el ConCierto nCtrnl ' a ;
dotum dediklerin doğru emme birincisi ayıptır sölemesi 2004 ağustosunda Cadiz de kendisini dinneme şerefine nail olmuş biri olalaktan şunu diyebilirim ki ,2. yarı ayaklık kullandı ,böle içime güm deyi bir sansıntı düştü,adamcağız yorulmuş bacak gitmiş ..şu var biraz da mekanikleşmiş sanki ... bilmiyom genç halinin hayliyle gittiydim ama biraz dumur oldum...misal bi rest stroke ta batırdı gibi oldu,gene içim cız etti..ne biliim hani müthiş adam sonuçta hem teoride hem pratikte..ama o an aklından bi sonraki parça geçiyodu deseler çok şaşırmazdım...
fazla söze gerek yok paco işte...söylenecek laf bile yok onun üstüne gitarist gelmez bidaha
Asıl adıyla Francisco Sanchez Gomez. İsmi ne olursa olsun o gitar için yaratılmış olmalı. Benliğine uygun olarakta bir yaşayan efsane olmayı yeğlemiş sanırım... Gitar Baba
Entre Dos Aguas, Solea, Casilda, Almoriana, Orient Blue gibi parçalarının yanı sıra klasik müziği flamenkoyla ilk harmanladığı Rodrigo'nun ünlü konçertosu Concierto de Aranjuez e getirdiği yorumla ne kadar büyük bir 'aşmış' olduğunu kanıtlayan dev bir müzik adamıdır.1987 ve 2007 yıllarında Türkiye'de de canlı performansları vardır..
ilgili olan herkes mutlaka farketmiştir. özlellikle konserlerinde çalarken paco de lucia, sanki öylesine, duygusuz, sıradan bir iş yapıyormuş gibi, mesela araba kullanır gibi çalar gitarı... hatta bazen "duygusuz çalıyor" diye eleştirilirde... aslında öyle değildir gerçek. paco de lucia nın sahnede "duygusuz" gibi görünmesinin nedeni, gitarın tellerinden akan duygu seline kendi iradesinin yön vermesidir. ki bu, hükmetmektir. diğer sanatçılar, gitarın tınısının gidişatından etkilenir, kendilerini bir nehrin akışına bırakır gibi teslim olurlar ezgiye.paco de lucia çalarken, sizi istediği ruh moduna sokabilir, hipnotize edebilir. flamenco, hissetmeden icra edilemez. edilirse flamenco olmaz. paco de lucia nın gözlerindeki nemlilik, hiçbir konserinde eksik olmaz.ama biz bunu göremeyiz. çünkü, biz o "duende" nin bir parçası oluruz sadece. paco ise, o "duende" nin yegane kaynağı. kısacası, Paco de Lucia, en asi müzik aleti olan gitarın itaat ettiği dünya üzerindeki bilinen tek insandır.
olmak istediğim (ya o ya onunla)
boyleeeee muzigiyle seni ucurtma misaliii tepelere cikariyo sonra paaat diye yere atıyor sanki bu adam yaaa
"Paco De Lucia 1947 yılında Francisco Sanchez Gomez adıyla dünyaya geldi, sanatçı ismini büyükannesi Lucia Gomez adına ithafen seçti. Babası Antonio ve abisi Ramon'dan henüz beş yaşındayken gitar desleri almaya başlayan sanatçı, Nino Ricardo, Miguel Borrull gibi ustalardan ders alarak kendini yetiştirmeye başladı. İlk kez 11 yaşında sahneye çıkan De Lucia, 1959 yılında festivallere katılmaya ve ödüller almaya başladı.
Ailesi Madrid'e taşınınca Jose Greco'nun grubuna gitarist olarak katılan sanatçı, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken, yurtdışında turnelere çıkmaya başladı. 1965 yılında Ricardo Modrego'yla iki albüm kaydeden sanatçı, babasının açtığı flamenko kulübünde büyük isimlerle yanyana gelmeye başladı. Caz saksafon ustası Pedro Iturralde ile flamenko ve caz açılımları yakalamaya başlayan sanatçı, 1967 yılında Festival Flameenco Gitano grubuyla turneye çıkarken ilk solo albümünü kaydetmiş oldu.
