1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş
bu ahkamlar topluluk yöneticileri tarafından 'önemli bilgi' olarak işaretlenmiş

piştide otisabi beni tanımlar diyenler

toplam 2 kişi bulundu. 2 adedi gösteriliyor.

piştide otisabi hakkında piştide otisabi

~41 ahkam var. 1 2 3 önceki sayfa »

    Programda, kendi çaplarında, aynı şekilde ciddi başarılara sahip olmuş insanlar bir araya getirilmiş ve inanması güç derecede doğal bir tartışma ortamı oluşmuş. Ben tebrik ediyorum. Yayından kaldırılmasına üzüldüm.

    Eşeğin olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derlermiş. Öyle de olmuş bu işlerden ekmek yiyen iki ağır abi Ajdar’a icazet vermeye çalışmışlar. Ekmek teknesi şoparlığın, kafadan kontak hallerin patenti varmış demekki. Kendilerini ve onları adamdan sayıp hatırı sayılır sermayeler yapmalarına sebeb olanları sorgulamışlar gibi sıra gelmiş Ajdar’ı ve hayran kitlesini sorgulamaya.

    Reha Muhtar’ın haberciliği, Mehmet Ali Erbil’in showmenliği, Deniz Akkaya’nın mankenliği, Ajdar’ın pop starlığı ne ise diğerlerinin programa katılmaya hak kazandıkları maharetleri de odur.

    Oysa bunları oldukları yerlere getiren tabanda aynı tabandır. Ha çarkıfelek seyircisi ha ana haber bülteni takipçisi ya da ekşi sözlük yazarı/okuru. Ajdar’ın gerçekleri inkar edişini bir dereceye kadar eğlenceli bulan, sonrasında canı sıkılan bu dallamalar(taban taban), kendi gerçekleriyle hiçbir zaman yüzleşmeden, inkarını profesyonelce yapanı ödüllendirip özlemlerini dile getirerek hayat idame ettiriyor.

    hotshite   09 Aralık 2006 06:46   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Sonuçta kazanan her ne olursa olsun popüler kültür olmuştur.. Popüler kültür ekşiyi ve onun temsil ettiklerini sindirip bi kenara atmış, başlı başına ajdar, mahir ve otisabi'yi aynı çerçeve içine alarak dahi büyük bir başarıya imza atmıştır..

    Bu anlamda olay, Reha Muhtar'ın başarılı televizyonculuğundan başka birşey değildir kanımca.. Yazık olan otisabi'ninde Deniz Akkaya'nın gözlerine kanıp bu oltaya takılmasıdır..

    gurdulu   28 Kasım 2006 16:41   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    ayar vermiş ya da almış, tokatlanmış yok sendelemiş ...eee sonuç "ezik büzük oturmuş" bu değildi "o" felan filan.

    aptal ,gözleri görmeyen işçi,
    hiçliğin sallandığı karmaşanın beşiği,
    işin gücün askeri düşürmek birbirine,
    borazanların ofke dolu gürültüsünde,
    sen ey kan içici,sen ey kokuşmuş yabani,
    gözünü döndürür sarhoş edersin insanı,
    tanrının ,yazgının olmadığı bir bulutsun,
    geceden de kara bir ışıkta salınırsın,
    bir çılgınsın,elinde rüzgarlar,yıldırımlar,
    dev olsan kaç yazarsın,duman olsan kaç yazar,
    yıkıp daha kötüyü yeniden kuruyorsun,
    hayvan olanı hayvaniye dönüştürüyorsun,
    gömülmüşsün karanlığa,elinden gelen tek,
    bir kralı alıp başka bir kral getirmek.

