toplam 156 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | lupathelatino |
| tuttum | sirHendrix |
| tuttum | kaysersozee |
| tuttum | Elessar Telcontari |
| tuttum | karekaralamaca |
| tuttum | sfLoyd |
| tuttum | brosco |
| tuttum | Drowning Man |
| tuttum | rigoletto |
| tuttum | duuud |
| tuttum | tANILHAN |
| tuttum | thinkfull |
| tuttum | huniliDeli |
| tuttum | serelemel |
| tuttum | slick |
| tuttum | nofate84 |
| tuttum | Skorzeny |
| tuttum | blueslive |
| tuttum | Mitolojikelf |
| tuttum | oylesinee |
~41 ahkam var. 1 2 3 önceki sayfa »
shine on you crazy diamond çalarken dev ekrandaki syd barret fotograflarından olusan slayt gösterisini unutamam rüya gibiydi:/
2010-2011 yılları için yeniden The Wall turnesine başlicakmiş...şimdiden ben IKSV'ye küfredeyim de.
İstanbul konserinden sonra 1 hafta kendime gelememişimdir.
hele konser başlangıcı ve sonu..
içeri girmek için sıra beklerken, soundcheck sırasında duyduğumuz in the flesh ile "kardeş bu gerçek galiba, rüya değil ooolum..anaaa.." diyerek elimizin ayağımızın titremesi..
hey ki hey...
Roger Waters (d. 6 Eylül 1943, Cambridge) Daha çocuk yaşta babası Eric Fletcher Waters’ı savaşta kaybetti. Bu onun tüm hayatını etkiledi. The Final Cut albümünü babasına adadı.
Askeri okuldan kovuldu ve Nükleer Silahsızlanma konusunda mücadele veren bir gençlik kolunun lideri konumuna geldi.
Daha sonra Mimarlık eğitimi için Cambridge’ den ayrılarak Londra’daki The Regent Street Polytechnic’ e girdi. Nick Mason ve Richard Wright ile burada tanıştı. The T-Set ve The Screaming Abdabs gibi ünlü topluluklarla çalıştılar.
Roger Waters, Syd Barret’in gruptan ayırlmasıyla birlikte, grup liderliğini üstlenmiştir. Bunu, kendisinin bir adım ilerleyerek değil de, diğer grup elemanlarının neredeyse geriye çekilmeleriyle gerçekleştiğini söylemiştir.[1] The Wall albümü sırasında grup üyeleriyle birçok tartışma yaşar.Bazı şarkılarda Richard Wright’ın çalmamasını istemiştir ve Nick Mason’u da sıkça nasıl çalması gerektiği konusunda yönlendirmiştir. Bu tartışmalar The Final Cut’ın yapımı sırasında Richard Wright’ın gruptan ayrılmasına neden olmuş, bu yüzden albümün «sound»u diğer Pink Floyd albümlerine göre sönük kalmıştır. Gruptan ayrılmadan önce Pink Floyd The Wall filminin yapımında çalışır, fakat onun da her ne kadar başarılı bir yönetmen tarafından yönetilmiş de olsa, başarılı bir filmden ziyade, bir «video klip» gibi olduğunu düşünür.[2]
1985’te Pink Floyd dan ayrıldı ancak parlak lirik zekası ile gruba damgasını vurdu. Bugün bile birçok kişi için Pink Floyd denilince akla gelenler Roger Waters ve grubun Dark Side of the Moon’da birçok şarkıdaki vokalleri ve müthiş gitarıyla David Gilmour’dur.
Roger Waters 1983’te » The Pros and Cons of Hitchhiking» isimli bir albüm çıkardı. Bu albüm The Wall’ın ve The Final Cut’ın bir devamı olarak görülür. Albümdeki şarkılar bir rüya gibi anlatılmıştır. Bu albümde Eric Clapton, Roger Waters’a grubun solo gitaristi olarak eşlik eder.
Yıllar 1987’i gösterdiğinde ise Roger Waters Radio K.A.O.S isimli albümünü çıkarır. Bu albüm diğer albümleri kadar ilgi çekmez; fakat «The Tide is Turning» isimli şarkı albümün geneline damgasını vurur ve hayranlar tarafından çok sevilir.
Roger Waters 1988’de ise Etienne Roda-Gil ile Fransız Devrimini anlatan bir opera olan Ca Ira üzerinde çalışmaya başlar. Bu opera son halini 2005’de alacaktır. 1990’da ise Berlin Duvarı’nın yıkılmasını takiben Roger Waters Berlin’de The Wall’ın tamamını büyük bir orkestra eşliğinde icra eder.
1992’de ise uzun süredir beklenen Amused to Death isimli albümünü piyasaya sürer. Bu albüm birçok eleştirmen ve hayran tarafından Roger Waters’ın en iyi solo albümü kabul edilir. Bu albümde Roger Waters’a Jeff Beck, John Patituci, Andy Fairwather-Low, Michael Kamen gibi ünlü müzisyenler eşlik eder.
Yıllar 2003’ü gösterdiğinde Roger Waters internet üzerinden To Kill The Child ve Leaving Beirut isimli iki parça yayınlar. Bu parçalar George Bush ve Tony Blair hükumetini ciddi bir biçimde eleştirmektedir. 2005’te ise Ca Ira tamamlanarak piyasaya sürülür ve Roma’da sahnelenir.
Roger Waters, 2006Roger Waters şu sıralar yeni bir rock albümü üzerinde çalışıyor. 20 Haziran 2006’da ise Kuruçeşme Arena, İstanbul’da bir konser vermiş ve Dark Side of The Moon albümünün tamamını canlı çalmıştır.
Solo Çalışmaları:
The Pros & Cons Of Hitch Hiking (1984)
Radio K.A.O.S (1987)
Amused To Death (1992)
Music From The Body
When The Wild Blows
The Wall Live In Berlin
The Pros And Cons Of Hitch-Hiking
To Kill The Child / Leaving Beirut
In the Flesh Live
Ça Ira
roger waters kaprisli bir herif bana öyle geliyor...
ama üstün bir müzisyen feci bir söz yazarı... müzisyen vasıflarını pink floyd'dan ayırıyorum orda.
ben bazan pink floydçularla roger watersçileri orhan pamukçularla orhan pamukçu olmayanlara benzetiyorum.
bizde hep vardır zaten
orhancılar ferdiciler bilmemneciler...
iyi olan şey iyidir.
ötesi lakırtı...
roger yaw kim bilir nasıl bi kafayla caliodur o
ne kafasi... ne kafasi... ne kafasi buu...
onla pink floyd müziklerini canlı ve muhteşem bir şovla izledim ya, daha ne isterim konserlerden?
bascılığı sıradanı çok geçmese de bestecilik ve söz yazarlığı kısacası ozanlıkta günümüzün dahilerinden. tahminimce de kişisel hırsları yüzünden pink floyd dan ayrılmasından dünyadaki herkesin toplamından daha üzgün ve pişmandır şu an
roger pink floydun beyninin 4/3 ü .
lakin gruptan ayrıldıktan sonra neler olduunu gördük. tabki bok bi albüm çıkmadı çıkamazda. ama roger'ın besteleri gibi olmadığı aşikar.
@Emo, abi aynı durumdayız, biz en iyisi bir ara kızılay'da içelim :P
konserde wish u were here la baslayan gozyaslarım comfortably numb ile son bulmustu
ev arkadaşım bizden doğum günü hediyes olarak roger waters konserine bilet istemişti,yüzsüz,99 milyonmuş alamadık,o da kendi alıp gitti.