tek gerçek.. nadmışabtig... böyleymişş iki kelime..
ikisinin de mk dierekten kaçıorum uzaklara.
türk kızlarının bir numaralı ilgi alanıdır pisikoloji ? yada bir numaralı karizmatik lik kaynağıdır ...
- ay bende pisikolojiye çok meraklıyıım hemidee çook.
bir kahve falı iki pisikoloji nörolojik liguistik transatlantik akımının şeysinin şemsiyesiyim göte girip açılmayan türünden
aşk ise türk milletinin dilinden düşmediği anlamının kıta sağanlığına bir çoğunun bir ömür yakınına bile yaklaşamadığı iki kuşun iki köpeğin bile arasında doğa bilecek basit ve hoş bir duygudur ...
bir şarkıda geçtiği gibi aynen aktarıyorum
sevgi güzellik ister
güzellik emek ister
güzilliktende değil gülüm yürekte ateş ister ?
aşkın psikolojisinii zikiiiim...
(Sen)Yalnız + (O) Yalnız = 2 Yalnız ( Siz değil hala sen ve o)
Gibi saçma bi çıkarım =)
bi insan evladı da çıksın ben yaşanmış en iyi ilişkiyi yaşamak için elimden geleni yapacağım diye bağırsın,bunu amaç edinsin.birlikte ortak bir yaşam sürmek çok cazip değil mi?kadın ve erkek dayanışma halinde.illa ki cinselliği sokuşturmak zorunda mısınız araya?bu ülkede niye böyle yaşam formları gelişemiyor?
analiz başladığında aşk biter
aralarında dogru orantı var::D:D:
ikisine de ne kadar uğraşırsan uğraş anlam getiremezsin. aynı karmaşa içinde boğulursun. bazen millattan önce yaşanmış olanlar en değrelisidir. çünkü hiçbir zaman kesinliği olmayan şeyler hep öle kalırlar. içine düştükçe kurcaladıkça anlamsızlığa doğru sürükler kendini insan. o kadar uğraşın sonunda elinde sorular ve olasılığı bile çeşitli cevaplar vardır sadece. aşkın psikolojik savaş olduğu yanlışına düşülür. çok sonra gerçek anlaşılacak ve o psikolojiyle gerçeğin aslında hiç var olmadığı aşkına kapılınacaktır. en sonunda da kişiden kişiye değiştiğini düşünecek ve kibirden kendi kendini yiyip bitirmeye başlıyacaksındır. kendini kurtaracığın tek kaçış ikisinin de var olmadığını düşünme aşkı ve psikolojisiyle hareket etmektir ki bu da en büyük tezattır...
öncelikle bunu bir tanımlasak.aşk:bir çekim.iki farklı türde bana kalırsa.bir türü var ki stockholm sendromu gibi hastalıklı bişey.korktuğun şeye aşık olma.günümüzde çok görülen bi tür.baskın olan taraf ve ona aşık olan pasif olan taraf var.baskın karakter bu pasif olanın aşkını kullanarak herşeyi yaptırabiliyor.pasif olan bu durumdan hoşlanmıyor ama anlamını bilemediği bir tutku besliyor güçlü olana.aslında onun gibi güçlü olmak istiyor,ona benzemeye çalışıyor ve baskın karakteri çözmeye çalışıyor.bu çözümlemeyi yaptığı anda kaçmayı düşünüyor.onu anladıktan sonra kaçabilirse o da baskın bir karaktere dönüşüp başka bir pasif karakteri kullanmayı amaçlıyor.ayılıp bayıldığımız herkesin yaşamak istediği aşk çeşidi bu.neden bitiyor?biter.acı çektiren ve bundan zevk alan olduğu sürece,diğer taraf da acı çektirenin yokluğunda acı çektiği sürece bu aşklar biter.arabesk aşklardır bunlar.
bir ikinci tür daha vardır ki çoğu insanın haberi dahi yoktur böyle bir aşk çeşidinden.iki insan birbirini sever.ve birbirlerini yüceltmek için çırpınır.biri der ki ben senin ayaklarını yıkamalıyım,diğeri der ki hayır sen benden daha değerlisin ben senin ayaklarını yıkamalıyım.böyle kavga ederler.hiç böyle bir psikoloji yaşadınız mı?ya da aşk?
aşk olduğunda adeta kanka oluverirler...
ikisi de birbirini itinayla bozar..
ne varsa yakalım psikoloji ve aşka dair ..herhangi olası konuşmamdan sonra,senin psikolojin bozulmuş bilader diye.ve soramasınlar tarifimin üstüne arif olup maşuk musun?
ohaaa bu ikisini nasıl yan yana getirdiniz be helal size
aksine, aşk psikolojisi bozuk bi şeydir bençe.
Aşk psikolojik bişeydır ki zaten
hadi oradan psikolojik aşık
bir keresinde candanın ayıp yerlerine bakıyordum dalmışım yakalandım, nereye bakıyorsun sen tavşan kafa dedi, kıpkırmızı oldum, yönümü döndüm tabi.. yanındakilere beni göstererek güldüler. sonra pek bi sıkı fıkı olduk ama iş yoktu tabi o zamanlar ortaokulda
psikolojiye bir aşka iki