1969 yılında "Fantasia Flamenca" albümünü kaydeden De Lucia daha 22 yaşındayken kendi tarzını ortaya koyuyordu. 70'lere imzasını attığı gitar resitalleriyle şöhreti tartışılmaz hale gelen sanatçı, 1973 yılında çıkardığı albümü "Fuente y Caudal"de kendisini dünyaca ünlü hale getiren ilk önemli şarkısı "Entre dos Aguas"ı kaydetmişti. 1981 yılında grubunu kuran sanatçı, vokallerde Pepe de Lucia ile tüm dünyada büyük ilgi görmeye devam etti. 1982 yılından itibaren piyanist Chick Corea ile işbirliği yapmaya başlayan sanatçı, caz sanatçılarıyla flamenkoyu yepyeni bir yapılanmaya taşıdı. 1986 yılında tekrar solo çalışmalara dönen sanatçı, 1986 yılında J.M Bandera ve J.M Canizares ile 1990 yılına kadar trio olarak devam etti. 1987 yılında Siroco adlı plaklarını yayınlayan Paco De Lucia, 1990 yılında tekrar grubuyla biraraya geldi ve Chick Corea ile işbirliği yaptı. 1991 yılından itibaren yine grubuyla beraber, perküsyonda ve Flamenko danslarda yeralan Manuel Soler'i de yanlarına alarak performanslarına yepyeni bir soluk getirdi. Gitarist John McLaughlin, Larry Coryell ve Al Di Meola gibi caz dünyasının ünlü isimleriyle birlikte konser ve kayıtları olan dev sanatçı, Rodrigo'nun Concierto de Aranjuez'iyle klasik müzik alanıyla da Flamenko'yu biraraya getirmiştir. 1996 yılında 13 yıldır tanıştığı Al di Meola ve John McLaughlin'le beraber "The Guitar Trio" albümlerini kaydetmiştir. 2 yıl sonra annesine ithafen Luzia albümünü yayınlayan sanatçı yepyeni grubuyla dünya turnesine çıkmıştır.
Carlos Saura'nın Carmen'i, Borau'nun La Sabina'sı gibi sinema filmlerinin ses kayıtlarını gerçekleştiren sanatçı, ünlü Los Tarantos balesinin kayıtlarını gerçekleştirerek Madrid'de hafızalara kazınmıştır. Sanatçı caz ve klasik müzikle kendi farklılığını ortaya koyduğu Flamenko'da yeni nesil sanatçıların yaşayan efsanesi kabul ediliyor. "*
*:pasionturka.net'ten
ve bir daha dünyaya gelsem flamenko ezgilerini gitarla çalan müzisyen olmak isterdim diyen gitar virtüöz'ü...
Paco dineypte daha sonra kimden zevk alabilir insan ???
yaşayan efsane...
cafe del mar
Granada,Hasta la fe de bautismo,Que grande el castigo...ve daha niceleri.tanistirana da tesekkuru bir borc bilirim.
flamenco.. hersey
ah ankaradaydı gidemedim
yaşayan en iyi flamenko virtüözü.kelimeler kifayetsiz.umarım çok daha uzun yaşar ve eserleriyle müziğe renk ve derinlik katmaya devam eder.Bulerias´ada biterim.
hep adını pörükliii okulundan bi senede mezun oldukları için aydın esenle birlikte anarım. parç pörç börükliii nin de bunnarı bunnardan adam olmas en iisi başımızdan savalım gitsinler diye diploma vermedii açıktır :D
6 nisanda meb şura salonunda (ankara)
ben gidemicem çok uzak
gidebilecek olanlara diyim dedimdi
bkz. tango flamenco
babasi tarafindan ilkokulu bitirdikten sonra "haydi artik okumayi ogrendin simdi dogru duzgun birseyler ogreneceksin" diye eline gitar verilen adam
flamenco gtr in yasayan efsanesi tanrisi her nederseniz diiin bida bolesi gelmez yeryuzune ..14 yasinda doldurdugu bir plagi var elimde inanamazsiniz daha o yasta nasil bir duygu ustalik ve beceri sahibi... keske gene gelse istanbula bizde gene ayni ruyayi gorebilsek ;(
bu büyük üstadın, al di meola ve john mclaughlin ile birlikte, san francisco'nun warfield theatre ında, 1981 yılının bir cuma akşamı verdikleri konser sırasında kaydedilen,flamenko/caz diye tanımlanan friday night in san francisco isimli efsanevi bir albümleri vardır. bu babaların takılmalarına, gitarla cilveleşmelerine, birbirlerinden makas almalarına, erojen bölgelere mucuk yapmalarına canlı şahit olan şanslı fanilerin orgazm çığlıkları yankılanır tüm albüm boyunca. hele al di meola ile birlikte çaldıkları mediterranean sundance; vay bana vaylar banadır.