İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu 1950 de Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından yayınladığı Türke Doğru isimli kitabında pastırmadan şöyle bahsediyor.
Pastırma Türk icadı yemeklerin en talihsizidir.Bunun sebepleri vardır:
1)Hazmı güç sanılır.
2)Bazı pastırmaların ölmüş,kokmuş hayvan etinden yapıldığı sanılır.
3)Kokusu ayıp sayılır.
Pastırma misali dış alemi üzerine hüküm verirken çok defa yanıldıklarını açıkça gösgterir.
Birincisi:Bir kere pastırmanın hazmı güç olmak şöyledursun,hazmı en kolay konservalarımızdan biridir.
Pastırma kolay hazmolmakla kalmaz,kendisiyle birlikte yenen yemekleri de kolayca hazmettirir.
Pastırma birinci derecede iştah açıcıdır.
İkincisi:pastırma yalnız ve ancak diri ve iyi etten yapılabilir.Bayat,kokmuş etten pastırma tutmaz,yapılamaz.
Üçüncüsü pastırma kokar;fakat pastırma yiyen ağzını muhatabının ağzına yaklaştırırsa,yahut karşısındaki adam pastıra yiyenin ağzının içine girercesine yaklaşırsa! Yükset selahiyet sahibi bazı bilgi adamlarımızın rivayetlerine göre pastırma yalnız Türklerin değil,bütün insanların yapabildikleri et konservalarının en temizi,en yararlısı ve en idealidir.Pastırma ideal et konservsaıdır.
Türkler!Dedeleriniz gibi pastırma yemekte devam ediniz,fakat yine onlar gibi,az yeyiniz! Çünkü pastırma etten çok kuvvetlidir.Azı şifa ve gıda,çoğu zarar ve ziyandır.
9 Eylül 1943
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu.