sosyomata üye olup "bu bir ahkam değildir" diye ahkam kesmesinden korkuyorum.. seviyorum da.. kendisini ve yeşil elmaları..
Michel Foucault'un ilgisini epey çekmiş bizzat kitabına konu olmuştur..benimde sonsuz hayranlığımı kazanmıştır kendine has minimal,anlamı sorgulayan uslubu ile..
aşığınım yanımda olamasanda..
"gördüğümüz, gördüğümüz müdür?" konulu bi makaleye ilham kaynağıdır kendisi.. sayesinde o ödevle baya ugrasmıştık...
yazı ve imgenin bir arada kullanılması, bunların aralarındaki bağlantı ve bağlantısızlık gibi meseleler dolayısıyla görsel kültür derslerinin vazgeçilmez konusu olmaktadır kendisi, saygımız sonsuzdur.
bir de şu var:
http://sheepfilms.co.uk/b3ta/magritte.htm
"ben bir elma değilim" diye bağırdığım bir rüyam var. adamın bütün metaforlarını birbirine karıştırmışım alt bilinçte. saygı duyuyorum. yani denizden çıksa yerim. o derece.
bu adamın resimlerine kafayı taktığım bir günün gecesinde rüyamda şöyle bir sekans yasamıştım:
bir magritte konferasındaydım, 'gerçeğin kopyasının kopyası, sahte bir gerçekliğin gerçek bir kopyasıdır' diye haykırdıktan sonra, önümde oturan kızın tangasını bir magritte tablosundan daha 'gerçek' bulduğumu itiraf etmiştim.. 'bu gerçekten de bir tokat değildir...' şeklinde sayıklarken uyandırmışlar allak bullak olmuş bedenimi. yine magritte'in 'the lovers' tablosunda yassı uçlu fırçasından kopmuş avare bir domuz kılı olduğum başka gecelerin başka rüyalarına dek rahat bir uyku çektiğimi hatırlıyorum en son.. öyle bi' adam bu.
dili anlatır.
"ceci n'est pas une pipe."
sürrealizmin babası
saygılar bize laf düşmez
o bir pipo değil pipo resmi
dalinin gölgesinde kalıp da çoğu kişi tarafından okadarda tanınmayan ressam.
bana göre daliden kat be kat üstündür realist imgelerle sürreal sahneler yaratma konusunda.
en bilinen tablosu pencereden görünen deniz manzarası ve pencerenin yanında duran tuvalden mansaranın devam eden görüntüsü.
gökyüzüne koyduğu büyük kütleli dev kayalara bayılıyorum.
bu adama bayılıyorum
çok şey anlatıyormuş gibi görünüp "hiçbir şeyi anlatma"yı amaçlayan...ayrıca ayak-kabı-ların sahibi...bakılabilir
öz geçmişi okunduğunda daha iyi çözümlenebilen eserlerindeki anlam daha iyi anlaşılabilen kişilik.
genelde portrelerin yüzleri örtülüdür ve cok fazla balık su gibi temalar kullanır çalışmalarında; bunun nedenini çok küçük yaşlarda annesini evinin yakınlarında suyun içinde geceliği yüzüne geçmiş çıplak bi şekilde görmesine bağlarlar...(annesi intihar etmişdir)
pipoyu çizip altına bu pipo değildir yazınca milleti şoka sokmuş adam ,kadın değil valla hiç tanımasam feminen bir isim derim orda da mı şaşırtmış bizi acaba
aslı René Magritte