pencereyi kapama
gök dolabilir içeri
sen neyi görebilirsin
ıslak bir bulutun ağışını mı
pencereyi kapama
kuş dolabilir içeri
sen neyi taşıyabilirsin
kırık bir dalın yükünü mü
Pencereyi aç
soluğun çıksın dışarı
sen büyütmedin mi ciğerinde onu
Kokusu hayatı yıkasın diye
Pencereyi aç
sesin sarsın dünyayı
duyulur elbet ta ötelerden
Yürek kendini tanır
arkadaş z. özger
Küçükparmakkapı Sokak'ta bir huzur. Yalnızlığını yanına alıp gidilecek yerlerden. Elinde kahve, koltuklardan birine ya da o güzel maslarına oturursun, çalışanlar evilerine gelmiş misafir gibi ağırlarlar seni her daim yüzlerinde bir gülümseme ile, konuşurlar arada seninle.. Omuzda gezinmeyi seven, küçük bir yavru kedisi var bu ara, adı yaşar, müşteriler 'yaşar mı bu?' diye sorduğu içinmiş. Kısa boylu ağaçları devirmeye bayılan diğer kedinin adı da bela. Leyla diye sıcak çikolata-dondurma karışımı bir içecekleri var. Kocaman güzel bir amelie posteri var yatağına yatmış, albüme bakan. Ahşap ve günışığı renkleri cenneti.. Öyle bir yer, ev gibi!