1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

radiohead ile ilgiliyim diyenler

toplam 2189 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.



radiohead hakkında radiohead

~497 ahkam var. « sonraki sayfa 1 2 3 4 5 ... 25 önceki sayfa »

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    true love waits .

    ikarus kiz   21 Haziran 2008 18:50   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    90’lı yılların en önemli alternatif gruplarından biri sayılan Radiohead,
    Thom Yorke (vokal/gitar),
    Ed O’Brien (gitar, vokal),
    Johnt Greenwood (gitar),
    Colin Greenwood (bas) ve
    Phil Selway (davul) tarafından 1986 yılında Oxford’da ‘On A Friday’ ismiyle kuruldu. Grup üyelerinin üniversiteye başlamasıyla birlikte bir süre çalışmalarına ara vermek zorunda kalan grup, 1991 yılında tekrar canlı performanslar sergileyerek kısa süre içerisinde EMI ile anlaşma imzaladı ve adlarını ‘Radiohead’ olarak değiştirdi.

    1992 senesinde “Drill” adlı EP’yi yayınlayan Radiohead, bu EP sonrasında prodüktörler Sean Slade ve Paul Q. Kolderie ile birlikte ilk albümün çlaışmalarına başladı. Senenin sonuna doğru “Creep” adlı single’ı piyasaya süren grup, parçanın radyolarda ve İngiliz basınından övgü toplamasıyla birlikte 1993 senesinde “Pablo Honey” adlı ilk albümünü yayınladı. Özellikle “Creep” ile birlikte ‘İngiltere’nin Nirvana’sı’ olarak adlandırılmaya başlanan ekip, albüm içerisindeki sert gitar sounduyla ve derin sözleriyle birçok müzikseverin beğenisini kazanmayı başardı.

    Albüm yayınlandıktan sonra turneye çıkan Radiohead, vakit kaybetmeden turne bitiminde 2. albümün çalışmalarına başladı. 1994 senesinde “My Iron Lung” adlı EP’yi yayınlayan grup, 1995 senesinde prodüktör John Leckie ve Nigel Godrich ile işbirliğine girerek “The Bends” adlı 2. albümü müzikseverlere sundu. Bu albümle İngiltere listelerinde 4 numara olan grup, aynı zamanda kendisine yeni fanlar kazandırmayı başardı. Albümden yayınlanan single’lar “Fake Plastic Trees”, “My Iron Lung”, “High And Dry” ve “Street Spirit (Fade Out)” ile listelerde başarı yakalayan grup, parçalara çektiği video kliplerle de beğeni topladı.

    1995 senesinde R.E.M. ile birlikte turneye çıkan Radiohead, artık tüm dünyada tanınan bir grup haline gelmişti. Aynı sene Bosno Hersek’de süren savaşa karşı çıkarılan “The Help Album” adlı albüme “Lucky” adlı parçayla katılan grup, 1996 senesinde de “Romeo and Juliet” filmine “Talk Show Host” ve “Exit Music” adlı parçaları dahil etti. Senenin başında 3. albümün kayıtlarına başlayan ekip, 1997 senesinin yazında “OK Computer” adlı albümü hayranlara sundu. Melodik rock şarkıları barındıran albüm, aynı zamanda grubun standart enstrümanlar dışına çıkarak deneysel denebilecek sesleri yansıttığı ilk albümüydü. Bu albümle İngiltere listelerinde 1 numara olan topluluk, albümden çıkan single’lar “Paranoid Android”, “Let Down”, “Karma Police” ve “No Surprises” ile de listelerde önemli başarı yakaladı ve grup 1998 senesinde Grammy’lerden “En İyi Alternatif Albüm” ödülüne layık görüldü.

    “OK Computer” sonrası ‘Against Demons” adlı dünya turnesine çıkan Radiohead, 1999 senesinde yönetmen Grant Gee ile işbirliğine girerek “Meeting People Is Easy” adlı belgesele imza attı. Dünya turnesi sonrası 1999 senesini sessizce geçiren grup üyeleri, bu süre içerisinde ufak çaplı bir dağılma durumu yaşadı. Thom Yorke verdiği demeçlerde kendisini depresyonda hissettiğini belirtirken, dağılmanın sebebi grubun üzerindeki yoğun baskı olarak açıklandı. Yeni albümle belirlenecek müzikal kariyerleri için uygun zamanı beklemeye geçen ekip, prodüktör Nigel Godrich ile yeniden buluşarak 40 tane yeni şarkı hazırladı.
    Yayınlanacak yeni albümle “OK Computer”daki soundu devam ettirmeyi istemeyen grup üyeleri, bestelerde minimalist bir tarza dönerek standart enstrümanlardan uzaklaşmayı denedi. Elektronik ritimler, yaylılar, klakson ve ‘ondes martenot’ gibi seslerle sıradışı bir sounda bürünen Radiohead, liriksel olarak ise ilk albümlerindeki tadı korumayı tercih etti. Yaklaşık 18 ay içerisinde hazırlanan “Kid A” albümü 2000 yılında piyasaya sürülürken, grup bu albümle İngiltere’de ve Amerika’da zirveye yerleşti.

