toplam 26 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | azalmaegilimi |
| tuttum | Lenore ava adore |
| tuttum | Hedda Gabler |
| tuttum | sallasalla |
| tuttum | xsar |
| tuttum | depressif |
| tuttum | derinmavione |
| tuttum | smhpkpk |
| tuttum | Lemmy Caution |
| tuttum | resif35 |
| tuttum | jonasclean |
| tuttum | boris the blade |
| tuttum | blueandark |
| tuttum | beetle juice |
| tuttum | intuition |
| tuttum | grandmaster |
| tuttum | NoAngel y |
| tuttum | quantom |
| tuttum | dasistmirwunst |
| tuttum | poooq |
~27 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »
Hepiniz alttaki fotoğrafın geçtiği sahneyi izlemek istiyordunuz değil mi? Bilmem mi sizi been? Altyazı yok ama çok da sorun değil, İngilizce dersi gibi konuşuyolar. Tane tane, net.
kaldırımdaydın kaldırımdaydın kaldırımdaydın sinemanın en arka koltuğunda oturuyorduk.
her zamanki gibi susuyorduk,
susmakla iyi yaptın saçlarını düzelttin.
sana bu sebeple aşığım.
çünkü kalkasım hiç yoktu.
sobayı yanık bırakmanın vicdan azabıyla yıllarca yaşayıp bir camekanın arkasında son vedanın yapıldığı benzersiz "büyük yalnızlık" filmi...
adının güzelligi kadar filmin konusu, oyunculukları, mekanları ve dialoglarıda harikulededir. harry dean stanton'un mükemmel oyunculuğu filmin bu kadar etkileyici olmasında basrolu oynamıstır. nastassja kinski icin söylenecek pek kelime bulunamaz. özellikle kalbi kırık bu ikilinin aynalı cam arasındaki konusmaları sinema tarihine gececek kadar klasiktir. wim wenders'in bir numaralı filmidir.
travisin son albümünde yar alan "new amsterdam" şarkısının içinde de geçen çok hoş bir film zaten grubun adının filmdeki karakterden geldiğini söölememe gerek var mı bilmem
Amerikanın son dönem yetiştirdiği iyi oyun yazarı "sam shepard'ın"( ki kendisi oyuncudur aynı zamanda) senaryosunu yazdığı film...
texas ta bir çölde, hafızasını yitirmiş bir (anti) kahraman ile başlar film. Tıpkı seyirci gibi hafısazısdır ve keşfeder, yine seyirciyle birlikte... Keşfettiği, keşfettiğimiz şey sarsıcıdır. Biz seyirciler bir yerlerde koparız kahramanımızdan; o yine çekip giderken biz takılı kalırız geride bıraktıklarına... Kurgu böyle seçilince elbetteki ilk izlediğimdeki etkiyi bir daha yakalayamadım. Ama buna benzer bir etkiyi başka bir filmde bulduğumu da hatırlamıyorum.
yani güzeldir diyodum da bu kadar güzel olmasını beklemiyodum tek kelimeyle başyapıt...
camın ardından telefonla konuşma sahnesiyle filmdeki en büyük darbeyi vurur. özellikle camda travis ve jane'in suratlarının yansımalarının üst üste gelip birleştiği an -görüntülerin zaten muhteşem olduğu filmde- görüntülerin en anlamlısı ve etkileyicisidir bence.
wim wenders ın en iyi filmlerinden biri
başından sonuna kadar ilgiyle izledim
tam bir ''bir film izledim hayatim degisti'' filmi. ilk 5'imin vazgecemedigim uyesi.
iyi güzel uzunlugu da 2 saate kadar katlanilabilir ama müzikleri ne öyle ya
müzik demek yanlis tabi ayni melodi giygiy tekrarlaniyo sürekli seyredilmemesi için yapmis adam filmi sanki
entellik yarismasi ilk elemesi sanki film
sanki sanki sankiiiii yee
senaryosunu shepard'ın yazdığı (sözüm yok, iyi bir senaryo-travis zaten çok tanıdık-), o görüntüleri jürgen jürges'in "çektiği", müziklerini ry cooder'in yaptığı (güzeldir, dinlenilesidir), wim wenders'in (1984) uzattığı (el insaf, iletişimsizlik-yabancılaşma-kaybolma-arayış anladık da bu kadar sündürülmez yahu!-140dk.) ve aynı yıl cannes'da ödüllendirilen film..zamanında filmin kaç gösterisini yaptıysam salonda geriye sadece bir (1) seyirci ile tamamlanmıştır. gidenler'in haklılık payları yok da değil hani..(diyeceğim, bu film hep çok kişiyle izlenmeye başlandı, hep yalnız bitirildi.)
hem paris-texas'ı seyreden, hem de paul auster'in leviathan'ını okuyan var mı?
benjamin'in tarifi hep travis'i getirir gözümün önüne. ne dersiniz?
inceden spoiler olcak ama görüşme odasındaki son sahne ile wim wenders yıkar geçer. jimmyjazz'e katılıyorum bu film yalnız izlenir.