bir rock turevi.
insanligin ilk gunlerinden ba$layip da gunumuz enformasyon cagina kadar geni$ bir skalada du$undugumuzde, "insan zekasinin urettigi en carpici san’at nedir?" sorusuna verilebilecek yanit $uphesiz ki "müzik"... muzik kavrami binlerce milyonlarca adet, hem objektif hem subjektif, hem somut hem de soyut olabilen tanima sahipken ote yandan bir o kadar da sorunun cevabi olarak kar$imiza cikabilmekte.
ko$ullari, topluluklari ve politikalari yonlendirebilmi$ ilk muzik ise illa ki rock olarak bellenmi$tir akillarda. ki buna katilmamak ne mumkun? onlarca alt kola, dala, budaga ayrilan bu muzigin kanimca ula$abilecegi en elit noktalardan birisi i$te bu kavrama denk du$uyor: psychedelic rock.
gerci burada durup bir du$unmek gerek: "psychedelic rock mi kitleleri $ekillendirmi$tir, yoksa kitleler mi onu?"
psy-rock muziginin ilk ciki$ yillarinda kitlesel lsd kullaniminin had safhada olmasi bu muzigin kendisiyle ilintili olarak gorulmesine, hatta cogu zaman "acid rock" olarak anilmasina sebep olmu$tur. bu durumu haksizlik olarak gormemin sebebi ise "abi asit kafasiyla nasil caliyor adam baksana" diyen zihniyetin ilgili muzisyenin yaratici beynine ve deha yetenegine hakaret etmesinde yatar. elbette, belli bir seviyedeki etkile$im, $arkinin omurgasi tasarlanirken ta$inan ilham hislerine eklemlenen bir katalizasyon, belli algi degi$im surecleri ve bu sureclerin yaraticiliga yansimi$ olmasi; kisacasi lsd'nin olu$turdugu hissiyat kulliyati ile uretilen muzik arasindaki munasebet yadsinamaz. ki zaten psychedelic rock eserlerinin hem ureten, hem de tuketen bireye hissettirdiklerinin "trans"a yakin ruh halleri olmasi da bunlari kulliyen destekler. bu muzigin en cok one cikan niteliklerinden sayilan yuksek emprovizayon, uzay yolculugu hissi yaratan uzun ve tribal enstrumantal pasajlar, eserlere naki$ misali i$lenmi$ ilk elektronik müzik ve sampling denemeleri, ust seviyede enstumantal hakimiyet/virtuozite ve derin/felsefi icerige sahip $arki sozleri gibi unsurlar asla ve asla 7/24 "high" gezen bir beynin eseri olamayacak kadar ince bir san'atin sonuclari olsa gerek, ne dersiniz?
bu nadide minval, gunumuz rock ve elektronik muzigini $ekillendiren baba; hatta dede saydigimiz gruplarin/muzisyenlerin zamaninda illa ki kiyisindan ko$esinden tuttugu, "en cok satan rock albumleri" istatistiklerinde janr anlaminda kendini en cok gosteren, cogu tarzin fitilini ate$lemi$, bir donemin gencligini pe$inden suruklemi$, dunyaya farkli bakan insanlarin sayisini en ivedi $ekilde cogaltmi$, "mukemmel" tanimina cuk oturan, e$siz, elitist, teknik, felsefi, ruhani ve buyulu bir muziktir. rock agacinin progressive rock ve art rock’la beraber estetik sinirlarini zorlamasinda kullandigi 'combo trio'nun kaptanidir.
o kadar!
en sağlam sayko albümler arasında the beatles - revolver albümü gösterilir,alpay erdem tabanca gibi albümdür demiştir geçtiğimiz "ben" köşesinde.
not: alpay erdemle ne alakaysa,yazdım işte
tam da bu cografyanin muzigi, netekim gecmis donemde sayisiz orneklerini gormek mumkun, devrin muzisyenleri saykodelik diyebilir bu rock kelimesini yine devrin muzisyenlerinin bazilarinin "rok" olarak okumasi gibidir, pek elestirilecek taraf yoktur. saglam uygulayicilarindan bir tanesi Erkin Koray dir.