    “Kid A” albümünden herhangi bir single yayınlamayı reddeden Radiohead, albümün tüm olarak dinlenmesi gerektiği savundu. Albümde yer alan “Idioteque”, “Optimistic” ve “The National Anthem” oldukça beğeni topladı ve grup 2001 senesi Grammy’lerinden bir kez daha “En İyi Alternatif Albüm” ödülüyle onurlandırıldı. Grubun birçok fanına göre Radiohead’in en iyi albümü olarak kabul edilen “Kid A” sonrası, ekibin yeniden turneye çıkması beklendi. Ancak Radiohead sadece üç tane konser vererek 2001 senesinde “Amnesiac” albümünü piyasaya sürdü.

    “Amnesiac” ile “Kid A”deki tarzını devam ettiren Radiohead, bu albüme 1999 senesinde hazırlanan parçaları dahil etti. Her iki albümde birbirinin devamı niteliğinde olarak gözlemlenirken, grup albümle İngiltere listelerinde yeniden zirveye yerleşti. Bu sefer Amerika listelerinde 2 numarada kalan topluluk, albümden ilk single’ı “Pyramid Song”a seçti. “Knives Out” albümden 2. single olarak yayınlanırken, grup Amerika, Avrupa ve Japonya’ya geçerek hayranlarıyla buluştu. Senenin sonunda Oxford’daki bir festivalde de sahne alan grup, konserde Beck, Sigur Ros, Supergrass ve Humphrey Lyttelton’ı sahneye davet etti.

    2001 senesinde “I Might Be Wrong: Live Recordings” adlı konser albümünü yayınlayan Radiohead, bu albüme “Kid A” ve “Amnesiac”da yer alan 7 şarkıyla birlikte hiç bir albümde yer almamış Thom Yorke akustik gitar performansı “True Love Waits” adlı parçayı da ekledi.

    2002 senesinde yeni albüm için şarkı üretmeye geçen Radiohead, Los Angeles’da prodüktör Nigel Goldrich ile bir araya gelerek yaklaşık iki hafta içerisinde albümün kayıtlarını bitirdi. Mükemmellikten uzak durarcasına kaydedilen “Hail To The Thief”, 2003 Haziran ayında vitrindeki yerini aldı. Daha sert vokallerin yer aldığı ve daha ekspresyonist gitar tınılarının hissedildiği albüm, İngiltere listelerinde grubu yeniden zirveye taşıdı ve albüm Amerika listelerinde 3 numaraya yerleşti. 14 parçanın yer aldığı ve yaklaşık bir saat süren albüm, grubun en uzun albümü olarak dikkat çekerken, dikkat çeken bir diğer unsur ise grubun eskisine göre daha da fazla elektronik sounda yaklaştığıydı. Albümün sözlerinde dünyada dönen politik olaylara dikkat çeken ekip, albümden “There There”, “Go To Sleep”, “2+2=5” ve “Sit Down, Stand Up” adlı parçaları single olarak yayınladı.

    Albüm sonrasında yeniden turneye çıkan Radiohead, bu turneyi 2004 senesinde bitirdi. Boş zamanlarını aileleriyle ve aynı zamanda solo projerle geçiren grup üyeleri, senenin sonunda “The Most Gigantic Lying Mouth Of All Time” adlı DVD’yi piyasaya sürerek grupla ilgili her türlü materyali hayranlara ulaştırdı.

    2005 senesinden itibaren yeni parçalar yazmaya yönelen Radiohead, 2006 senesini Avrupa’da ve Amerika’da performanslar gerçekleştirerek geçirdi. Aynı sene Thom Yorke “The Eraser” adlı solo albümünü yayınlarken, albüm İngiltere listelerinde 3 numaraya ulaştı.

    Şu günlerde bağlı oldukları şirket EMI ile sorunlar yaşayan Radiohead, yeni albümünü hangi plak şirketinden çıkaracağını belirtmiyor. Hatta albüm yerine EP çıkartmayı bile düşündüklerini belirten grup üyeleri, yeni soundun daha bas ve minimal olacağını ifade ediyor.

    blackphatma   18 Haziran 2008 23:48   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    mir uzay istasyonu gibi; gitmek için zevkli ve güzel ama kalmak için tehlikeli ve gizemli

    funk you   16 Haziran 2008 22:38   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    idiotique - isimli parçayı - konser performansı ile dinlerken, ulan bu adam ne içioda çıkıo yok böle bi kafa diye yuh dediğim ve bil mukabil bu kelimenin ardında sevgi ile izlemeye devam edişlerimin sahibi tek grubun ismi...

    you tube, yasaklı olmasa da şuraya bi link versem dedirtdiği de unutulmamalıdır...

    ironny   11 Haziran 2008 10:30   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    abi fade out derdim herhalde klibiylen

    petergriffin   11 Haziran 2008 00:29   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    türkiye de insan hakları yok diye gelmiyorlarmış. bilindiği gibi bu konularda çok hassaslar.

    durden   10 Haziran 2008 03:19   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    gelseler ya

    buffydewampirsayilir   10 Haziran 2008 02:52   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    "Idioteque"

    Who's in bunker, who's in bunker?
    Women and children first
    Women and children first
    Women and children
    I'll laugh until my head comes off
    I swallow till I burst
    Until I burst
    Until I..

