şu fakir milletim! aslında seni anlatmıyoruz. sefil ruhlarımızın korkak karanlığını anlatıyoruz. işte onun için sana yanaşamıyoruz. senin yanında bir sığıntı gibi yaşıyoruz. peki hiç utanmıyor muyuz? hiç utanmıyoruz."
oyun oynamayı sevmeyenleri anlayamıyorum ... ayriyetten çok çabuk sıkılanlarıda kınıyorum ...
oğuz atay'ın tek tiyatrosudur!!!oldukça akıcı ve eğlenceli bir eser!!!oğuz atay'ın diğer karamsar hatta çok çok karamsar ve mutsuz karakterleriyle dolu roman ve hikayelerini düşündüğümüzde bu eseri biraz daha eğlenceli diyebiliriz.ama normal şartlarda bu eser içinde dram denilebilir fakat oğuz atay cephesinden baktığımızda komedi diyebiliriz!!!
Eser olarak mutlak sevgimi kazanmıştır. Cümle olarak, "oyunlarla yaşlananlar" çağrışımı hep güçlü gelmiştir bana. Rollerimiz, sahne, dekor, perde ve final...
küçükken oyuncakları elinden alınmışlar...büyüdüler oyuncaksız oynamaya alışarak...şimdi düşsel oyun'cak'lar ile oyalanmaktalar...geçmiş olsun...
evdeki "saadet " nine'nin ölümüyle medcezir eyleyen hissiyatlar sonucu coşkun öğretmen çarpıcı bir tirad attırır. alın da bakın:
" bu hepimize bir ihtardır. neden bahçeye bakıyorum, biliyor musun? ölümü seyrediyorum..
aynı hatayı bir daha yapmam artık. artık ölümü gözden kaçırmaya gelmez. biliyor musunuz, bazı geleneklerimizi ihmal etmekle nasıl çaresiz durumlara düşüyoruz. canım, mesela şu ölümle içiçe- yaşama geleneğimizi korusaydık böyle gafil avlanırmıydık hiç?
eskiden insanlarımız ölümle yanyana hatta içiçe yaşarlardı. eskiden ölüm, küçük mezarlıklarıyla evlerimizin bahçelerine kadar sokulmuştu. bu durum bir ihmal sonucu doğmamıştı: insanlarımız buna, bilerek izin vermişlerdi. hatta bu konuda ölümü teşvik etmişlerdi bile diyebiliriz. her sokakta ahiretin bir şubesi açılmıştı "
oğuz atay eseri. erdal özkan'ın senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği film trt1'de.