toplam 88 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~63 ahkam var. « sonraki sayfa 1 2 3 4 önceki sayfa »
I have lost myself completely
I have convinced myself I am someone else
gelecek vaadeden sağlam prog. metal grubu...masstivalde izleme imkanı bulacağız. andromedayı izleyeceğimi öğrendiğimdeki hislerin aynısını yaşadım masstivalde cıkacaklarını öğrenince...
Son dönemde dinlediğim sağlam prograssive yapan gruplardan en iyisi bence...2007 Ekim de yeni albumleri cıkacakmiş...Grubun resmi internet sayfasından..."Rapid Eye Movement," for this will be the title of our release, will be the most oneiric part of "Reality Dream Trilogy." Once again, there will be nine compositions (3 x 3), and the graphic design will again be created by Travis Smith. The scheduled date for the release is September 2007 on Inside Out label in the world, and on Mystic Production in Poland...Istanbul konseri kaçırılmaması gerekenlerden...
masstival kapsamında 14-15 temmuzda istanbul'a geliyorlar pain of salvation ile!!!!!bağıra bağıra loose heart, bağıra bağıra undertow
Yasadigi dünyada yalniz bir adam, iç huzuru bulmaya çalisir sürekli. Sorgulamalar yapar, kendisi hakkinda daha fazla sey ögrenmek ister. Kendisine bir o kadar da yabancidir. Ayni zamanda hayatina dair kontrolü kaybetmektedir. Burada aslolan kendi düsüncelerine hapsolmak, kilitlenmek, kendi benligini bularak daha fazla huzura kavusmaktir. Nihayetinde yasanan tüm buhranlar, sorunlar, sorgulamalar sonrasi huzura erisilecektir. Melodiler karanlik olsa da, kalan derin bir huzur olacaktir. Her yönüyle ve en derinden...
2001 yilinda Polonya'da kurulan Progressive Rock / Metal grubu RIVERSIDE, 2003 yilinda yayinladigi debut albümü "Out of Myself" ile büyük firma Inside Out'un dikkatini çekmisti. 2005 tarihli "Second Life Syndrome" albümü Travis Smith imzali kapakla, Inside Out tarafindan çikarilmisti. 2005 tarihli "Voices In My Head" isimli EP'lerini de unutmamak lazim.
Öncelikle bu grubun esi benzeri olmayan bir grup oldugunu söyleyebilmek mümkün. Onlari dinlerken ne tür yaptiklari hiç önemli degil. Müzige egemen olan melankolik, hüzünlü hava derinlere düsürüyor sizi ama ruhunuzu karartmiyor. Vokalist Mariusz Duda'nin (ayni zamanda tüm sözleri yazan psikopat) mükemmel kullandigi duru, akici ve yer yer fisiltili sesi, belki de müzigin en önemli ögesi. Onun haricinde, tam girmesi gereken anlarda giren ve sik sik kullanilan ölümcül solo gitarlar belki de yasanabilecek en derin ruh hallerini yasatiyor bizlere. Araya çaktirmadan giren klavye dokunuslari ve müzige derinlik katan bas notalari, tüm uyumu tamamliyor.
Bazi gruplar vardir. Sadece belli türleri dinleyenler tarafindan sevilebilirler, öyle genis bir dinleyici kitlesine hitap etmezler. Ama bazi gruplar vardir ki, buna Riverside'i dahil edebiliriz, ne tür dinlerlerse dinlesinler, herkes bu derin grubun özünden bir seyler bulacaktir. Riverside'i diger gruplarla belki kiyaslayabiliriz ama yaptigi müzigin orjinalligini kiyaslamak mümkünatsiz olacaktir. Sahsi görüsümü soracak olursaniz; melankolik tarzda müzik yapan Anathema, verdigi hava açisindan Riverside'in çok çok gerisinde kalir. Bunda gayet ciddiyim ve kendi özel görüsüm, zevkimdir.
