ellerinin heykeli yapılan bunalımlı dahi rus piyanist.
bir gün yine kadıköy'de, bir eskicinin plak kolleksiyonunu karıştırırkene , üzerinde kocaman who hates classical music yazan bi plakla, bir taş plakla karşılaşmış ve düşünmeden almıştım. İştee benim Rahmaninof'la tanışmam böyledir ve pişman olmamışımdır.
Elleri koskocaman bir elemandır kendisi fakat altın gibi bir kalbe sahiptir. İlk senfonisi, belki de böylesine yetenekli bir öğrenciden beklenecek kadar iyi olmadığı düşünülüp, dönemin ünlü eleştirmenleri tarafından yerden yere vurulunca genç Rahmaninof deriiin bir bunalıma düşmüştür. Varan bir; üstün yetenekli sanatçılarla konuşurken önce sağa sonra sola bakılmalıdır.
Fakat fena gaz yapan Rahmaninof'un , ikinci senfonisi ile dönüşü gerçek manada muhteşem olmuştur. Artık piyano tuşları ondan sorulmaktadır. Akabinde olaylar gelişir. Yanılmıyorsam 3. senfonisiyle Rahmaninof, bomba olup düştüğü klasik müzik dünyasında yerini iyice sağlamlaştırır.
Dahi piyanistin eserlerinde, çılgın ruh hallarine rastlarız. Kendisi neşeli melodilerden deriiin kuyular misali bunalımlara doğrudan geçişler sergilemiş ve dinleyiciyi amansız karmaşalara sürüklemiştir. Bu nedenle hassas bünyelere tavsiye edilmez.
Ama klasik müzik hastaları için kaçırılmaz bir parçadır kendisi, olmazsa olmaz.
Peki ben klasik müzk hastası mıyım, hayır, netekim bilip bilmeden plaklar almaktayımdır :)