"neden bu şarkılar bu kadar uzun"
efendim, psikedelik rakı'nın ortaya çıkış dönemlerinde FM bantları çok popüler değildi, olay diğer uzak frekans (neydi onun adı ya, onu bile unuttum) AM (amplitude modulation mıydı neydi yalan olmasın) yayın yapan radyolar vardır ya işte onda bitiyordu.
radyo programları bir saati (%56 mı ne) müzik, (%44 mü ne) reklam olarak planlıyorlardı ve bu planlanan süre içinde çalınması gereken şarkı adedi belliydi...
medyacıların bu planlarına uymaları için prodüktörler şarkıcıları "bu durumda en çok 4.30 luk şarkılar yapabilirsiniz, höt böt!" diye zorluyorlardı.
haliyle rakçı abiler, isyan ettiler, ve 17 18 dakikalık (in a gadda da vida, shine on you crazy diamond gibi) eserler üretmeye başladılar.
bu durum karşısında radyocular şarkıları kesip biçerek yayımlamak zorunda kaldılar, hem popüler, hem uzundu çünkü. ama bu olaydan öyle sıkılmış olacaklar ki "bi gidin abi yeter" diyerek şarkıları çalmamaya başladılar.
işte FM bant yayınlar bu şekilde doğmuştur. AM yayın yapan radyolar kıllık yapıyor diye psikelik olsun, progresif olsun bilimum dönem rakçıları "size şarkı yok" diyerek FM bantlarına abandılar. bu şekilde FM popüler olurken AM çöktü. arap radyosu falan oldu.
bir rock turevi.
insanligin ilk gunlerinden ba$layip da gunumuz enformasyon cagina kadar geni$ bir skalada du$undugumuzde, "insan zekasinin urettigi en carpici san’at nedir?" sorusuna verilebilecek yanit $uphesiz ki "müzik"... muzik kavrami binlerce milyonlarca adet, hem objektif hem subjektif, hem somut hem de soyut olabilen tanima sahipken ote yandan bir o kadar da sorunun cevabi olarak kar$imiza cikabilmekte.
ko$ullari, topluluklari ve politikalari yonlendirebilmi$ ilk muzik ise illa ki rock olarak bellenmi$tir akillarda. ki buna katilmamak ne mumkun? onlarca alt kola, dala, budaga ayrilan bu muzigin kanimca ula$abilecegi en elit noktalardan birisi i$te bu kavrama denk du$uyor: psychedelic rock.
gerci burada durup bir du$unmek gerek: "psychedelic rock mi kitleleri $ekillendirmi$tir, yoksa kitleler mi onu?"
psy-rock muziginin ilk ciki$ yillarinda kitlesel lsd kullaniminin had safhada olmasi bu muzigin kendisiyle ilintili olarak gorulmesine, hatta cogu zaman "acid rock" olarak anilmasina sebep olmu$tur. bu durumu haksizlik olarak gormemin sebebi ise "abi asit kafasiyla nasil caliyor adam baksana" diyen zihniyetin ilgili muzisyenin yaratici beynine ve deha yetenegine hakaret etmesinde yatar. elbette, belli bir seviyedeki etkile$im, $arkinin omurgasi tasarlanirken ta$inan ilham hislerine eklemlenen bir katalizasyon, belli algi degi$im surecleri ve bu sureclerin yaraticiliga yansimi$ olmasi; kisacasi lsd'nin olu$turdugu hissiyat kulliyati ile uretilen muzik arasindaki munasebet yadsinamaz. ki zaten psychedelic rock eserlerinin hem ureten, hem de tuketen bireye hissettirdiklerinin "trans"a yakin ruh halleri olmasi da bunlari kulliyen destekler. bu muzigin en cok one cikan niteliklerinden sayilan yuksek emprovizayon, uzay yolculugu hissi yaratan uzun ve tribal enstrumantal pasajlar, eserlere naki$ misali i$lenmi$ ilk elektronik müzik ve sampling denemeleri, ust seviyede enstumantal hakimiyet/virtuozite ve derin/felsefi icerige sahip $arki sozleri gibi unsurlar asla ve asla 7/24 "high" gezen bir beynin eseri olamayacak kadar ince bir san'atin sonuclari olsa gerek, ne dersiniz?
bu nadide minval, gunumuz rock ve elektronik muzigini $ekillendiren baba; hatta dede saydigimiz gruplarin/muzisyenlerin zamaninda illa ki kiyisindan ko$esinden tuttugu, "en cok satan rock albumleri" istatistiklerinde janr anlaminda kendini en cok gosteren, cogu tarzin fitilini ate$lemi$, bir donemin gencligini pe$inden suruklemi$, dunyaya farkli bakan insanlarin sayisini en ivedi $ekilde cogaltmi$, "mukemmel" tanimina cuk oturan, e$siz, elitist, teknik, felsefi, ruhani ve buyulu bir muziktir. rock agacinin progressive rock ve art rock’la beraber estetik sinirlarini zorlamasinda kullandigi 'combo trio'nun kaptanidir.
o kadar!