toplam 402 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~104 ahkam var. « sonraki sayfa 1 ... 3 4 5 6 önceki sayfa »
küçükken ailem odun olmiym diye çaldırıyorlarmış bana piyanoyu ah salak kafam niye bıraktım ki?
Atakan Sarı çok sevdigim bi arkadaşımdır.
Rachmaninoff, Prelude in C sharp minor, O3N2
çok erken yaşlarında çok güzel yorumladığı bi eserdir,piyano o yıllara tekabül eder benim için...
piyanoya aşığımmm,piyano çalan birisi elleriyle,parmaklarıyla büyü yapıyormuş gibi geliyor bana,ben büyüleniyorum...lanet olsun,ben de çalmalıydım..ama artık yaşım geçti..piyano çalanları da çok kıskanıyorum..keşke ben de çalabilseydim...
çalarken pek keyif aldığım daha sonra sıkıldığım ,senelerce çaldıktan sonra "amaan yeter be!" diyip sattırdığım,sattırdığıma pişman olup saçımı başımı yolmama neden olan müzik aleti.
sadece bir kere dinleme fırsatım oldu o güzel elli uzun parmaklı kızdan, çıkan müzik değil çalanın hareketlerini izlemek daha keyif verici
calmayi bilmediim icin kendimi mal gibi hissettiren muzik enstrumani..nedense calan kisilerde bir orjinallik,airdan satma,olgunluk ozelliklerini gozlemliorum..?!
Dünyada konser verebilecek kadar iyi piyano çalabilen 3 milyon insanın olduğu tahmin ediliyormuş.
alaylı öğrenilmesi gereken enstrüman. okullu olunca cidden hanondan başkası kurtarmıyor..
Çalması kadar dinlemesi de çok zevkli olan müzik aleti. Lizst ve Rachmaninov gibi arkadaşlar aletin suyunu çıkartmışlardır. Hayatını piyanoya adamış olup da Rachmaninov'un bazı parçalarını çalamayan piyanistler vardır. bkz. ne yaparsan yap olmuyor bazen
Hep çalmak isteyip çalmadığım çalgı. Çalmaya başlarsam, çalmayı istemeyeceğim için çalmadığım çalgı da diyebiliriz.
piyano çalmak dişini sıkıp her gün hanon çalışma disiplinine erişmektir.
ben erişemedim.
'98den beri beraberiz piyanomla,hala kapağını açtığımda ilk günkü kokusu gelio burnuma..o koku olmasa hala oturup paşa paşa çalışmaya başlıcam ama sırf o koku yüzünden oturup beş dakika sevme koklama faslı yaşıyoruz...canım be:))
pıyono'yu bende cok severım,hatta bır keresınde kuyruuna bastım kavga ettık,butun dıslerını doktum(pahalı ve zahmetlı oldu tamırı.) ama daha sonra arkadas olduk.ne derler ıyı arkadaslıklar kavga ıle baslar allah bozmasın dıyorum burdan el sallıyom ben ona.)))
özel dersler vermekteyim ilgilenen "postane"ye ses verebilir.
Ömürboyu çalabileceğiniz, ev konserlerinde arkadaşlar klasik müzik çalsın kalitesinde ses veren bir piyanonun ederi her zaman ömürboyu yaşayabileceğiniz bir dairenin ederine eşittir. Sonra İstanbul'da piyanonuzu gönül rahatlığıyla akort yapması için teslim edeceğiniz tek bir adam vardır ortalıklarda, o öldükten sonra kim çağrılacak bilinmez.
Bir yanıyla gayet ilkel bir çalgı krş. uzaktan gelen tam tam sesleri ama çok seviyoruz dinlemesini onsuz yapamayız ayrı. Belki de işin sırrı piyanonun bu özdeki kabalığına (vurmalı olması, tuşlar, teller, hantal boyut) karşın bir başına düz mantık ve çıplak ritm duygusuyla sınırları çizilemeyecek şeyleri aklımıza hayalimize getirmeyi başarmasıdır tuşlarda belli kombinasyonlara basıldığında;)
Piyano çalmak bir düşünme biçimi, sevdiğiniz bir piyano yapıtını dinlemekse rüya görme biçimidir.
Sevdiğimiz piyanistlerden biri bkz. Vladimir Sofronitsky.
eeee şeey ben biliyom piyono,bi kuyruklusu var bide kuyruksuzu.)