toplam 291 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | selonn |
| tuttum | penguenler |
| tuttum | septomoni |
| tuttum | scihancimilli |
| tuttum | kheiron |
| tuttum | Nypmhe |
| tuttum | nagashi |
| tuttum | baptiri |
| tuttum | dela didi |
| tuttum | diskokaine |
| tuttum | soato |
| tuttum | kremaroma |
| tuttum | thesentimental |
| tuttum | neselikaos |
| tuttum | charizard |
| tuttum | guitarra |
| tuttum | kupakahve |
| tuttum | dermetoplama |
| tuttum | camaraderie |
| tuttum | civiljam |
~69 ahkam var. 1 2 3 4 önceki sayfa »
Matilde'ye Sone
Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman,
çünkü iki yüzüyle karşına çıkar hayat.
Bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın,
ateş de pay alır kendine soğuktan.
Seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,
sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak
bir yolculuğa yeniden başlamak için:
bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni.
Sanki ellerindeymiş gibi mutluluğun
ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları
hem seviyorum, hem de sevmiyorum seni.
Sevgimin iki canı var seni sevmeye.
Bu yüzden sevmezken seviyorum seni
ve bu yüzden severken seviyorum seni.
Pablo Neruda
''Kimse gelmeyecek,bir çanın çalınışı gibi çınlayan,yalnızlıktan başka''....
Erimiyor artık gözlerinde gözlerim
Tadlanmıyor yanında acılarım.
Ancak taşıyacağım bakışını her nereye gidersem,
Sen de taşıyacaksın acımı her nerede yürürsen..
Senindim, sen de benim. Daha ne olsun?
Bir devrialem yaptık aşkın geçtiği yerlerden.
Senindim, sen de benim. Öyle de kalacaksın,
Aşıladım ya kendimi bahçenden kestiğim filize.
Alıp başımı giderim. Kederliyim: hep sürecek kederim.
Beni sardığından beri, bilmem ki nere giderim.
Elveda der bir çocuk yüreğinden bana.
Ben de derim Elveda...
Yanlış Adım
Yeniden yanlış adım atarsan
kesilecek ayağın.
Başka bir yöne
sürüklerse seni
çürüyüp gidecek elin.
Hayatını ayırırsan benden
öleceksin,
hayatta kalsan bile.
İzleyeceksin ölümü ve karanlığı,
dolaşırsan dünyada bensiz.
Sürgüne gönderildiğinde tesadüfen Nazım Hikmet le tanışır.Çok yakın arkadaş olurlar.Ondan gömleğini alır hatıra olarak.Şili de ki evinin ahşap çatısına sevdiği yazarların,şairlerin adını kazımıştır.Onlardan biri de Nazım Hikmet tir.
bi kere, rahmetlinin sosyomatta 220 küsür tane seveni olması çok manasız. nerden duyuluyor, nasıl yayılıyor diye düşünürken ben kendi kendime, how i met your mother'da çıktı anasını satıyım pablo neruda kitabı. gözümüzün önünde harcıyolar adamı anasını satıyım.
öyle çok ki ölüler,
ve öyle çok ki al güneşle yarılmış hendekler,
ve öyle çok ki gemilere vuran miğferler,
ve öyle çok ki öpüşlerle kilitli eller,
ve öyle çok ki unutmak istediklerim.
zulüm, acı, ölüm, şu bu
bir anda gizlerse de tohumu,
ölmüş gibi görünürse de halk,
döner gelir elbet bir gün nisan ayı,
kavuşur baharına toprak,
kızgın eller dağıtır atar ağır havayı.
ölümün içinden yeşerir yaşamak.
hayatı bir sayfada anlatılmış bir ozan, hem de kendi kitabında. ne acı.
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu
Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta
Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.
Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece
Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında
Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim
O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.
Yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla
Duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi.
Ota düşen çiy gibi, düşmekle şiir cana
Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa.
Gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana
Hepsi bu. uzaklarda şarkı söylüyor biri.
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
Gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi
Yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana
Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim
Sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona
Ellere yar olur. öpmemden önceki gibi.
O ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla
Artık sevmiyorum ya severim belki yine
Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda
Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
Belki bana verdiği son acıdır bu acı
Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona
bıkmadan okumaya devam..
1904-1973 yılları arasında yaşayan..Nobel ödüllü...Şilili yazar ve şair.....
bana Üstadı hatırlatan ve O'nu kalbimde yaşatansa....yıllar evvel beynime kazınan yüzlerce dize'den seçme..bu dizeler...:
''Birisinin...O birisinin olacak...Bir zamanlar tıpkı benim öpücüklerimin 'onun'olduğu gibi...Sesi,narin vücudu ve sonsuzluğa açılan gözleri...Artık onu sevmediğim doğru...ama..belki de seviyorum....''
asıl adı 'ricardo eliecer neftali reyes y basualto'. peki niye 'neruda' ?
