toplam 121 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~69 ahkam var. 1 2 3 4 önceki sayfa »
siz temelin mit e ajan olmak için girdiği mülakat fıkrasını biliyormusunuz gençler patatesli olanı..
ilkokulda hoşlandıım kıza diyordum bunu tabii o benim patates kızartmasını ne kadar çok sevdiimi bilmiyodu beee
elma dilim patatas
parmak dilim patates ahh hepsini seviyorum
eski yunancada kökleri yenebilen bir bitki olan ama patatesle alakası olmayan "patata"nın çoğuludur esasen. patata günümüzde yunanca, italyanca, ispanyolca, ingilizce(potato) gibi bir çok dilde patates anlamına gelir. azerice, özbekçe, kazakça gibi lehçelerin hiçbirinde patates diye bir kelime yoktur. kartoş, kartop, kartofka gibi rusçadan alınmış kelimeler kullanırlar. rusçaya nereden geçtiğini bilmiyorum.
az önce yaklaşık yarım saat boyunca o sözlük senin bu sözlük benim, "yahu patatesin öz türkçedeki karşılığı ne, nasıl olmaz.." nidalarıyla dolandım ama patatesin 16. yüzyılda keşfedilen bir yiyecek olduğunu unutmuşum.
dünyanın en güzel şeyi olsada trakya argosunda kötü-bok anlamındadır..
yeni besin kaynaklarımızdan biri, nişasta ihtiyacımızı kendisiylen gideriyoruz yapması kolay olduğu için ve mali nedenlerden ötürü patates bu sıralar evimizin en vazgeçilmez yiycek maddesi, onun haricinde konuşma aralarında herhangi bir kötü durumu beitmlemek için kullandığımız terim, hayatmızda fazlaca yeri olan bu besin kaynağının hakettiği yerde olmadığını düşünüyorum, genelde hepimizin kötügün dostu olan patatesi sevip ona şevkat gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum.
patatessiz yaşayamam diyenler derneği
patates'in ilk once ant daglarindaki inkalar ve diger halklarca yetiştirildigi, sonra diger yerli halklarina da yayildigi duşunuluyor.
patates'i avrupa'ya ilk olarak 16. yuzyilda ispanyollar göturdu. patates kelimesi ispanyolca "patata"dan gelmektedir. quechua dilindeki kelime ise papa idi. çoğu avrupa dilinde patata ve turevleri benimsenirken amerikan ülkelerinde ise daha cok papa kullanilmaktadir.
uzun sure patates'i ingiltere'ye goturenin walter raleigh olduguna inanilmişsa da şu anda tarihciler bunun bir mitten ibaret oldugunu düşünüyorlar, zira raleigh sadece kuzey amerika'ya gitmişti ki burada 18. yuzyila kadar patates yetiştirilmemiştir.
Patatesi ingiltere'ye asil goturen muhtemelen francis drake'tir.
kendisi 1586'da karayipler'de ispanyollarla savaştiktan sonra kolombiya'nin cartagena kentinde erzak -patates ve tutun de dahil olmak uzere- almak icin durdu. ingiltere'ye donerken roanoke adasi'na ugradi. burada koloni kurmaya calişan ingilizler, drake ve patateslerle beraber ingiltere'ye donmeyi tercih etti.
1650 yilinda irlanda'da patatesin ana yiyecek haline geldigini, birçok avrupa ulkesinde de en cok tuketilen besin olarak bugday'in yerini aldigini goruyoruz. hem insanlari hem de hayvanlari beslemek icin kullaniliyordu. kuzey amerika'ya ilk patates new hampshire'a yerleşen irlandali göçmenlerce göturülmüştür.
patatesi fransa'ya yayan ise 18. yuzyilda prusya'da esir düşüp ülkesine dönerken yaninda patates de goturen augustin parmentier'dir.
mmh..patso geliyor ilk aklıma ve tabi beklerken biran önce yemek için sabırsızlık veren iştah kabartan kokusu...
sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi,pratik akşam yemeklerinin kurtarıcısı aperatif (:
sebzelerin superman i
sebze demeye utanılası bir yaradılış. sebze yemem diyenlerin bile hastası olduğu besin... her şekline ayrı hastayımda
çok nişasatalı :(
artık kullandığım tek kelime... Patetes.. işler yolunda gitmeyince patetes , bir mal ürün kalitesizse patetes , bir insan malsa yine patetes:.. herşey patetes :D