toplam 220 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~104 ahkam var. « sonraki sayfa 1 ... 3 4 5 6 önceki sayfa »
Her kentin bir kültürü vardır.
Paris için bu doğru değildir. Paris'in kendisi bir kültürdür. ve bu kültür kendine binlerce yıl dünya üzerinde konacak yer aradıktan sonra seine nehrinin kıyısında karar kılmış ve az olan bir doğa olayı gerçekleşmiştir:
Topraktan kültür fışkırmıştır.
İşte bu nadir görülen doğa olayının coğrafyadaki adı Paris'tir
kalimeler yetmez sacre cour'a
sarışın
yeşil gözlü
ben boylarda
87 doğumlu
ve avusturalyalıydı.
böyle bir güzellik görmedim.
geldi
abisi ve abisinin sevgilisiyle resmini çektim.
saçları paris parfümü kokuyordu.
sonra açtık sacre cour merdivenlerinde şarabı
haydi bir daha paris'e gelmeye!!!!
paris'te güzel şeyler kilise bahçelerinde de oluyor. eğlenmek için bara cluba ihtiyacı yok bu şehrin!!!
seine nehri'nin kıyısında bir tane şarapçıya rastlayamadığımız, sokaklarında gezerken Nicolas Flamel sokağı ve evine ya da komüncülerin evine (Paris Komünü) rastlayıp mutlu olduğumuz şehir. Daniel Pennac okuduktan ise Belleville merak edilir.
avrupanin kohne romantik, kopruler sehri. hele ki baharda seine uzerindeki adaciklardan birinde cimlerin ustune yayilmanin tadina doyum olmaz. luxembourg bahcesinde guneslenilesi, saint germain cafelerinde kahve icilesi guzelim bi sehir...
les halles'in hemen yanında, beaubourg'da bulunan centre pompidou avrupanın en bomba modern (ve çağdaş) sanatlar merkezidir. mimarisi efsanedir. renzo piano ve richard rogers yapmıştır. bina oraya bir yarışma sonucu dikilmiştir. fransızlar tiskinir o binadan, o ayrı.
bu merkezin hemen yanında ise rue saint-denis vardır, hani brezilya falan diyorduk ya demin. (anladın sen). fazla kurcalamadan rue de rivoli'ye çıkıp hotel de ville'in yolunu tutmak da fayda vardır.
paris'in en uzun binası, tour de montparnasse, gökkafes'in de ötesinde bir kudretle paris'in silüetini piç etmektedir. zaten montparnasse da iş merkezi kıvamında bir yerdir, pek enteresan birşey yoktur gar dışında.
en büyük parkları buttes chaumont ve montsouris'dir. en büyüğü olan buttes chaumont gare du nord un doğusunda, belleville'dedir, montsouris ise güney periferi sınırında, 14. arrondisementın 13 ile bitiştiği yerdedir. paris, aynı zamanda doğu ve batısında çok büyük orman-doğal parklarla çevrilidir. doğudaki bois de vincennes çok güzeldir, bois de boulogne'a ise millet rue saint-denis den kaldırdığı brezilyalı transeksüelleri düzmeye götürür, çok afedersiniz. neymiş, bois de boulogne'a gitmiyormuşuz.
pere lachaise, içinde sayısız ünlüyü barındıran bir mezardır.(böyle diyince kahvehaneymiş gibi oldu.)
en revaçta olan ünlü jim morrison'dur, sürekli bir hayran kitlesi mezarının etrafında görülebilir.
denfert rochereau'da (montparnasse'ın az aşşaası) katakombların turistik kısmının bir girişi vardır. katakomblar, paris'in yeraltında bulunan ve tüm kenti kapsayan bir tünel-labirent ağıdır.
ortaçağda kara veba esnasında ölen insanları gömecek yer bulamayan fransızlar, ölülerini buralara yığmışlar, sonrasında ise iskeletleri düzgün bir şekilde istiflemişler, bildiğin kemikten ve kafataslarından koca koca duvarlar yapıp bu katakombları bir nekropolis şeklinde düzenlemişlerdir.
notre dame de paris (hayır sadece notre dame değil), seine nehrinin üzerinde bulunan la cite adalarında bulunur. (hotel dieu, polis departamanı, adliye sarayı falan da burdadır, turistik bir ortamdır.) burası romalılar paris'e ulaşmadan önce paris'in ilk kurulduğu yerdir. romalılar daha sonra güney kısmına bilindik 3 akslarını koyup grid'i kurmuşlardır. ana aks seine nehrine aşşaa yukarı paralel gitmekte, ona olan dik aks da doğrudan cite'ye ulaşmaktadır. paralel aks şu an boulevard st. germain olarak hala görevini sürdürmektedir.
kuzey kısmı ise çok sonradan kurulmuştur, zamanında dere tepe bir alanken (üzerinde kentleşme olmasına rağmen) 18. yy da, haussman'ın kentsel dönüşüm hareketlerinde oralar da düzleştirilmiştir. (bildiğin tepeyi düzeltmişler, evet.)
arrondisementlar ilçeden ziyade altbölge gibidirler, kendi belediyeleri vardır. paris aslında île-de-france adlı büyük bölgenin bir ilçesidir. paris'in banliyöleri de diğer ilçeleri oluşturur.
arrondisementlar 20 tanedirler ve içten dışa saat yönünün tersine artarak giden sayılarla belirlenirler.
quartierler ise birden fazla arrondisementın alanı içinde bulunabilecek, türkçe tam anlamıyla "semt" olarak adlandırdığımız yerlerdir. en ünlülerinden biri üniversitelerin bulunduğu quartier latin'dir. (bir diğeri de quartier chinois, yani chinatown'dır.)
bunlara ek olarak La Defense "Paris - Metropolitaine" sınırları dışında kalmaktadır, banliyödedir. (alan kodu 92, Hauts-de-Seine)
(Paris şehrinin sınırları çok nettir, periferi bulvarlarının ötesi banliyödür.)
Numaralı ileçeleri(arrondissement) ve bunların içinde bölgeleri(quartier) vardır. Passy ve Marais en güzel bölgelerinden biri iken Barbès adım atılası bir yer değildir. La Defense Paris'in modern kısmıdır. Ağustos ayında gezilmesi büyük hata olur zira fransız haricinde her tür milletten turist görebilirsiniz. Metro ve otobüsleri o kadar sistemlidir ki tek başınıza gezmekte hiç problem yaşamazsınız. Her metro durağı bir birinden farklıdır ve bulunduğu bölgenin izlerini taşır. En az 1 hafta kalınması gerekir çünkü gezmekle bitmez. Mümkünse bir kereden fazla gitmek gerekir.
romantik, bohem bıybıy ın ötesinde modern dünyanın en önemli başkentlerinden biridir. beaubourg u vardır, chinatown u vardır (13. arr da), belleville'i vardır araplı-türklü, gare du nord'u vardır zencili, metrosu vardır 14+5 hat, bir acayip ortamdır.
katakomblarında rave partiler gırla gider diyorlar, bilemiyoruz.
eyfel kulesi'ne çıkmak için beklenen sıra bizdeki ihtilal dönemi ekmek kuyruğundan iki kat uzundur. o yüzden uzaktan bakmayı tercih ediniz.
londra'dan sonra, gideceğim yer. sevgilisiyle birlikte gidenlere adeta balayı etkisi yaratıyormuş. hımm...
Helena'nun kendisinde ne bulduğunu merak ettiğim tırsak mitoloji öğesi
Birçok defa gitmeme rağmen her seferinde ayrı tad alıp bir başka tutkun olduğum şehir. Sanırm İstanbul dışında New york ile birlikte yaşayabileceğim 2 kentten biri.
çok pahalı ve bize barbar demelerine rağmen kendilerinin şu an turistlere fazlasını yaptığı yer.