şöyle diyor: 'adımı 14 yaşımdayken, daha santiago'ya gitmeden değiştirdim. babam yüzünden. mükemmel bir insandı, gelgelelim, genellikle şairlere, özellikle bana karşı idi. hatta işi kitaplarımı ve not defterlerimi yakmaya kadar götürdü. onun görüşüne göre, mühendis, doktor, mimar olmalıydım, çünkü diyordu, insanların bu gibi kimselere ihtiyacı var. oğullarının toplum içinde sivrilmesini görmek isteyen, orta sınıfın köylülükten gelme bütün insanları gibiydi. yine babamın görüşüne göre, toplumda yükselmeyi başarmanın tek yolu üniversiteydi, serbest mesleklerdi.vaktiyle, aynı zamanda bir gazete yazarı olan büyük bir çek şairi vardı: erwin kisch. bu zat, bu soruyu sorarak yıllarca iflahımı kesti. madrid'de, mexico'da, prag'da hep karşıma çıktı. ve prag'ta bana şöyle dedi: 'bana şu hikayenin sonunu söyle. bak şimdi artık ihtiyarladım. nice zamandır seni pek sıktım'. gerçek şu ki, bu hikayede gerçek diye bir şey yok. babamın gerçeği fark etmesinden en çok korktuğum günlerde -çünkü böyle birşey felaket olurdu- bir dergiyi karıştırdım ve orada jan neruda imzalı bir hikaye gördüm. tam o sıralarda bir şiirimle bir yarışmaya katılmak durumundaydım. o zaman neruda soyadını seçtim ve ad olarak da pablo adını aldım. bu adın bir kaç ay sonra geçip gideceğini sanıyordum...'
GÜZ ÇİÇEKLERİNDEN NÂZIM'A ÇELENK
Niçin öldün Nâzım?
Ne yaparız şimdi biz
şarkılarından yoksun?
Nerde buluruz başka bir pınar ki
onda bizi karşıladığın gülümseme olsun?
Seninki gibi ateşle su karışık
acıyla sevinç dolu,
gerçeğe çağıran bakışı nerde bulalım?
Kardeşim,
öyle derin duygular, düşünceler yarattın ki bende,
denizden esen acı rüzgâr
kapacak olsa bunları
bulut gibi, yaprak gibi sürüklenir,
yaşarken seçtiğin
ve ölümden sonra sana barınak olan
oraya, uzak toprağa düşerler.
Al sana bir demet Şili kasımpatlarından,
al güney denizleri üstündeki ayın soğuk parlaklığını,
halkların savaşını, kendi dövüşümü
ve yurdumun kederli davullarının boğuk gürültüsünü
kardeşim benim, dünyada nasıl yalnızım sensiz,
çiçek açmış kiraz ağacının altınına benzeyen yüzüne hasret,
benim için ekmek olan, susuzluğumu gideren, kanıma güç
veren dostluğundan yoksun.
Hapisten çıktığında karşılaşmıştık seninle,
zorbalık ve acı kuyusu gibi loş hapisten,
zulmün izlerini görmüştüm ellerinde,
kinin oklarını aramıştım gözlerinde,
ama parlak bir yüreğin vardı,
yara ve ışık dolu bir yürek.
Ne yapayım ben şimdi?
Tasarlanabilir mi dünya
her yana ektiğin çiçekler olmadan?
Nasıl yaşamalı seni örnek almadan,
senin halk zekânı, ozanlık gücünü duymadan?
Böyle olduğun için teşekkürler,
teşekkürler türkülerinle yaktığın ateş için.
nazım hikmet için yazdıkları
Pablo Neruda ve F.Garcia Lorca,Madrid'te zengin bir Arjantinlinin yemek davetine katılıyorlar.Orada bir kadın şairle de tanışıyorlar.Yemekten sonra üç şair dolaşmaya çıkıyorlar.Bahçedeki kuleye tırmanıyorlar ve Neruda kadını kucaklayıp,öpmeye başlıyor,ardından elbisesini çıkartmaya girişiyor.Neruda,Lorca'dan,öyle şaşkın şaşkın bakacağına,kapıda gözcülük yapmasını istiyor.Gelgelelim Lorca bu işi biraz fazla heyecanla üstleniyor ve merdivenlerden yuvarlanarak ayağını incitiyor.Daha yirmili yaşlarında iken''20 Aşk Şiiri ve Bir Umutsuz Şarkı''ile adını duyuran Pablo Neruda,tensel ilişkilerin ötesinde,aşkı da bütün dirimselliğiyle yaşayabilmiş sanatçılardan biri.Peki Lorca?Dostunun ataklığı karşısında sergilediği tavır bile onun''sorunlu''sanatçılar arasında yer aldığını gösteriyor.Öteki figüre gelince,''kadının adı''yine yok,Neruda''Yaşadığımı İtiraf Ediyorum''adlı otobiyografisinde bu sarışın,yeşil gözlü,güzel şairin kimliğini vermiyor...Bize de üstadın ''yeme de yanında yat''tadındaki şiirlerini,yaşayarak,derinden hissederek,ama keyifle ama hüzünle okumak kalıyor.....