ntt,
kesinlikle haklısın, hem cüceler onu o evden sağ da çıkarmayabilirlerdi di mi? artık kötü bir devirde yaşıyoruz zaten ama orda o ıssız bilmem ne ormanında (masallarda ormanların isimleri de olur) bence her devir, kötülük kol gezebilirdi. Onlar pamuk prensesi bağırlarına basmış hatta küçük yataklarını birleştirip ona sığabileceği bir yatak da hazırlamışken, kendine pamuk diyen yapmacık aslında taş kalpli ve salağa yatıp durumu kurtarmayı seven prenses bunu göz önünde bulundurmadı. Tamam yiğidi öldür hakkını yeme, kızcağız da evi pırıl pırıl etti, hergün cüceleri sofra hazır karşıladı yine de sonunda 7 cücelere hepiniz bir araya gelseniz bir prens etmezsiniz dedi resmen.
Yalniz masalın sonunda, cüceler kızını gelin veren birer anne edasında ağlarlar hatta nerdeyse bir tek yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar şarkısı eksiktir. O beyaz atlı prens izdivaçlarının ilerleyen yıllarında işçi halkı ezen bir diktatör olduğunda, prenses hala saf rolünü oynayabilecek mi? Kocası bir de onu ihmal etmeye başladığında prenses ana ocağına döner gibi 7 cücelerin kapısını çalarsa onlar ne yaparlar? ya da sırf başı derde düşünce değil, hallerini hatırlarını sormak için evlerine uğrar mı?, yoksa pufuduk koltuğundan kalkmaya üşenir artık cücelerin ter kokusundan iğrenir mi? aklımdan bunlar da geçmiyor değil.
Bir de şimdi cüceler arkada kaldığı gibi, bir bayana bakış açılarındaki çıta yükseldi, şimdi herhangi bir lişkilerinde pamuk prenses gibi bir kız bulamadım gitti demezler mi?
ntt, masallarda ki arka plan, efendim sosyo-ekonomik sınıf ilişkileri vs, yorumları karşılaşılmadık değil elbet ama, senden, o nası bi kompozisyon halini almış bikaç satırda. Gülümsüyorum böyle :D