minimalizmin baglami icerisinde konusmuyorum, zira muzik teorisi dersini almadim ama bana gore problemi su: siz muzisyenler nasil diyor ben bilmiyor fakat bazi albumlerinde butun sarkilar birbirinin azcik degistirilmisini andiriyor. bu problem iron maiden'daki gibi aleni degil fakat yann tiersen'deki gibi goodbye lenin'i ve amelie'yi dinledikten sonra albumleri veya albumun otonomik alanlarindaki sarkilari karistirmak olarak da gozlenebiliyor. mesela glass'in solo piano albumundeki sarkilarin cogunu tek sarki niyetine dinliyorum. ayrica the hours'daki islerine de hastayim, yaylilari da metamorfosis'in icine katinca hakikaten cok guzel seyler cikmis ortaya. [filmin feature'larinda da roportaji vardi zaten]
onun disinda incigini cincigini bilemiyorum ama aktivist kimligiyle de taniniyor sanirsam, birkac bildiride imzasini gormuslugum var.
Oysa ki ben, Glass: A Portrait of Philip in Twelve Parts'ı izledikten sonra, ömrü kalmış olsa da 5. eşi olsam diye geçirdim içimden.
philip glass vs steve reich:)
postminimalisme de kapı aralamış olsa da kökleri minimal bağlamlardan kopmamış,ikilemli bi abimiz..
Konserine gittiğim muhteşem şahsiyet...
minimalist besteci. "einstein on the beach" adlı eseri ile yıldızı parlamıştır.
kompozisyon mantığını "kebap müzik" olarak değerlendiriyorum ; yani domates, köfte, patlıcan, yine domates köfte, patlıcan....
filifilifili - filifilifili- filifilifili- fililililililili - fililililililili filililililililili....
Koyaanisqatsi, Akhnaten, glassworks önemli işlerindendir. V. Persichetti ve D. Milhaud ile kompozisyon çalışmıştır. Son dönemde bolca film ve dizi müzikleri bestelemektedir.
"zaten yaptığım işin donna summer ın yaptığı işten bir farkı yok" diyecek denli alçakgönüllüdür. Yüksek kalite tekno diye serzenişte bulunanlar olmuştur müziğine. bu arada çok değerli bir bestecidir. hakkını yemeyelim :D
the hours'u sevme nedenlerimden biri olarak sayabildiğim filmin müziklerini besteleyen dahi.
özellikle opening unutulmaz..
güzel film müziği yapabilen bir adam
the hours
bu birader draculanin da OST lerini yapmis...
the illusionist'in muzikleriyle ben yaslanmadim, muzigim olgunlasti diyen kompozitor.
klasik minimalist besteciler arasinda en bilinenidir. yeni yeteneklerden max richter'e de yol gostermistir.
minimalizme karşı değilim ama Glass'a karşıyım. Saatler boyu insana arghhh! dedirtir. Minimalizm isteyen Ligeti'nin son dönem eserlerine de bakmalı.