    "victor hugo"

    bizler yakında başka bir kral daha buluruz.

    one by one   22 Kasım 2006 21:01   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    sanıyorum burada sorun yapan kişilerin olayını popüler kültür eleştirisini bok atmakla yeterli sanmalarıdır demek lazım san otisagabey. zamanla kasıp okuyup öğrenip senin gibi hatta daha iyi yazılabilir. ama senin gibi ya da daha iyi yazmak sonucunda ulaşılabilecek noktalardan biri deniz akkaya ya 2-3 metreden melülmelül bakmak olamayacak bu cengaverlerin olayı işte. sanırım bok atılma sebebi bu.sende farkındaysan sorun yok. ama sakın deniz akkayayı yaladım deme. çünkü karşısına oturmayı becerirler bir gün bir 50 sene sonra belki ama yalanacak bir taraf kalmamış olabilir. gene bu dimağlarda suçlu olarak kalırsın.

    belki hatunlarda neden beni değil de denizi diye bok atıyorlardır onu bilemem.

    kıskandık nitekim. ve bir kısmı da aha yeni popüler kültür öznesi diyip bok atıyorlar.

    öte yandan ben kendi adıma aileme gösterdim. aynı yerde duruyoruz dedim (çünkü onunla tek faaliyetim aynı bir iki yerde durmakmış. yazmak diil.) dilime context kelimesini dolayıp alemlere aktım. her türlü hatunu o gece arayıp onun üzerinden hatırı sayılır piyasamı yaptım. uzun zamandır göremediğim arkadaşımı teve de gördüm ne çok özlemişim diyip amın hatırı dağı taşı yatırı bağlamında -ahah contextinde yahu- annelik iç güdüsüne baskı yapıp bişi çıkarırmıyız hesabı ile ağladığım bile oldu .

    kendisine teşekkür ederim. ha elbette bir deniz akkaya şansım olmadı benim. üzgünüm.

    bir de anlamadım hala. deniz akkaya yı yalamış mı? bugüne kadar yalamadı ise bu konuda çok hatalı bence. yok yaladı isen de ah be abi dombilisin be abi.

    bu kadar da sığ bi adamım. yok diilim ulan. dil temelinde contextleyip dilleme konusunda şey yaptım.

    feld   18 Kasım 2006 10:34   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ben bu şahsı izledim. siteyi de, kendisinin fanı olan oğlumun arkadaşından göz ucuyla kaptım. oğlum dünyanın merkezi şeklinde gezdiği için fanı falan değil.

    ekşi sözlükteki çığrışmalara çok şaşırdım. yani ekşi sözlük medya maymunlarına "muhalifim" derken, o yöne doğru meyil etmiş. gayet de iyiydi otisabi. en azından oğluma: "gör gör elalemin çocuklarında ne cevherler var" dememe vesile oldu. belki o nedenle bir hınç da bağlamış olabilir.

    ben zap yaparken reklamını gördüm pişti programının ve arkadaşımı aradım, ona da izle dedim. onda show tv kayıtlı dahi değilmiş, arayayım dedi ama tv de kanal aramayı ben de beceremem o da. neyse internetten izlemiş. diyeceğim o ki, o gün bizler gibi insanlar bir "farkı" görebilmek için izledik o programı. medya maymunlarının içinde böyle bir kişi nasıl durur? napar? şeklinde. bir Murat Belge'yi o programa çıkaramazsınız. ama genç biri çıkar. çıkmalı da. o farkı, görsel medyanın çok önem taşıdığı bu devirde kitlelere yansıtmalı. ha doğru mu konuşurmus, hata mı yaparmış, bu önemli değil. 5 kez kontex mi demiş, başka biri de çıksın 10 kez konsept desin. ama yeterki çıksın desin. 41 yaşındayım, 41 senedir konuşuyorum, biraz da bunların konusması gerek.