    Who's in bunker, who's in bunker
    I've seen too much
    I haven't seen enough
    You haven't seen enough
    I'll laugh until my head comes off
    Women and children first
    And children first
    And children..

    Here I'm allowed, everything all of the time
    Here I'm allowed, everything all of the time

    Ice age coming, ice age coming
    Let me hear both sides
    Let me hear both sides
    Let me hear both..

    Ice age coming, ice age coming
    Throw me in the fire
    Throw me in the fire
    Throw me in the..

    We're not scaremongering
    This is really happening, happening
    We're not scaremongering
    This is really happening, happening

    Mobiles working
    Mobiles chirping
    Take the money and run
    Take the money and run
    Take the money..

    Here I'm allowed, everything all of the time
    Background:
    The first of the children

    kinslamer   10 Haziran 2008 02:47   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    portishead ... machinehead ... motorhead

    rasss   09 Haziran 2008 01:47   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    tanrının insanlara armağanı.

    durden   09 Haziran 2008 01:45   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    eferim ulan:)

    menhatton   09 Haziran 2008 01:40   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    i'm on a roll,
    i'm on a roll this time,
    i feel my luck could change.
    kill me sarah
    kill me again with love.
    it's gonna be a glorious day.

    pull me out of the aircrash,
    pull me out of the lake,
    cause i'm your superhero
    we are standing on the edge

    the head of state has called for me by name
    but i don't have time for him
    it's gonna be a glorious day
    i feel my luck could change

    pull me out of the aircrash,
    pull me out of the lake
    i'm your superhero
    we are standing on the edge

    we are standing on the edge...

    dncrgnr   09 Haziran 2008 01:39   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    çok yakında yeni albümleri çıkacak grup.

    panaroidandroid   07 Haziran 2008 15:23   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    sabahın ılk ısıklrında gunes dogarken creep mukkembell...

    klorf   30 Mayıs 2008 13:55   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    tmm azdınız heralde,sarkı sözlerini,sarkıları herkes biliodurki buradadır zaten,
    muzik dunyasına cıır actılar,albumlerine download izni verip ucret odeip odememei onların vicdanına bırakarak

    AshtonParker   27 Mayıs 2008 20:48   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    roskillde festivaline geliyolar canli dinleyebilicem sonunda

    peterpanic   26 Mayıs 2008 19:00   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    But I'm a creep,
    I'm a weirdo
    What the hell am I doin' here?
    I don't belong here...

    Elphaba   24 Mayıs 2008 23:21   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    let down and hanging around...

    petitprince   24 Mayıs 2008 19:23   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    kill me serrah, kill me again...

    credo quia absurdum   24 Mayıs 2008 02:19   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Ok.Computer, Nirvana'nin Nevermind'i, Pearl Jam'i Ten'i ve STP'nin
    Purple'i ile eşit sayıda dinlediğim bir albümdür. Hatta
    Ok.Computer'i ilk edindiğimde manzara şuydu:

    Evden çıkıp işe gittiğimde cd'yi hemen cdrom'a takıp tüm gün, mesai
    bitene dek dinliyordum, sonra sırf yolda da OK.Computer
    dinleyebilmek icin aldığım antishock'suz discman'im emektarıma CD'yi
    yerleştiriyordum, eve gidene dek dönüyordu albüm, sonra eve girince
    müzik setine koyuyordum ve sabaha dek dönüyordu ve uyandıktan sonra
    yine discman derken bu döngüde devam ediyordu hayat...Günlerce
    dinledim, şöyle aslında, günlerce belki de aylarca başka bir şey
    dinlemedim. Albümde en sevdigim şarkı güne/ruha/moda göre değişti
    ama Letdown'i ilk dinlediğimde "oha, bu adamlar benim şarkımı
    yazmış" demiştim...
    The Bends ise, tam anlamıyla benim müzik anlayışımla birebir
    örtüşmekte. Her daim gitarli şeyleri daha çok sevdim. O albüm benim
    çizgime/ruhuma/rengime cuk oturuyor.

    Şöyle özetlemem gerekirse; The Bends'e "MOR" diyebilirim,
    Ok.Computer'a ise "siyah".

    puttanescaa   11 Mayıs 2008 00:43   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :bayat

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.