Riverside dinlerken her türlü sürprize hazirlikli olmak gerekiyor. Müzigin ne zaman absürd bir hal alacagi, coskunluga ulasacagi, en dogru yerde ve zamanda ölümcül derin sololarin ne zaman girecegi, Mariusz Duda'nin tarifi imkansiz mükemmel vokalini ne zaman degistirecegi bir sir gibi duruyor. Zaten grubun her notasi resmen bir gizem ve sir gibi. Belki abarttigimi düsünenler olacaktir ama Die Hard Riverside Fan olmak böyle bir sey. Grubun derinligini bilenler, o ölümcül derin havayi teneffüs ediyorlardir. Çok uzun zamandir dinlememe ragmen hala bikamadim ve bikacak gibi de görünmüyorum.
Yazinin en basina dönersek; Riverside'in genelde hangi yönlere adim attigini ve hangi derinligi sundugu ortaya çikar. Bu yöndeki en önemli atilimlari, "Realty Dream" isimli parçanin üçlemesidir. Ilk albüm Out of Myself'de iki seri halinde yer alirken, son albüm Second Life Syndrome'da üçüncü seriyi koyarak "Realty Dream Trilogy" tamamlanir. Enstrümantal bir parçadir ama, havasiyla gerçeklerle rüyalar arasinda baglanti kurmamizi saglar. Yalniz bir adamin kendi benligini sorguladigi bir üçlemedir. Tipki bir günlükte çevrilen sayfalar gibi.
Parçanin ilk serisinde, kisi farkli kisiliklerle iliskiler içinde bulunmayi denemektedir. Ne yapip ne edip iç huzuru bulmaya çalismaktadir. Ikinci seriyle güçlü bir insan haline gelir. Olumsuz düsüncelerini siler ve normal bir birey haline gelir. Fakat bir sorun vardir. Kendisini yine yalniz hissetmektedir, hala sorular sormaktadir kendisine. Cevaplarin büyük kismi da "Second Life Syndrome"daki üçüncü seriyle verilmis olur.
Bir çok seyi açiklayabilmekte basarili olabilsek de, Riverside'in yaptigi müzigi kelimelere dökebilmek çok çok zor. Kelimeler kilitlenip kaliyor çünkü. Tipki, "anlatmakla olmuyor, yasamak ve hissetmek gerekiyor" dermis gibi. Riverside'i da dinlemek ve hissetmek gerekiyor.
(Tisortum her seyi acikliyor zaten...)
dinle dinle moda gir.Bu sözleri nasıl yazıp da şarkılarla bu kadar uydurup bu kadar derine işleyebilirler anlayamıyorum.Ayrılık sonrası şiddetle dinlenmemesini tavsiye ediyorum, yoksa uzun bir süre hayatınız düzelmıyor.
galiba 1 gun calismistm sonra gidemedim. uyudum kaldim.. sonra insaat fln oldu oralar..acilcak dediler hep,sonralari bi haber dondu etraflarda.. sahibi bi kiza tecavuz etmisler fln. ben anlamadim.
-stuck between
-i believe
-in two minds
-loose heart
şiddetle dinleyin...
Second Life Syndrome gibi nefis bir albüme imza atmışlardır..
eskişehire ilk geldiğimiz yıllar müdavimi olduğumuz sağlam rock bardı kendisi...çok severek giderdik...sonradan kapandı işte bi sürü dedikodu var şu yüzden kapandı bu yüzden kapandı diye..sonuç olara kapandı işte...
su siralar yatip kalkip second life syndrome albumunu dınliyorum.gecen hafta ise out of myself albumune sarmistim.icim disim riverside!!!
bugün her yerde karşıma çıkan grup.
indirip dinlemek farz oldu.
conceiving you ve in two minds gibi iki muhteşem parçası olan başarılı grup. bu demek değil ki diğer parçaları muhteşem değil, ben en çok bunları sevdim o kadar
önce after acılır "I have lost myself completely
I have convinced myself I am someone else" diye sayıklanır...bitişte de before eşliğinde "Is this
What I
Really
Wanted?" diyerek kapatılır olay
progressive gibi bi alanda yeni bişeyler sunmayı başarabilmiş oluşum.second life syndrome mutlaka dinlenmeli...
6 yıl önce gitmiştim, içerde gitarlı abiler şarkı söylüyordu.... çok karanlık bi mekandı, ama çoooooook içmiştik :)