    üstelik ekşi sözlükte, "ne işi vardı o programda" diyenlere şaşmak lazım. o sözlükte bir baktım Mehmet Ali Erbil sayfalarca yazılmış. demek ki bu kişileri izliyorlar. bir yerde Mali kelimesi gördüm, Mali kimdi, programda Mali diye biri mi vardı, diye kırk saat düşündüm. sonradan öğrendim Mehmet Ali Erbil'e dendiğini. ben hiç izlemeyen biriyim bu insanları, ben demiyorum "ne işi vardı" diye. ama bu medya maymunlarını hem izleyip, üzerinde kafalar patlatan kesim, bir farkı orada görmeye tahammül edemiyorlar ki, ben bu şekil bir muhaliflikten kuşku duyarım.

    sonuçta, sanatçılığı tescil eden kurumu devlet olarak gören, şikayet merciini de allah olarak gören bir Ajda Pekkan'ı Aristo'ya havale etmek de akıllıca bir şeydi. hem sanatın tanımsızlığını anlatırken, "ben sanatçıyım" diyen insanı sanatçı kabul edersek, "ben konuştum, oldu" diyen insana da susmak lazım. (bu kısmı otisabi'den kopya aldım, intihal mintihal olmasın)

    ben beğendim, oldu yani.

    kalender mesrep   17 Kasım 2006 21:32   aferim     (4 puan)  |   Yk 

    Ciddî ciddî insanlara neden "context" kelimesini kullandığını anlatmış olması çok garip bu adamın. Yani kendini açıklamaya çalıştığı kitle "bağlam" lafını duysa "Aa balgam dedi Ajdar'a laf soktu, ama yine de şeker çocuk, yalasam?" içsesiyle yaşayan bir insan topluluğu en nihayetinde. Bilmiyorum belirtmeme gerek var mı ama "kendini ifade ettiği kitle" derken bakkal Hayri Amca'dan çok elinin altında klavye olup kutsal olsun olmasın değişik platformlarda kendilerini ifade etmeye çalışan genç veya kendini genç hisseden yurttaşlarımızı kastediyorum.

    ibrahimus   13 Kasım 2006 16:58   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    ya amma sahiplenmişsiniz nedir bu?
    adam programda ajdarın karşısına çıktığı yetmemiş gibi bide heryerde herkese laf yetiştirmek durumunda kalmış.yok otis piştiyi dağıttı yok piştide otis yok otis pişik oldu..
    izlendi bitti. aa ne ala ..
    piştiyi de ilk defa izledim.sevdim.

    anjolie   13 Kasım 2006 16:30   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    otısabi bundan sonra deniz akkaya ya danısmalı cıkacagı programları benım bılemem beyım bılır edasında:)

    neysekimanga   13 Kasım 2006 04:15   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    kendisi canlı yayında bence elinden geleni yaptı , benim izlenimim ve bildiğim kadarıyla ilk kez tv'ye çıktı ve sırtında ağır bir yük vardı.deniz hanımın ona bi panter edaysıyla saldırması , ajda hanımın allaha havele etmesi ,ajdarın eksi sözlüğü senmi yaptın alah belanı versin gibi tavırları içinde biraz gerildi ve dolayısıyla ağzından dökülenlerde buna endeksli olarak sinir sitres içinde çıktı.Normalde sergildiği tutumda hazır cevap ve lafı nokatısna takan bir insan olduğunu düşündüğüm bu arkadşımızın ordaki doğal faktörlerden etkilendiğinden heycanla karışıp biraz yapmacık bir havada çıktı "ayar"lar.Birazcık heycan yapmayıp sakin olabilseymiş daha iyi olabilrdi herşey belki.Ama yani ekşi'den yada herangi bi platformdan bir yazarı tutun oraya koyun heycan yapamamsı mümkünmü ?

    crestfallen   12 Kasım 2006 18:04   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    • "abi sen kıskandıklarından/haset ettiklerinden,/deniz akkayayı götürdüğünden/ajda pekkan yakışıklı bulduğundan/programa katılan nı karizman ile ezdiğinden öyle yazıyorlar. takma, etme."

    yapılan her türlü olumsuz eleştiriyi, hakareti, uyarıyı, saptamayı haset ve kıskançlığa yormak açıkçası kısa vadede en işime gelen ama sontahlilde en büyük zararı görmeme sebep olacak olan en mantıksız seçenek.

