ben lisedeydim, 19 mayıs stadyum gösterisine okulun zorla seçtiği öğrenciler şeklinde geziyorduk... polis koleji öğrencileri de vardı, tabi onların da gösterileri var vs.... çok iyi hatırlıyorum, ne bakıyorsunları, kızlara laf atmaları...
bunlar büyüyorlar daha sonra elindeki gaz bombasını hastaneye doğru kullanırken bir sonraki adımda neler olacağını düşünmüyor ya da umursamıyor. Tıpkı ne bakıyorsunda bir sonraki adımda neler olacağını düşünmediği, umursamadığı gibi...
Tabi bu olaylardan genelleye yapmak yanlış "tüm polisler böyledir" ya da "polislik mesleği şöyledir" diye. şunu da göz önünde bulundurmak lazım polis kolejine kayıt olan öğrencilerin geldikleri ailelerin sosyoekonomik standartları belli bunun dışında aldıkların eğitimin eksikliği belli... meslekteki az da olsa hiyerarşinin baskısı... uzun çalışma saatleri.. bunun dışında meslek hayatları boyunca denk geldikleri olaylar sonunda daha bir vurdumduymazlaşmaları .. bunlar da eklenince sevilmeyen bir halk kahramanı ortaya çıkıyor
polissiz, askersiz olmaz bunlar rejimin, düzenin güvenceleridir (bunlar ne kadar lazım ayrı bir tartışma konusu ) ama tabi eleştirilebilirler bunda bir sorun yok
o polisler olmasa görürsün sen sokaklarda o sırma saçlarından tutupta neler yapacaklarını sana.dua etki tabi bilirsen orası malum,polis tinercisi gaspçısı balicisi pskopatıyla boğusuyor..öyle kolay değil eline gitar alıp calmak gibi polis olmak.cok merak edersende bir gün gelirsin takıyırsın bizimle..ama altına bez bağla korkup kaçırırsan kokmasın
Türk polisi kadar gereksiz bir kurum yoktur
ayak takımı sizi
-yakala oğlum
-saldır oğlum
-aferin oğlum
sabah aksam calısan izinin olmayan hiç bir bayramı evinde kutlayamayan ama hala halkın kendisini anlayamadığı vatanın cok seven görevlilier
corba kebab oldu baska ne işe yararlarkı ha birde 15 yasındakı çoçugun kolunu sokak ortasında kırarlar.. kahraman polis..
Güzel bir film, haluk yine yapmış yapacağını :)))) Beyaz ve siyah ...( geç bir keşif )
Çorba
spiderman "boys in blue" der bunlara...
Haluk Bilginer filmden sonra bu filmde oynadığı için çok mutlu olduğunu ve Onur Ünlü'nün her filminde figüran olarakta olsa oynamak istediğini hatta bulunmak için yakasına yapışacağını söylemişti.
Film dalga geçiyor arkadaşlar. Bugüne dek kabul görmüş bütün saçmalıklarla sırf dalga. Ve 'Şiddete meyyalim vallahi dertten' sloganıyla film mantıklı kılınıyor.
Filmdeki tek şiddet sahnesi ise Onur Ünlü'ye göre Musa Rami'nin Funda'ya 'Seviyorum de lan!' kısmıdır.
Filmde 1polis 4adamı nasıl serer olayı zaten mübalağa. Kim o kadar bekler bir adamı haklamak için ya da neden teker teker ölsünler ya da mafya liderinin oğlunun kolu protez ve resmen kol çıktıktan sonra asıl kolun arkaya doğru kıvrıldığının belli olması. İsteseler bunu diğer filmlerdeki gibi hallederlerdi, sizin hata olarak gördüğünüz herşey orda bilerek konuya işlenmiştir.
Mübalağa ve kinaye bir arada. Ve Onur Ünlü'nün şiirlerini okuyun o zaman filmi daha iyi anlarsınız umuyorum.
Şiirsel bir anlatımla ilerliyor film. Filmi ilk izlediğinizde şaşırıyor 2.izlediğinizde hayran kalıyorsunuz. İncelik hakim.
Ve Musa Rami'nin kızının intiharından sonraki karelere çok dikkat yer değişimlerine bakış ve konuşmalara. Aynı zamanda Musa Rami'nin yandaşı ve karşısındaki polislerin ölmek üzereyken onlara dedikleri. Hayal kırıklığına uğratmak için uğraşı.
Beğenmeyenler bir defa daha izlesin bir daha yorumlasın.
Şiirleri de unutmayın.
bu arada anlamayan film hakkında yorum yapmasın denmiş merak ediyorum filmi anlayanların anladığı ve filmden çıkardıkları ne? anlatabilir misiniz rica ediyorum.
bence seçimde rami bliyodu şerefsizlik yapılcağını ve de seçtiği kişinin ilk öldürülceğini bu yüzden amerikadaki oğlunu seçti ama oğlunun hemen uçağa atlayıp türkiyeye gelmesi planını bozdu.
hayatımda izlediğim en kötü türk filmi sanırsam hatta izlediğim en kötü film... recordedpapers'in yaptığı yorumu ben de yapmıştım film bittiğinde sahneler tek başlarına çok güzel olmuş yüreğe dokunur bişeyler çıkıyo ama filme komple baktığınızda ne anlatıyo napıyo niye o kadar action var 88de motorolanın mor cep telefonları ne geziyo haluk bilginer'in bu filmde ne işi var haluk bilginer filmin bütününde herkesi nası dize getirebiliyo(aynı anda 4kişiyi yere serip bi de diğer esas adamı öldürüyo(hatta orada rüya olabilir bu yorumunu yapmıştım filmin sonuna kadar hep umarım hepsi rüyadır bağlarlar sonunu hayran kalırım filme diye bekledim ama olmadı ) )hatta filmden bi şizofren hikayesi bile çıkabilrdi (olsa eminim favorilerime eklerdim filmi neyse)....... sorular bitmiyo
tek üzüntüm haluk bilginer'in bu filmle kariyerinin en kötü seçimini yapmış olması...
çok mu yazdım ne?
o da insan
coping sporunu pek bi severler.
cop'on yapıştırıcı.
Mafya'ya karşı türk polisinin elinin kolunun bağlı olduğunu göstermek,hemde polis'in haklı olmasına rağmen ve işini yapmış iken,aciz durumda gösterilmesinin ve bu filmin Türkiye'de yayınlanıp bizlerinde güzel demesi içler acısı bi durumdur..
Film filimdir,gerçek olarak algılamamak gerekmesede,gerçeğe yakın bu konuda mafya'ya karşı BU KADAR ÇARESİZ olunduğunun bilinç altına yerleştirilmeye çalışılması kesinlikle yanlıştır.
Özellikle senarist'i,bu filmde oynayan sevdiğim oyuncu Haluk bilginer'i ve yönetmeni kınıyorum..
filmin yönetmeni bir şair. deli bir şair. ah muhsin ünlü mahlasıyla yazan onur ünlü... ondan şiiri gibi bir film beklerdim. şizofreninin dalağını yırtmış şiiri gibi bir film..
evet haluk bey çok iyi iş çıkarmış, evet gerçekten insanı rahatsız eden ya da olayın içine sokan sahneler mevcut ancak bir bütün olarak hiç 'yeni' bi şey değil.
abartıldığı kadar yok..