roland mantık adamıdır. kulenin kurtuluşu esas şeydir. diğer parçalarsa silinip kaybolabilen ufak detaylardır, o kadar. kule ayakları olmayan bir kadının, pişmanlıkları olan bir adamın duygularından önemlidir.
kule roland için önemlidir. çünkü roland zaten bu yolda kendini, sevdiklerini, hayatını feda etmiştir. geriye sandal ağacı iki tabancası kalmıştır, o kadar.
Roland Deschain, Kara Kule serisinin efsanevi silahşörüdür. Sandal ağacından kabzaları olan iki adet 45 kalibrelik altıpatlara sahiptir. Bu silahları ise yıldırım hızıyla doldurur ve çoğu zaman eski dili bilenin sadece dili olmadığını da kendi dilleriyle konuşarak söylerler.
Roland Yeni Kenan ülkesinin son kalanıdır, son silahşör olmasının yanısıra. Marten adlı bir büyücüyü kovalamaktadır ilk kitapta spoiler vermektan kaçarsak eğer. Onun yaşadığı dünya belli açılardan post-apokaliptik bir dünyanın izlerini taşır ancak paranormal özelliklere de sahiptir.
Esasına bakıldığında İyi, Kötü ve Çirkin'deki Clint Eastwood, Roland tipine en yakın imgelemdir belki de. Bu arada kendisi tipik bir antikahramandır ve tam olarak bu özelliği kendisini bize yakın hissettirir. Hata yapar, acı çeker ve her zaman iyi olanı yapmadığını da görürsünüz seri boyunca. Gerekeni yapar... kara kule obsesyonu da ayrı bir konudur. Arkadaşlarını, ailesini hatta kendisini bile onun yolunda feda edebilir gözünü kırpmadan...