    haset edildiği, ediliyor olduğu ihtimalini göz ardı ediyor değilim. kesin haset ediliyordur, kesin "otis yırttı galiba, şöhret oldu, denizi yaladı, biz olamadık, yalayamadık" hissiyatı yaşanıyordur. ama bu tip niyet yargılamalarına girmek, iltifat edenlerin de kesin yalakalandığı, bot/çanak yaladığı, yaltaklandığı yargısını beraberinde getiriyor. eleştirenin haset ettiği önkabulü, övenin de yalakalandığı abartılı, karikatür bir dünyayı kabullenmek demek.

    o sebepten övgü gibi hakaretin de, iltifat gibi eleştirinin de niyeti ve iç dinamiklerini varsayıp yargılamayı doğru bulmuyorum. şu dakikaya kadar yapılan eleştirilerin ortalamasından yana bir tesellim ve mutluluğum varsa bu haset ile yapılmaları ihtimalinden yana değil, çoğunlukla iki kelimenin yakasını bir araya getiremeyen, makul ve mantıklı bir neden sonuç ilişkisi kuramayan, benim kendimle çelişmemden değil kendi beklenti ve değerleriyle "varsaydıkları ben"in çelişmesinden güç alan ve bana denkliği "kesin haset ediyorlar"a düşen bir üslup, nitelik ve tıynette ilerlemesi.

    özetle: hakaret ve eleştiriler, eğer ki mantıksız, mesnetsiz, sallan sicim, sallan kuşağım bir üslupla yapılıyorsa eleştiriden sonsuz bir memenuniyet ve tad alıyorum, zira bir takım salakların hoşuna gitmemişim (manası: coşuyorum : )). aynı şekilde "ayy çok iyiydin, ayarı verdin" tipi övgü ve methiyelerden de bir o kadar çekiniyor ve ürküyorum, zira bir takım salakların da hoşuna gitmişim (manası: korkuyorum da. ).

    otisagabey   12 Kasım 2006 11:58   aferim     (4 puan)  |   Yk 

    ewyn: youtube da otisabi diye aratırsan çıkıyor. izlemen lazım. özellikle senin. : )

    otisagabey   12 Kasım 2006 11:21   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    bir de "laf sokmak için kasılmış, ajdara saygısız davanmış" derken "laf sokmak" ile ilişkilendirilen muhatabımın ajdar olduğunu hatırlatmak istiyorum. ajdardan bahsediyoruz, hani bildiğin, gördüğün ajdar. son sürat yargılara varıp tamamen sallama iddiaları gerçekmiş gibi sunan ajdar. daha cümleye başladığım anda "anladım" diyen ajdar. yapılan ilk eleştiride havale geçiren çocuk gibi bağırmaya başlayan ajdar.

    bunun dışında "laf sokmaya kastığım/kasıldığım" başka birisi oldu mu? olduysa onları da bir aklınızın aynasından geçirin, selamete varacaksınız.

    otisagabey   12 Kasım 2006 11:12   aferim     (10 puan)  |   Yk 

    reha muhtar kendisinin de orada kabul ettiği üzere "rol" yapıyor. gerçekte "iyi" ya da "kötü" gibisinden bir değer yargısında bulunmak istemiyorum, ama ciddiye alınmak üzere haber sunan birisi olarak senelerce rol yapması çok da iyi bir şey değil. yani kendi "iyi"liğinden değil, yaptığı şeyin "kötü"lüğünden bahsedebiliriz.

    otisagabey   12 Kasım 2006 11:06   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    izleyemedim ben, tekrarını mı beklesem naapsam...

    Ewyn   12 Kasım 2006 11:04   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    • "hindistan asya da değil mi?"

