Second Variety. Tabii filminide yaptılar, filmin sadece son sahnesini izleyip, aa second variety film olmuş, üstelik çokta kötü olmuş dediğimi hatırlıyorum.
üstad üstad...
a scanner darkly
Marsda Zaman Kayması diye bi kitabı vardıki küçük bi çocuğun her an her varlığının ölümünü nasıl gördüğünü tanımlayışını okuyup saygı duymamak elde değil.
Kendisinide PKD romanı kahramanı olarak tanımlayan yazar özellikle son dönemlerinde gerçeklikten iyce kopmuş. Bütün evrenin kendine komplo kurmaya çalıştığına inanır. Başka bir bilim kurgu yazarının (stanislaw lem) komünist örgüt tarafından bilim kurguya zarar vermek için ortaya çıkarıldığını idda ettiği mektubu fbi a göndermekten çekinmemiş.sıyırmak yada sıyırmamak ..
alternatif evrenler zaman kaymaları üstüne yapılandırdığı kitaplarındaki birbiri içine geçmiş kurgular insanın ağzını açık bırakıyo
Hollywood birçok eserini sinemaya aktardı ve hala da aktarmaya devam ediyor ve bu konuda çok başarılı olmasalar da yılda ortalama 2-3 philip k dick hikayesi film yapılıyor ama bence bugüne kadar yapılmış en başarılı adaptasyon "Christian Duguay" tarafından çekilen "Screamers"...Filmi izlemeye başladığımda philip k dick hikayesi olduğunu bilmememe rağmen yirminci dakikasında bu philip k dick uyarlaması dedirtebilmiştir bana...şahanedir megadır ultradır yani... seyretmeyenlere önerilir... Ayrıca karanlığı taramak ve marsta zaman kayması da eşsiz güzelliktedir...
Dün K.Dick'in "The Golden Man" adlı öyküsünden sinemaya uyarlanan Next'i izledim.Öyküyü biliyorum ama henüz okuma fırsatım olmadı.Nereden bulabilirim? Ayrıca diğer öykülerini de okumak istiyorum.Yardımcı olabilecek olan arkadaşlar var mı?
altı kırkbeş yayınevi'nin bayağı bir sempati beslediği bilimkurgu yazarı. o kadar ki kaybedenler kulübü adlı radyo programı bu sempatiden çıkmıştır. fekat kötü çevirilerle,canım romanların içine ettiklerine dair bir rivayet vardır (karanlığı taramak kitabını okuyamadım mesela). genellikle distopyan metinler yazmasıyla ünlüdür. akıl hastası, şuursuz bir toplumu öngörebilmiş olması açısından enteresandır.
pek çok insanın hatta Philippe Starck ın bile kahramanıdır..o meşhur limon sıkacağının öyküsünün bir parçası.
"reality is just a point of view"
En sevdigim bilim kurgu eserlerinde imzasi olan deha...
Yaşarken kıymetini bilmediler,öldükten sonra ise şahsım adına eserlerinin hala iyi bir uyarlaması yapılmadı.Total Recall en iyi bilim kurgu filmleri arasında deniyor ama bence eksik."Blade Runner" desek ortalama üstünde.Azınlık raporu klasik Steven Spielberg filmi.Karanlığı taramak ile biraz Dick in mantığına yaklaşmışlar...
kurgusal açıdan ilahtır, dilinin sadeliğini defalarca bastırır kurguların derinliği.
Fim ekimi programında rastladığım "A scanner darkly" Dick'in kendi hayatından esinlenilerek oluşturulmuş deniliyor, oluşturulmamış olma ihtimaline rağmen izlemenin keyifli olucağı kesin.
gökteki göz ile yarmış geçirmiş, okuyan bünyeye (ben) taklalar attırmış bir insan evladı. yazar.
philip k. dick clans of the alphane moonda adı konulmuş bir çok ruh hastalığından muzdarip akıl hastalarından ve onların çocuklarından oluşan, sadece yirmibeş yıldır var olan bir klanı bize anlatır. Dick’e göre bu toplulukta Heb’ler hebefrenik kelimesinin bozulmasından oluşmuş bir kabiledir ve hastalığın hiçbir aşamasında saldırganlıklarını dışavurmayı beceremezler. Manik depresifler ise manik evrelerinde çok yıkıcı olabildikleri için heb’ler bu kabileden çekinirler. Fakat maniklerin yıkıcılığı tepkiseldir ve en kötü zamanda bile öfke krizine benzer. Oysa akut paranoyaklardan sistematik ve kalıcı bir saldırganlık beklenebilir. Paranoyaklarda ise çözümleyici, hesapçı bir yön vardır. Ruhsal kast sistemine göre hebefrenikler dokunulmazlığı olan sınıf, manikler en yüksek sınıflardan olan korkusuz savaşçılardır. Paranoid şizofrenikler ise devlet adamlarını oluşturur. Şairler de basit şizofrenlerden çıkar. Obsesif-kompulsif nevrozun gelişmiş biçimlerini taşıyan psikotikler ise toplumun memurları ve bürokratları olarak hiç yeni fikir üretmeden tören niteliğindeki işlevleri yerine getirirler. Bu kast sistemine göre liderlik toplumun paranoyaklarına kalacaktır. Öncülük niteliği, zeka ve tanrı vergisi kabiliyetler açısından onlar daha gelişkin bireyler yetiştireceklerdir. Fakat maniklerin darbe girişimlerini engellemekte zorlanacaklar ve iki sınıf arasında sürekli bir gerilim yaşanacaktır. Asıl sorun ise paranoyakların ideolojiyi belirlediği bir toplumda, egemen duygusal temanın nefret olmasıdır. Paranoyak liderler kendilerinden başka herkesten nefret edecek ve geri kalan herkesin de kendilerinden nefret ettiğini varsayacaklardır. Dolayısıyla tüm sözde dışişleri politikaları, onlara yöneltilen bu varsayımsal nefretle savaşmanın mekanizmalarını inşa etmek üzerine kurulacaktır. Bu da toplumun hayali bir mücadeleye çekilmesi, varolmayan düşmanlara karşı, hiçliğe karşı bir zafer için savaşılması demektir. Ne kadar tanıdık bir dünya düzeni değil mi?
Yüksek Şatodaki Adam daki kıvrak bi zekayla ortaya çıkan ana fikir ve müthiş kurgu...Gerçekten harika...
kimse altına cyberpunk etiketini yapıştırmadan yetişip bu büyük ve yetenekli yazarın pek çok farklı kavram üzerinde yazılar yazdığını, zamanın işleyişinden zamanda oluşan sapmalara, robotikten ruh hastalıklarına, bilim ve teknolojinin günlük hayattaki yerinden bunların bireyler ve toplumlar üzerindeki her türlü etkisine, bireysellikten toplumsallığa kadar bir çok konuya değindiğini; sadece ve sadece oldukça yapay, uygulanması zor bir alt kültür olan siberpanklığın önde gelen isimlerinden birisi olarak anılmasının bir kez daha dikkatlice gözden geçirilmesinin gerekli olduğunu belirten bir ahkâm keseyim.
total recall, "we can remember you for wholesale" adlı kısa hikayesinden yola çıkılarak çekilmiş bir filmdir. o bir kaç sayfalık hikaye filmin senaryosundan onyüzbin kat daha zekice ve şaşırtıcıdır.