- hey paul, bu adamdan 3 tane görüyorum paul!
+ ortadakine vur rock!
(kocaman bi nota çıkar)
- evet
Şans Müziğini okurken nedendir bilmem Harold Pinter tadı aldığım ve okumaya devam edeceğim yazar.
mr vertigo. yazdıklarının en iyisi bence
bu kadarmı new york fanatiği olur insan dedirttirir adama... jerry einfeld den sonra amerikadan çıkan en büyük new york insanı sanırsam... her şey bir yana ne arada ne karambolde okuyup bitirdiğinizi anlamazsınız kitaplarını... çok başarılıdır.
bir solukta okuduğum ender yazarlardan
lulu on the bridge diye bir de filmi var.
bikaç yıl önce trt' de, gecenin bir yarısı karşılaşmıştım ben. Film de gayet paul auster olmuş, keyifle seyrettim, tavsiyedir kendisini sevenlere.
kurguları süper olan çok sevdiğim bi yazar :) şuan yanılsamalar kitabı kitabını okuyorum
Geçen akşam,Ay Sarayı'nda MS ile Kitty'nin ayrıldığı zamanı anlatan bölümü okudum.Ve yine fena oldum.Çok benzerlik buldum yaşadıklarımla.
Entresan.
son kitabı yazı odasında yolculuklar ı şu ana kadar yazdığı en tuhaf roman olarak tanımlamış p.a. ama ana karakter bay boş un aslında bizden biri olduğunu düşünürsek çok da tuhaf olmayan dünyasına yolculuk yapıyoruz.belki sadece biraz daha kurmaca.
son kitabı ''yazı odasında yolculuklar''da daha önceki kitaplarındaki karakterleri kullanan, dehasına ve anlatımına hayran olduğum, beni okumaya ve yazmaya tekrar tekrar teşvik eden yazardır..
Dün ve Bugün Milliyet gazetesinde kendisiyle Brooklyn'deki evinde yapılan fotoğraflı fotoğraflı söyleşisi vardı.
Gözünü yaralamış, daha doktora gitmemişti, sürahi nine gibi kocaman bant vardı gözünde.
"o" artık 60 yaşında!
"yazı odasında yolculuklar" isimli doğum günü kitabı (3 şubat'tır doğum günü), dünya ile (üç aşağı beş yukarı) aynı anda can yayınları tarafından yayınlandı.
kutlu olsun!
kehanet gecesi de süper kitaplarından. roman içinde roman, kayboluş..
BAY VERTİGO.SÜPER BİR KİTAPTI HERKESE TAVSİYE EDERİM.KİTAPLARININ İÇİNDE EN İYİSİ BENCE "YÜKSEKLİK KORKUSU"BAY VERTİGO'DUR.
pardon :) , ama savunmaya geçmemiştim senin kullandığın kelimeye karşılık komik buldumda kendi düşündüğüm cevabı :) ... yoksa sen smoke u seyretmedin mi?
farklı şeylerden bahsediyoruz..sen çağdaş anlatıyı kastediyosun sanırım..ben toparlayamıyor derken; auster, okuyucuyu hikayenin içine sokuyor ve hikayeyi inanılmaz sürükleyici hale getiriyor..güzel bir son beklerken herhangi bi kitap gibi bitiyor..kitabın içerisinde yaşadıkların, bir anda herhangi bir şey haline geliyor.. bu da sanırım ondan imkansızı istemek gibi bir şey..benim yorumum paul auster'ı hicvedici birşey değil.. aksine çok severim kendisini.. savunmaya geçmeden nedenini sorsaydın keşke utopia!
hayat toparlak bişi değildir belkide ondan, TAKMAADIMCEYHUN!