    Burada tamamen benim verdiğim bir erör söz konusu. Amerika'da ve batı ülkelerinde etnik gruplandırmalar yapılırken "asyalı" ismi uzakdoğulu sarı ırkı kast etmek için kullanılır. Coğrafi bir konumu değil, etnik/ırksal bir kimliği tanımlamak için kullanılan "asian" lafının, türkçeleştirilmesi sonucu "hintli değil asyalı" ısrarı gerçekleşti.

    yoksa elbette avrupa birliğine girmek isteyen türkiye de, hindistan da, arabistan da asyadadır.

    otisagabey   12 Kasım 2006 10:59   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    • "ayar vermek için kasılmış"

    "ayar vermek/kendini ispatlamak/entel olmak/dik durmak" için "kasılmış" olduğuma dair bir yargıyı, ancak yargıda bulunanın kafasındaki "kasılmamış"lık ile anlamlandırabiliriz.

    farklı değer ve birikimlere sahip kişiler "kasılmışlık"tan farklı şeyler anlayacaklardır. misal "otisabi laf sokar" önkabulüyle hareket eden birisi "laf sokmayan otisabi"yi "kasılmış" kabul edecektir.

    "televizyon programına çıkan biteviye/arasıra/birkere dahi olsun laf sokarsa kasılmış demektir" yargısına sahip birisi de laf soktuğm tespiti ile "kasılmışlığma" kanaat getirebilir.

    yani "keşke kasılmasaydı/kasıldı" derken tıbbi bir tanı koyarcasına objektif bir yargıda bulunulamayacağını söylemek istiyorum. bireylerin tek tek ya da gruplar oluşturarak kasıldığımı düşünmesi ve ifade etmesine ise bir diyeceğim yok.

    katılırım ya da katılmam, herkesin bir fikre ve kanaat sahip olup ve bunu ifade etmek hakkı var.

    otisagabey   12 Kasım 2006 10:48   aferim     (5 puan)  |   Yk 

    (benle alakalı olmasa da)

    • "mahir canlı yayında çok rahat ve cooldu, onun gibi olsaydı keşke."

    mahir 7 seneyi aşkın bir süredir dünya çapında meşhur olup, imzaladığı ilk kontrat multi milyon değerindedir. yani kendisi hem zengin, hem de görmüş geçirmiş bir abimizdir.

    7 sene evvel katıldığı atv haberde "ya benim sitemi heklemişler, ben ay layk seks yazmadım, normalim aslında" diyen abiyi bugün "yazdım ne var, ben benim nedir?" tipi bir rahatlık içinde görüyorsanız bunun sebebi o araya dolgu olan yılların doluluudur: madden ve manen.

    7 sene sonra şarabı ve arabı tattıktan, cebimde bir kaç milyon dolar biriktirdikten sonra abdeste çıktığımda ben de tuvalette algida bırakmaya, karbuz ormunda teşaşür etmeye muktedir olurum. o zamana kadar, "mahir" dinginliği beklemeyin.

    otisagabey   12 Kasım 2006 10:29   aferim     (6 puan)  |   Yk 

    "konuşup da anlaşılamamanın verdiği stres o eğlencenin içine etmemiş mi acaba?"

    etmedi, zira stüdyodakilerin anlayıp, anlamaması ile alakalı bir stres yaşamadım. dahası pişti ekibinin ne dediğimi anlaması benim için önemli olsa dahi anlayıp, anlamadıklarına karar vermem mümkün görünmüyordu. konuştuktan sonra sınav yapma fırsatı bulana kadar da bu konudaki yargı hakkını saklı tutuyorum.

    yani hem "kesin anlamıyorlar" demek için makul bir gerekçem, hem de anlamayacaklarını stres konusu yapmak için bir kaygım, çekincem yoktu.

    otisagabey   12 Kasım 2006 10:20   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    kendini bilgili sanan yapmacık mimik ve hareketlerle entel gozuktugunu zanneden ama aslında rezil gorunen kişilik
    sanal alemde kalsaydı hakkında hayırlısı olurdu
    konuşamıyo gerçekte çünkü

    TORCHIA   11 Kasım 2006 04:21   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :otisagabey

bu etiketi açan kişi(?) : Komofte

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage