toplam 310 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~79 ahkam var. « sonraki sayfa 1 2 3 4 önceki sayfa »
jr densizi,
coca cola reklam yapmasa mutlaka pepsi veya baska bir marka gerek tv, radyo ve yazili basinda, gerekse de p.o.p. noktalarinda reklamini yaparak, coca cola markasinin yerine oturmaya calisacaktir..
yani isin ozeti meydani bos birakmamak coca cola'nin yaptigi..
coca cola zihinlerdeki mesrubat listesinin bir numarasi olma arzusunu bu sekilde gerceklestiriyor..
bu arada ben de iyi bir reklam yazari olabilme arzumu gerceklestirmek icin elimden geleni yapiyorum, cunku dogrusuyla yanlisiyla bu meslegi seviyorum..
yeşilçam tv neden reklam vermiyor cocacolanın reklama ihtiyacı yok ama neden yapıo ??
Sponsorun ihtiyaçları doğrultusunda faydayı anlatmak, fayda yaratmak ya da yaratılan faydayı anlatmak işi.
Bilinenin dışında ekonomide para sirkülasyonunu sağlamak, haber vermek, özgür basını finanse etmek, istihdam yaratmak ve eğlendirmek gibi misyonlar yüklenmiştir.
Operaya reklam mı alındı? Çok komik ya ..
Ben en çok konser alanlarında tam zamanı yazan uzun çubuğu taşıyan çocuklara çok üzülüyorum.Reklam fedakarlık demek :P
yekkammaaaa !!! (2 yaş sendromum)
insanın bebekken 18 tane video kasedi olursa reklamlarla ilgili :)
işin cıvığı çıkana kadar, kesinlikle arkasındaydım.. reklama girildiğinde söylenen insanlara '' bu kadar insan maaşını nası alıcak, bi dizi ne kadara mal oluyor haberin war mı??'' diye çıkışırken; artık program arasında reklam değil, reklam arasında program izlediğimiz için karşı olmaya başladığım gıcık edici aralar... ama tv reklamları bi yana bırakırsak diğer reklamlar hala gerekli... pazar payı nası artıcak başka??
bazen neden nasıl bulaştığımı irdelediğim sektör
Ülkemizde yayın maliyeti de diğer Avrupa ülkelerine göre daha ucuz olduğundan kargaşa ve kirlilik oldukça fazla. Gerçi son yıllarda Rtük düzenlemeleri ile tv'ler bir yerlere geldi ama gelinen nokta hala yetersiz. Parası olsun olmasın herkesin yapmak istediği birşey olduğu için de hem reklam veren hemde reklamı üretenler için yüksek ölçüde amatörlüğün kol gezdiği bir sektör.
Avrupa ve Abd tvlerinde düşündürücü reklamlar yayınlanırken bizde devasa puntolarla insanların gözüne sokarcacına bunu al bu iyi mantığı ile zeka seviyesi çok düşük insan modeline hitap edecek şekilde reklamlar üretilmekte....vs
Ülkemizde pek doğru dürüst yapılamayan ama yapıldığı zamanda değer kazanan iyiside kötüsüde olmayan çoğunlukla kitleleri harekete geçirmek için (yada yönetmek için)kullanılan yaratıcılık isteyen iş dalı küçük bir örnek eklersem.
Bir bahar günü, cadde de kör bir adam dilencilik yapıyormuş.
Dizlerinin dibine bir tabela koymuş. Üzerinde "DOĞUŞTAN KÖR" yazılıymış.
Herkes dilencinin önünden geçip gidiyormuş. Bir REKLAMCI bunu görmüş.
Tabelayı almış arkasına bir şeyler yazmış, olduğu yere tekrar bırakmış.
Ne olduysa olmuş... Gelip geçen ve bu tabeladaki yeni yazıyı okuyan herkes,başlamış dilencinin önündeki şapkaya, habire para atmaya...
Bir cümle yetmiş onca kişiyi etkilemeye ve dilencinin şapkasının kısa sürede ağzına kadar parayla dolup taşmasına...
Tabelada şöyle yazıyormuş:
GÜZEL BIR BAHAR GÜNÜ... AMA BEN BAHARI GÖRMÜYORUM...
Bence ülkemizde pek iyi yapılamayan bir şeydir. Ha, bunun sorumlusu reklamcılar mıdır? Belki. Ama, reklamcılık işinin görece zorluğunu solda sıfır bırakan, bilmeyen, bilmediğini de bilmeyen ama her aşamada bir kez ('reklamcıya güven olmaz, başıboş bırakmamak lazım' mantığıyla) gerekçesiz de olsa muhalif olmak lüzumu duyan(haklı oldukları zamanlar olduğunu yadsımamak gerek) reklamverenlerin de bu kötü durumda kocaman bir parmakları vardır. Hele ki İstanbul olmayan bir şehirde, küçük işletmelerle çalışıyorsanız işiniz büyük çoğunlukla bu şekilde başlar ve devam eder. Laf anlatmaktan sıkılıp salıverdiğiniz andan itibaren de (bütçeyi de orasından burasından ısırıp durdularsa) etrafımızda dönüp duran, gözümüzü ve zekamızı pek şenlendirmeyen şeyler çıkar ortaya. Ha, reklamcının da hatası vardır. Bir kere durum ne olursa olsun en iyisini yapmak zorundadır, işi budur. Neyse, pek zor bir denklem oldu bu. İki tarafın da sorunsuz çalıştığı ve paraya para denmediği zamanlarda ortaya ne cevherler çıkıyor görüyoruz. (T-Box,Dinamo FM, Akbank vs.) Eh, ne kadar ekmek o kadar köfte. :)
işim. Zor felanda değil, müşterisine göre ücretlendirilen hizmet,
acaba bir parçası olabilecek miyim diye düşündüren sektör
çok sevdiğim ama bir o kadar nefret ettiğim sektör(üm), işim.
DAHA FAZLASINI İSTE! ÇEKİNME YAHU HADİ NE DURUYON VER COŞKUYU Dİ Mİ YA???
havanda su dövmek, yalan dolan... keşke doktor olsaydım dememe sebep olan mesleğim. en azından insanlara bi yararım dokunurdu. sınır tanımayan doktorlara katılırdım hemen. oysa sınır tanımayan reklamcıyım ne yazık ki...allah sonumuzu hayr etsin ne diyelim...
oyunculuk eğitimi gerektirmeyen ışık,kamera ve efektlerin "herşey"i gösterilmek istendiği gibi göstertebilen sektör..
Hala pek yaratıcı reklamlar yapamıyoruz, çok çok az sayıdalar. Bunun nedenide bence müşterilerin "bütçemiz yetmiyoooo, şukadar bütçemiz var buna göre bişeyler yapsak" gibi, veya " ay şurası şöle olsun, aman burasını bğenmedik şurasınıda şöle yapalım" diyerekten işi berbaaat etmeleri.